X

Artık nude bir oje renginden çok daha fazlası

Tüm dünyayı kasıp kavuran nude modası, yakın zamana kadar birçok marka tarafından yanlış anlaşılıyordu. Markalar, sadece beyaz tenle uyumlu olan tek bir nude tonu piyasaya sürmekte ısrarcıydı.

Nude renkleri moda haline getiren ilk markalaran biri “butter LONDON” markası

Nude renklerle ilgili bu yanlışı ortadan kaldıran ve nasıl tek bir ten rengi olmayacağı gibi tek bir nude tonu da olmayacağını söyleyen ilk markalaran biri “butter LONDON” oldu. “Mükemmel nude tonu yoktur” motto’suyla yola çıkan marka, üç farklı tondan oluşan oje koleksiyonuya her ten rengine uyan bir nude oje sözü veriyor.

Revlon ise Mannequin Hands koleksiyonuyla nude kavramını biraz daha öteye taşıdı ve 8 farklı nude tonunu piyasaya sürdü. Estee Lauder ise Fransız Nude koleksiyonunda beş farklı nude tonuyla tüketicilerin karşısına çıktı.

Revlon ise Mannequin Hands koleksiyonuyla nude kavramını biraz daha öteye taşıdı ve farklı nude tonunu piyasaya sürdü.

Markaların tüm bu çabası, ojenin öylesine bir üründen çok daha fazlası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Uzmanlar, iyi bir nude ojenin, süren kişinin tırnaklarını çok daha ince ve uzun göstereceğini söylüyor. Bu aynı, giyenin bacaklarını daha uzun gösterdiği düşünülen nude tonlardaki ayakkabılara benziyor.

İlgili yazı: Her kadının dolabında olması gereken 13 zamansız parça

Nude modası sadece kozmetik endüstrisini değil birçok endüstriyi yakından ilgilendiriyor. Bunun en belirgin örneklerinden biri de nude koleksiyon çıkaran çorap markaları. Falke isimli dünyaca ünlü bir çorap markası, dermatologlarla birlikte hazırlanan nude koleksiyonundaki her bir tonun, ten rengiyle mükemmel uyum sağladığı iddiasını taşıyor.

Farklı tonlarda nude dendiğinde Naja’dan bahsetmemek olmaz. Catalina Girald ve Golden Globe ödüllü aktris Gina Rodriguez tarafından kurulan Naja, farklı nude tonlarda iç çamaşırlarıyla biliniyor. Şirket tek bir nude tonunun düşünülemeyeceğini öylesine içselleştirmiş ki “One Nude? So Rude” (Tek bir nude mü? Çok kaba) mottos’suyla bir kampanya bile yürütmüş.

Nude dendiğinde Naja’dan bahsetmemek olmaz.

Nude modasını başarıyla uygulayan bir başka marka da balerin mayoları üreten Magogany Blues. Markanın bu yeni koleksiyonunun arkasındaki isim, Whitney Bracey. Aslında bir mayo tasarımcısı olan Bracey, birçok balerinin genellikle beyaz renkte satılan mayoları kendi ten rengine uygun olması için boyadığını fark etmiş ve bunun üzerine balerinlere yönelik nude mayo koleksiyonu hazırlamaya karar vermiş.

Nude modasını uygulayan bir başka marka da balerin mayoları üreten Magogany Blues

Vee tabii ki Christian Louboutin. Tasarımlarıyla insanın içini eriten Christian Louboutin de hepimizin ten rengindeki çeşitliliği, ürettiği farklı tonlardaki nude ayakkabılara başarıyla yansıtmış bir marka.

Christian Louboutin de hepimizin ten rengindeki çeşitliliği, ürettiği farklı tonlardaki nude ayakkabılara başarıyla yansıtmış bir marka.

Nude koleksiyonlardaki bu çeşitlilik, insanların artık farklı ten renklerinin varlığını kabul etmeye daha yatkın olduğunun bir göstergesi. Nude koleksiyonlar bu açıdan kültürel bir değişimin de habercisi olma özelliği taşıyor.

Kaynaklar:
Stylist.co.uk
Oxygen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale