Kendimle Bağlantı: “Tüm duygular hissedilmek ister”

Bugün yeni yaşımın ilk günü. Dün, tam da doğum günümde biraz üzücü bir tartışmanın içinde buldum kendimi. Günün ortasında pek de hoş olmayan duygular üşüştü kalbime. Eskiden, hoş olmayan bir duygu çıkageldiğinde ondan kurtulmak için bir yol bulur ve sinemaya gitmek veya bir arkadaşımla buluşmak gibi “kafamı dağıtacak” bir şey yapardım. Ancak, uzun bir zamandır bu anların ne kadar kıymetli olduğunu bildiğimden hissetmekten kaçındığımı gözlemlediğim duyguların içine dalmayı seçiyorum. Eskiden bu anlardan çıkmam günler alırken artık birkaç saatlik bir çalışma ile yeniden huzur ve barışa ulaşabilirim.

Bu yazımda sıkışma anlarında aklınıza getirmenizi önerdiğim 5 önemli bilgi ve pratik paylaşıyorum sizinle. Kendinizi taşımakta zorlandığınız duygular içinde bulduğunuz her zaman yapabildiğinizce bunları tekrarlamak yaşamınızda yepyeni kapılar aralayacak. 

Her sıkışma bir kutlamadır.

Hepimiz büyürken içine doğduğumuz aile, toplum, arkadaşlar ve eğitim sistemi gibi dış faktörler sebebiyle farkında olmadan yaşama ve kendimize karşı direnç geliştiririz. Yaşam akışkan olduğundan hep akışkan olmak ister. Bu nedenle, tüm dirençler yeniden yaşama ulaşabilmek için çözülmek ister. İşte bu yüzden sıkışmalar yaşarız, bu yüzden ilişkilerde çatışmalar ortaya çıkar. Her sıkışma veya her tetiklenme anı bir hediyedir. Bunu anladığınızda ve zor durumlarda bu bakış açısını kendinize hatırlattığınızda drama kapılıp enerji kaybetmek yerine farkındalık kazanıp bütünlüğünüze katkı sağlarsınız. Bu anlarda, gölgelerde kalmış ve sizinle tanışmak için yanıp tutuşan bir yanınız ortaya çıkmıştır. Saygı, değer, sevgi ve şefkat ihtiyacınız gibi gölgeden gelen her haliniz onları görüp kucakladığınızda ışığa kavuşur ve ihtiyaçlarınız karşılandıkça şifalanırsınız.

Tüm duygular hissedilmek ister.

Nasıl kırmızı iyi, pembe kötü değilse duygular da iyi/kötü veya olumlu/olumsuz olarak ayrılamaz. Nefret, kıskançlık, sevgi, özlem… tüm duygular kendine hastır ve her biri ara ara bizi ziyarete gelir. Hissetmekten hoşlandığımız sevgi, şefkat gibi duygulara sarılıp nefret, kıskançlık gibi duygular geldiğinde onları görmezden gelmek bütünlük ihtiyacımızı tehdit eder. Kendimizi bütün hissetmediğimizde ise huzursuz oluruz. Bir şeyler eksik gibi gelir. Yaratılmış olan her şey gibi duygular da var olmak isterler ve duygular hissedilerek var olur. Bunu hatırladığınızda içinde kalması zor duygularla yaşamak kolaylaşır.

Acı yaşamın doğasıdır ama ızdırap engellenebilir.

Üzüntü, kıskançlık gibi içinde kalması zor bir duygu ile karşılaştığımızda bize saniyeler saatler gibi gelir. Halbuki, duygular sandığınız gibi çok da uzun sürmezler. Onlara direnç geliştirmediğinizde ve özgürce hissetmeye alan açtığınızda duyguların saniyeler içinde gelip geçtiğini görürsünüz. Ancak, direnç gösterdiğinizde acı kaçınılmaz olarak ızdıraba dönüşecektir. Saatlerce üzgün hissetmemizin sebebi de budur. Her zaman hatırlayın: Acı yaşamın doğasıdır ama ızdırap engellenebilir. 

Her duygu bir ihtiyacın habercisidir.

Aslında duygular birer habercidir ve bir ihtiyacımızı görebilmemiz için ortaya çıkarlar. Mesela, doğum gününüzü kutlayan bir arkadaşa coşkuyla tepki verdiğinizde sevgi ve şefkat ihtiyaçlarınızın karşılandığını anlarsınız. Aynı şekilde, doğum gününüzü hatırlamayan bir arkadaşınıza kırılabilirsiniz. Bu kırılganlığın altındaki üzüntü duygusu size öz değer ihtiyacınızla ilgili bir haber veriyor olabilir.

İhtiyaçları karşılanan her insan huzur ve barış içinde yaşar.

Her insan karşılanmayan bir ihtiyacı sebebiyle acı çeker. Büyürken, görülmemiş ihtiyaçlarımızı açığa çıkartıp onları karşılayabilecek stratejiler geliştirdiğimizde huzur ve barış içinde yaşarız.

Gerçekten özgür olmak istiyorsanız tetiklenme anlarınız üzerine çalışmanızı öneririm. İçinizin sıkıştığı bu anlar en büyük gelişim potansiyellerini barındırır. Hoşlanmadığınız bu anlarda kaçıp gitmek yerine o andaki gerçeğinizle yüzleşmek sizi büyütür.

Şimdi en son yaşadığınız bir tetiklenme anını gözlerinizin önüne getirip hatırladığınız kadarıyla tüm detayları ile ona yeniden bakmak ister misiniz? Geçmiş anılarla yapacağınız bu pratik bir sonraki tetiklenme anında çok daha kolaylıkla uyanmanıza yardımcı olacak.

Kendimle Bağlantı – 8 Haftalık Online Program

Kendimle bağlantı kurmayı öğrenmek bu yaşamdaki en büyük hediyelerimden biri oldu. Eskiden, taşıması zor bir duygunun içinde günler geçirirken ve çırpınıp dururken şimdi fark edip oradan çıkmak çok daha az zamanımı alıyor. Tetiklenmeler hep oluyor ve olmaya da devam edecek. Onlar yaşamın bir parçası. Tetiklenmeleri yok edemezsin ama bu anlardaki tavrını değiştirmeyi seçerek muazzam kazanımlar elde edebilirsin. Bu yeni tavır seni her geçen gün kendine, yaşama ve bir diğerine yakınlaştırır. Aradığın, huzur, barış ve sevgi dolu bir yaşamsa yolun budur. Bu özgür insanın yoludur.

Bugün geçtiğim bu yollarda yürümekte olan arkadaşlarıma destek olmak için Kendimle Bağlantı isminde 8 haftalık bir online program hazırladım. Yaşamını değiştirecek olan doğru bilgiye ulaşmak ve bu bilgiyi yaşamında kullanmayı öğrenmektir. Bu programda kendinle yaşamayı öğrenmek ve giderek güçlenen bir bağlantı kurmak için sana yardımcı olacak tüm araç ve bilgileri bulacaksın.  Bu yaratıcı yolculukta sen de bize katılmak istersen detaylı bilgi ve kayıt için [email protected] adresimden bana ulaşabilirsin.  

 

İlginizi çekebilir: 3 adımda motivasyonunu canlandır: Hayalin özgürleşmeyi bekliyor

Diğdem Girici
İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı ... Devam