X

Aşk, Hayyam ile dile gelmeyi sever

Sevdiğini mertçe seven kişi, pervane gibi özler ateşi. Sevip de yanmaktan korkanın masal anlatmaktır bütün işi.” Ömer Hayyam

En zorudur aşkı dile getirmek. Nedense en zorlandığımız şeyler arasında gelir sevdiğimizi söylemek. Severiz, söylemek isteriz, dilimizin ucuna kadar gelir ama bir şey vardır işte o tek kelimeyi bir araya getirmemize engel olur… 

Bazen o kadar büyük olur ki bu sevmek hali bununla ne yapacağımızı şaşırırız.

Seviyorum” diyemeyiz. “Seviyorum” der içimizde bir yer, “çok ama çok seviyorum“… Bir veda vardır belki seviyor olsak da yaşamak durumunda olduğumuz, belki bir terk etmek durumu vardır… Her şeye rağmen hayat devam etmelidir. Biz devam etmeliyizdir. Kalbimizdekini bazen gömmek gerekir, bazen öylece uzay boşluğuna bırakır gibi bırakmak…

Kimseye göstermemek ve hatta gösterememek gerekir. Bazen o kadar büyük olur ki bu sevme hali bununla ne yapacağımızı şaşırırız. Nereye gitsek bizimle gelir, kiminle konuşsak yine içimizdedir. Bir türlü çıkartıp da yanımıza koyamayız. “Derinlere gömdük” deriz de gömemeyiz…

Ben bir keresinde (paylaşması her ne kadar zor olsa da) bir kumsal bulmuştum, her şeyi orada bırakmaya cesaret edebileceğim… Yıllar geçiyor, o kumsala her gittiğimde görüyorum ki bir şeyi bırakmak yok, o şey sadece bütün güzelliğiyle orada durmaya devam ediyor. Yapan kişi içine öyle bir duygu bırakmış ki onu öyle bir yaşatmış ki her gören yeniden büyüleniyor…

İşte o zaman anlıyorum aşk ile yapılmış bir heykelin büyüsünü…

Neden aşk ile yapılan her şey çok ama çok özel? Sorunun cevabını verebilmek için aşk ile yanmış olanlara sormak lazım… Aşka düşmekten korkmayanlara, aşkla yanıp da bir tek sefer şikâyet etmeyenlere… Hem de öyle illaki yanımda olsun diye değil, karşılıksız olsa da, bunu bilse de “ömrü bir kez dünya gözüyle yeniden görmeye yetecek mi?” diye düşünse de yine de aşka yürüyenlere…

O yüzden bu yazımda Ömer Hayyam bize aşkı anlatacak, aşk buradan, bu kelimelerin dilinden, bu dünyaya akacak… Siz bu kelimeleri okurken, ben bu cümleleri yazmak gücümü kendimde bulurken… İçimde bir zaman bıraktığım aşkı bir yana koymuşken ve şimdi bambaşka yerlere beni taşıyan bir aşk ile ne yapacağımı bulmaya çalışırken… Aşk ile yeniden yolumu bulmuşken ve aynı zamanda nasıl oluyor bilmeden daha da kaybolmuşken…

Ömer Hayyam bize anlatacak aşk ile nasıl yanılır?

Ama illaki aşk olacak bu yazının konusu, işte Ömer Hayyam bize anlatacak aşk ile nasıl yanılır, nasıl yanılır da sönülür, sönülür de nasıl kor olunur, kor olmakla nasıl bitmez, nasıl dünyaya karışılır, dumanı nasıl tüter insanın, kalbin rengine nasıl varılır?

Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz. Ateşi köze döner, kokusu olmaz.  Âşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar; güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.

Bir çember çizilse merkezinde ben, kenarında sen. Sen döndükçe beni; ben döndükçe seni görsem… Öyle bir an gelse ki; yarıçap sıfır olsa…

Ey sevginin sırlarından habersiz yaşayanlar, bilin ki tüm varlığın baş kaynağı sevgidir, sevgi.

Gören göze güzel, çirkin hepsi bir; aşıklara cennet, cehennem hepsi bir; ermiş ha çul giymiş, ha atlas; yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir…

Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz: İki başımız var, bir tek bedenimiz. Ne kadar dönersem döneyim çevrende: Er geç baş başa verecek değil miyiz?

Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin. Tekkede, manastırda eremezsin. Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada; cennetin cehennemin üstündesin.

Var mı daha ağır yük zamanı çekmek kadar. Yasama sebebimsin, şu kadar, ekmek kadar. Ayrılığın özlemin her şeyin bir hazzı var. Seni anlamak da güzel, seni beklemek kadar.

Bir kalp ki onun sevmesi, aldanması yok, tutkunluğu yok, bir güzele yanması yok, bin kez yazık olsun sevisiz yüreğe aşksız geçecek günlerin faydası yok…

Duru sudan daha temizdir benim sevgim; Sevgiyle bu oynayış da hakkımdır benim. Halden hale girer başkalarında sevgi: Neyse hep odur benim sevgim ve sevgilim.

Düşünce göklerinin baş konağı sevgidir sevgi; gençlik destanının baş yaprağı sevgidir sevgi; Ey sevginin sırlarından habersiz yaşayanlar, bilin ki tüm varlığın baş kaynağı sevgidir sevgi…

“Duru sudan daha temizdir benim sevgim”

Bugün bu yazımı okuyorsanız ve hala içinizde bir yerlerde “dile gelememiş” bir aşk varsa, yeniden düşünmenizi dilerim, yarın çok geç olabilir… Her nasıl ve ne olursa olsun aşk dünyada bize bahşedilmiş en özel ve en güzel duygudur. “Seviyorum” demek dünyanı en alçakgönüllü eylemidir. Korkmadan, çekinmeden, kaybederim endişesine bürünmeden ve sadece “olanı” koşulsuz kabul ederek “seviyorum” diyebilmek…

Ben bugün hepiniz için ve en çok da kendim için söylüyorum; seni seviyorum M.

 

İlginizi çekebilir: Sevgi vermek ve sevgi almak sandığımız kadar kolay mıdır?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale