X

Aslında hepimiz “bütün, tam ve anlamlı” olmak isteriz

Psikolojide en sevdiğim kuramlardan biridir Gestalt Psikolojisi. Bir grup Alman psikoloğun geçtiğimiz yüzyılın başında geliştirdiği bu yaklaşıma göre “her psikolojik olayın anlamlı, bütün ve basit olma eğilimi” vardır. “Pragnanz Yasası” denilen bu yasa, tüm algı yasalarının temelini oluşturur.

Yarım kalan bir ilişkinin veya eski sevgilinin bir türlü unutulamaması, sevilen bir kişinin onunla vedalaşamadan kaybı sonucu yaşanan suçluluk duygusu, sürekli ertelenen, yarım bırakılan bir işin huzursuzluk vermesi gibi durumlar tam olarak “algılarımızın bütün ve tam olma” isteğinden kaynaklanır.

Tamamlanmamış yaşantılar, tamamlanmış olanlara göre daha önce ve net hatırlanırlar.

İşte zihnimizin doğal yasalarına dayanan ve dış dünyayla bağ kurmamızı sağlayan algılarımızın tek amacı “bütün, tam ve anlamlı” olmaktır.

Tamamlanmamış işler, güzel bir şekilde sonuçlanmamış konuşmalar, anlaşmazlıklar, kırgınlıklar, anlamlandıramadığımız veya bastırdığımız her şey, kendini mutlaka hatırlatır. Zihnimiz bize adeta “Bak, burada bitirmen gereken bir iş var!” der. Çünkü tamamlanmamış yaşantılar, tamamlanmış olanlara göre daha önce ve net hatırlanırlar (Zeigarnik Etkisi). Çözümlenen, anlamlandırılarak kapatılan her dosya ise, zihnimize rahatlama hissi verir.

Bu yazıyı okuyan sen de “bedenin, zihnin ve ruhunla” bir bütünsün.

Beden, zihin ve ruh bütünlüğünü esas alan Holistik (Bütüncül) Yaklaşım da aynen Gestalt Psikolojisinde olduğu gibi, “bütünün parçaların toplamından fazla bir şey olduğu” düşüncesini esas alır.

Bu yazıyı okuyan sen de “bedenin, zihnin ve ruhunla” bir bütünsün.

Öyleyse bütünü anlamak için parçaları tek tek anlamak yetmez, “bütünü anlamak için parçaları birleştirmek, anlamlı bir bütün oluşturmak” gerekir.

Holistik yaklaşıma göre;

  • İnsanlar beden, zihin ve ruhun karşılıklı etkileşimi altındadır.
  • Her hastalığın ya da sağlık sorununun mutlaka duygusal ya da zihinsel bir nedeni vardır.
  • Hastalık/sorunlar kişinin “yeni duruma uyum” eksikliğinden kaynaklanır.
  • Hastalık/sorun kişinin kendisini geliştirmesi, sorunlu alanlarını, eksiklerini görmesi ve kendisini yenilemesi için bir fırsattır.
  • İnsanlar sorunun/hastalığın zihinsel kaynağını değiştirmedikleri sürece, o anda hastalıkla ilgili bir iyileşme sağlansa bile, hastalık ilerde tekrarlanacak veya yeni bir hastalık ortaya çıkacaktır.
  • Öfke, suçluluk, kırgınlık ve korku gibi olumsuz duyguların uzun süre baskılanması bedende er ya da geç hastalık yaratır.
  • Holistik sağlık tüm yaşamı kapsar.
  • Holistik yöntemler doğal yöntemlerdir ve yan etkileri yoktur. Bu yöntemlerden bazıları: Nefes teknikleri, meditasyon, yoga, Duygusal Özgürleşme Teknikleri (EFT) ve aromaterapi.
  • Holistik yöntemler tıbbın alternatifi değildir. Ancak tamamlayıcısı olabilir.

Ayrıntılı bilgi ve destek almak isterseniz bana www.ayselkeskin.net’ten ulaşabilirsiniz. Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

 

İlginizi çekebilir: Özgürlükle ilgili az bilinen gerçek: Bütün insan olmak

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Aysel Keskin: Merhaba ben Aysel Keskin. Psikolojik Danışman ve Psikoterapistim. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olduktan sonra, Türk Deniz Kuvvetlerinde yedi senelik bir kurumsal hayat deneyimim oldu. Kurumsal hayat deneyimimin ardından, çocukluk tutkum olan psikolojiye bir de seyahat tutkum eklendiği için okyanus ötesine giderek bir süre Amerika’nın Kalifornia ve Oregon eyaletlerinde yaşadım. Tüm psikoterapi yaklaşımlarını bilmekle beraber uzmanlaşmanın gerekliliğine inanarak, kanıta dayalı terapi yaklaşımlarından Süre Sınırlı Psikanalitik Psikoterapi (SSPP), Jungian Psikoterapi ve Rasyonel Psikoloji Enstitüsü Preferred Partner of The Albert Ellis Institute onaylı, APA (American Psychological Association) Kredili Rasyonel Duygucu & Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimlerini (süpervizyonlar dahil) tamamladım. Sorunların bütüncül ele alınması gerektiğine, beden ve zihnin dengesini kurduğumuzda hayatımızda olumlu değişimler olacağına inanıyorum. Beden ve zihin sağlığınız her şeyden önemli. Bana ayselkeskin2004@yahoo.com eposta adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlık ve sevgi ile kalın. Instagram: ayselkeskin.psk.dan

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale