Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak: Bağlantı kurmaya hazır mısın?

Pandemi. Bugüne kadar hiçbirimiz bu kelimeyle tanışmamıştık, hatta belki cümle içinde bile kullanmamıştık. Şimdi ise, hayatlarımızın tam ortasında bu kelime, etrafında mücadele veriyoruz. En yakın zamanda, en az kayıp ve hasarla bu süreci atlatmayı umuyoruz.

Odağımız bu kadar değişmişken hepimiz içten içe çok iyi biliyoruz: “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” Global, sosyal ya da ekonomik boyutu bir yana, bireysel düzlemde de durum böyle. Çünkü hepimiz hayatlarımızda bir ilk’i deneyimliyoruz ve böyle deneyimlerin insanları dönüştürdüğünü biliyoruz. Hani derler ya, fırtınayı atlatacağız ama hiçbirimiz fırtınadan önceki gibi olmayacağız.

Sağlıklı kalmak ve hem kendimizi hem başkalarını korumak için evlerimizden çıkmıyoruz. Başta sağlık çalışanlarına ve ihtiyaçlarımızı karşılayabilmemiz için çalışan, sokağa çıkmak durumunda olan herkese minnet duyuyoruz.

Bu dönemde dışarda gideceğimiz yer yok, o halde gidilecek yer içeride. Harekette kalmak zorundayız, o halde keşifleri dışarıya değil de ancak içeriye bakarak yapmamız mümkün. Bunu bugüne dek yapmamış olanlar için hayatlarının fırsatı belki de.

Çok fazla uyaran var etrafta, her günümüzü bunlarla şekillendiriyoruz ve çoğu zaman sadece dış seslere kulak veriyoruz. İç sesini eskiden beri dinleyenler de var tabii, ama çoğu için bu ertelenmiş, fark edilmemiş bir eylem.

İşte dışardaki seslerin azaldığı bu zamanda zihnin içindeki seslere ve kalpten yükselen seslere kulak vermek daha kolay.

En son ne zaman sohbet etmiştin kendinle?

Bol bol soru sor kendine bu dönemde, hepsine cevap bulamasan da olur. Esas olan sorudur, cevabı hayat getirip karşına oturtur, zamanı geldiğinde.

Ağırlıklarından kurtul. Bahar temizliğinin de zamanı gelmişken hayatında sana iyi gelmeyen ne varsa hepsini süpür. Mesela, eskiden sosyal hayatının bir parçası olan ancak bu zamanda hatırını dahi sormayan birileri varsa artık hayatından çıkmaları gerekiyor belli ki.

Kışlıkları kaldır, baharlıkları çıkar. Uzun zamandır iletişimde olmadığın ancak bu dönemde sana elini uzatan birileri varsa, bu kişilere de şans vermek için iyi bir zaman, belki onların da kendi yerlerini bulma zamanı gelmiştir hayatında.

Edindiğin yeni alışkanlıklara dikkat et. Bunlardan sana iyi gelenler varsa, sonrasında da devam et.

Kendinle vakit geçirmenin yollarını keşfet. Bu konuda tecrübeli olanlar -ben de onlardan biriyim- daha az zorlanıyorlar bu dönemde. Ancak bu herkes için bir fırsat, çünkü kişinin kendiyle baş başa kalmayı öğrenmesi çok değerli. Kendinle baş etmeyi öğrenemediğin sürece gidilen mekanlar, gezilen yerler hep dar gelir. Kendi alanını ancak kendin genişletebilirsin.

Bunları yaparken bir aydınlanma yaşar mısın bilinmez, buna da çok takılmamak lazım. İlla kendinin bir üst versiyonu haline geleceksin diye bir şey yok bu dönemde. Ancak içe dönmek, en azından kendine bir şans vermek, denemeye değer.

Karantinadan sonra hayatında neleri tutmaya devam edeceğini ve neleri çıkarıp değiştireceğini fark edersen hayatının belki de en büyük bahar temizliğini yapmış olacaksın.

Bu dönemde korkularımızla da yüzleşiyoruz. Onlarla baş etmeye çalışıyoruz. Emin olun güçleniyoruz. Diğerleriyle paylaştıkça endişelerimiz azalıyor, ortak endişelerimiz olduğunu bilmek bunun normal olduğunu fark etmemizi sağlıyor.

Neticede, alışıyoruz. Evet her şeye değil, herkes kadar değil ama alışıyoruz. Bu geçici düzene de alışıyoruz. Dönüştükten sonra düzen, yenisine de alışacağız. Ancak bu günler hiç yaşanmamış gibi eski hatalara da dönmeyiz umarım insanlık olarak.

Uzun zamandır bağlantı kurmadan yaşıyorduk. Çoğu kişi doğayla, etrafındakilerle hatta kendisiyle bağlantısını kaybetmişti. Bağlantı olmadan yaşayamayacağımızı öğreniyoruz. Adeta bindiğimiz arabada bir hızlanıp bir yavaşlayarak, kimi zaman yokuş yukarı, kimi zaman yokuş aşağı gidip duruyorduk. Yol alıyor muyduk? Manzaraya bakıyor muyduk? Nereye gitmeye çalışıyorduk? Arabaya yol arkadaşı alıyor muyduk? Adeta müziği bile açmadan sürdüğümüz arabalarda sürükleniyorduk sadece, insanlık olarak.

Artık bunun bizi bir yere götürmediğini gördük. Acilen bağ kurmamız lazım; önce kendimizle, sonra çevremizle, sevdiklerimizle, doğayla… Topraklanmalı, elektriğimizi atmalıyız. Dengeyi yakalamanın yollarını bulmalıyız. Dengeyi bulabildiğimiz, umudu yanımızda taşıdığımız ve güçlü bağlar kurduğumuz güzel günler olsun önümüzde. Sağlıkla kalın…

İlginizi çekebilir: Geçtiğimiz onyılda ne yaptığını biliyorum: Peki değişime nereden başlayacağınızı keşfetmek ister misiniz?

Ceyda Tepret
İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir ... Devam