X

Aşk-ı tekamül: Sizi bekleyen bu yepyeni yolda yürümeye hazır mısınız?

Belki uzun geceler uykusuz kaldınız, öyle anlar oldu ki kendinizi dördüncü katta bir balkonun dışında sallanırken ve sadece bir elinizle hayata tutunmuşken buldunuz. Belki bir an için ‘’nefesiniz kesildi’’, ‘Gerçekten bu noktadan sonra yaşayamam’ dediniz veya dizlerinizin üzerine düşüp haykıra haykıra ağladınız; ama ağlamanıza karşın hiçbir şey gideni veya olanı geri çevirmeye yetmedi.

Hepimizin hayatında olmuştur, bizlere pişmanlık veren, keşke dedirten, hani anlatması zor olup ‘’Bugünkü aklım olsaydı’’ diye düşünmemize sebep olan şeyler… Peki nedir bu kadar zor olan, bunca ‘’zor’’ olarak tanımladığımız olayların ortak noktası? Bu noktada karşımıza çıkan cevap her ne kadar istesek de, değiştirmeye çalışsak da kabul etmesek de ‘’olanın olmuş olmasıdır’’. Yani geçmişin, o an yaşanarak artık tamamlanmış olması.

Tam bu noktada ise akla diğer yıkıcı soru geliyor; peki ‘’geçmiş’’ ne zaman geçmiş olur, biz onu yaşatmaya devam ettikçe, ‘Neden-nasıl değişir miydi?, ‘Olur muydu olmaz mıydı?’ dedikçe, aslında o geçmiş diye iç geçirdiğimiz, bugünümüzü de, aslında kafese konulmuş olsa da yine de uzağından yürüdüğümüz vahşi bir aslan gibi korkutmaya ve gölgelemeye devam ediyor.

Yolunuzdan geri dönmemek için perspektifinizi genişletin

Upuzun yolun sadece 1 km’lik kısmı taş,toprak ve çakıllı diye yolun geri kalanındaki güzelliklerden vazgeçmeyin.

Burada perspektifimizi belki biraz genişletmemiz gerekiyor. Aslında hayatımız hepimizin için yürünecek upuzun bir yol. Hayat akışımızı değiştiren veya bizi derinden etkileyen olaylarda, o noktaya saplanıp kaldığımızda ve en önemlisi biz olanı kabul etmedikçe, o upuzun yolun sadece 1 km’lik bölümüne bakarak tüm kıvrımları, deniz manzaralarını belki derin vadileri ve muhteşem gece manzaralarını kaçırıyoruz. Sadece 1 km. toz toprak çakılla dolu diye, gelecek km’ler için de aynı şekilde ‘’bizim kabul edeceğimiz seçeneklerin dışında’’ bir yol olacağı anlayışına kapılabiliyoruz.

İşte ‘’tekamül’’ kelimesi ve anlayışı, bu upuzun yolda her şeye yepyeni gözlerle bakmaya ve aslında olan şeyler kadar hayatımızın her anında ‘’olmayan’’ lara da kabul vermemiz ve attığımız her adımda tam anlamıyla anı yaşamamızı sağlıyor. Tekamül kelime anlamı olarak olgunlaşma, gelişme veya evrim olarak kullanılıyor. Yani hayatta yaşadığımız her olay, durum ve tesadüfe çok daha büyük ve olgun bir noktadan bakabilme yeteneği.

Hayat yolumuza tekamül ile yaklaştığımızda anlayabiliriz ki; aslında ‘’kayıp’’ yoktur, bizim kayıp olarak nitelediğimiz durum aslında uzun hayat yolunda bize kilometrelerce eşlik etmiş bir yol arkadaşının, yine kendisi için en iyi olacak şekilde farklı bir yola devam etmesidir. Kabul alamadığımız bir iş ve okul ise, yolumuzda bizi bekleyen farklı kabullerin vesilesi olarak görülebilir. Belki hiç istemeyerek kaybettiğimiz bir eş veya sevgili ise, o upuzun yolda bize yepyeni ufuklar açacak yepyeni sevgilerin ve maceraların habercisidir, eğer yolumuza gitmemiz gerekiyorsa, değişmemiz ve en başta yola çıktığımızdan daha olgun, daha farklı, daha iyi bir ‘’biz’’ için tek tek yolumuza çıkan ‘’dokunuşlardan’’ ibarettir.

Tekamül kadercilik değildir

Biliyorum ki bu yazıyı okuyorsanız, artık hayatınızda bir şeyler değişmeye hazırdır; fakat tekamül kadercilik değildir. Siz yolunuzda elinizden gelen en iyi ve en güzeli, fiziksel veya ruhsal olarak gerçekleştirirsiniz. İşte bu noktada tekamül, hayatın getireceği ve getirmeyeceği yani ‘’beklediğiniz’’ ve ‘’beklemediğiniz’’ her şeye aynı olgunlukla yaklaşabilmek ve aynı olgunlukla yolunuza devam edebilmektir.

Tekamül anlayışını daha kapsamlı anlayabilmek için aslında Mevlana’nın şu kısacık mısraları ile anlattığı derin manaya bakmak bile bizler için ufuklar açabilir:

Taş olarak ölmüştüm, bitki oldum.

Bitki olarak öldüm ve hayvan oldum.

Hayvan olarak öldüm, o zaman insan oldum.

Öyleyse ölümden korkmak niye?

Hiçbir sefer kötüye dönüştüğüm,

Ya da alçaldığım görüldü mü?

Bir gün insan olarak ölüp,

ışıktan bir yaratık,

rüyaların meleği olacağım.

Fakat yolum devam edecek…

İnanıyorum ki hepinizin yolu devam edecek ve size sunulan yol çok güzel. Eğer bugün halen geçmişi sorguluyorsanız, değiştirmeye çalıştıklarınız, geçmişten gelen gölgeleriniz sizi sürekli hayal kırıklığına uğratıyorsa, pişmanlıklarınız bugünün güzelliğini görmenize engelse, hayatınıza yeniden bakın…

Çünkü tüm yaşananlar yaşanamayanlar kadar, tüm söylenenler henüz söylenmemişler kadar ve karşınıza bugüne kadar çıkanlar henüz hiç çıkmayanlar kadar değerlidir, aşk-ı tekamül sizinle olsun.

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale