X

Araştırmalar açıklıyor: Tam tahıllı besinleri neden ve nasıl tüketmeliyiz?

Günümüz şartlarında hepimizin ortak hayali daha sağlıklı, daha mutlu, daha zinde bir yaşam. Ne var ki, modern dünyanın zaman üzerindeki kısıtlayıcı etkisi; sağlıklı bir yaşam sürmemizi sağlayacak dengeli ve düzenli beslenme, spor yapma gibi alışkanlıkları edinip sürdürmemizi de zorlaştırıyor. Pek çoğumuz hem besleyici yemekler hazırlayıp hem de spor salonuna gitmeyi başarmakta güçlük çekiyoruz.

Son dönemde sağlıklı beslenme programlarında sıkça yer bulan “tam tahıllı besinler”, özellikle gün içerisinde düzenli beslenmek için yeterince zaman bulamayanların imdadına yetişiyor. Tam tahıllı besinlerle geçirilen öğünler gün boyunca zinde ve tok hissetmenizi sağlarken; yapılan araştırmalara göre rafine edilmiş tahıllıları tüketmeyip, tam tahıl olanları tercih etmek daha fit bir vücuda sahip olmanızı sağlıyor.

Tam tahıllı besinlerle geçirilen öğünler gün boyu zinde ve tok kalmanızı sağlıyor.

Enerjinin yavaş ve dengeli şekilde vücutta kullanılmasını sağlayarak uzun süre dinç ve tok hissetmemizi sağlayan tam tahıllılar, başta obezite olmak üzere önemli bileşenleri ile birçok önemli hastalığa karşı koruyucular.

Neden tam tahıllı besinleri tercih etmeliyiz?

Beslenme uzmanları, günlük tahıl tüketiminin en az yarısının tam tahıllı ürünlerden oluşmasını tavsiye ediyor. Neden mi?

  • Tam tahıllı besinlerde, tahılın özü ve kepeği birbirinden ayrılmadığı için vitamin ve mineral yönünden zengindir.
  • Tam tahıllılar, işlenmiş tahıl ürünlerine göre daha yüksek oranda lif içerdiği için doyurucudur.
  • Tam tahıllı besinler kilo almayı önleyerek aşırı kiloya bağlı kanser çeşitleri riskini azaltır.
  • Tam tahıllılar, özellikle insülin direnci olan fazla kilolu hastalarda, içerdikleri lif sayesinde tokluk hissi sağlayarak insülin duyarlılığını artırır ve kilo kaybında önemli rol oynarlar.

Bilimsel araştırmalara göre, yukarıda saydıklarımızın yanı sıra, tam tahıl tüketimi ile kalp ve damar hastalıklarını, diyabet ve kanser riskini azaltabilirsiniz. 

Tam tahıllı besinleri nasıl tüketmeliyiz?

Doğal yöntemlerle, hiçbir koruyucu katkı maddesi ve renklendirici kullanılmadan, işlenmemiş tam tahıldan üretilen Wasa ürünleri; vücudun ihtiyacı olan lif ve vitaminler yönünden zengin olup yağ, şeker ve kalori oranları, benzerlerine göre düşüktür.

Gün içerisinde, yemek yemeye zaman bulamadığınızda, ara öğünlerde ya da atıştırmak istediğinizde, Wasa Crisp & Cereals Bar ya da Wasa Sandviç tüketebilirsiniz. Ana öğünler ve kahvaltılarınız içinse Wasa Gevrek Ekmekler ile lezzetli ve sağlıklı tarifler yaratabilirsiniz.İşte size sağlıklı ve pratik birkaç öneri:

Çünkü iyi bir yaşama kavuşmanın yolu, iyi beslenmekten geçiyor!

Beslenme uzmanları, günlük tahıl tüketiminin en az yarısının tam tahıllı ürünlerden oluşmasını tavsiye ediyor.
Sağlık ortağınız Wasa gevrek ekmek

Wasa Gevrek Ekmek, yani ekmeğin sağlıklı alternatifi, besleyici bir diyetin temelini oluşturur. Çünkü:

  • Wasa çok yönlü bir besin olduğundan kahvaltıda, öğle ve akşam yemeğinde ekmek yerine veya günün her saatinde açlığı bastırmak için tercih edilebilir.
  • Düşük yağ ve az kalorili bir diyet yapmak için; Wasa birçok çeşitli lezzetle birlikte sunularak tüketilebilir.
  • Wasa’yı et, peynir, meyve ve sebzelerle ya da çorba ve salatalarla birlikte tükettiğinizde alternatifleriniz hem sonsuz, hem de besleyici ve nefistir.
  • Tam taneli çavdardan üretilen Wasa, çavdar tanesinin tüm bileşenlerini içerir. Böylelikle hem lezzetli hem de besleyicidir.
  • Tam taneli ürünler bedeninizin doğru işlemesini sağlayan birçok temel vitamin ve mineral içerir. Yağ oranı düşüktür. Zengin bir karbonhidrat, protein ve lif kaynağı oluşturur.
  • Wasa yoğun liflidir ve her adedinde yaklaşık 2 gram lif bulunur.

İster sabah kahvaltısında üzerine bir dilim domates ve peynirle, ister öğün arasında krem peynir ve taze meyveyle ya da akşam yemeğinde ekmek yerine sebze ve et eşliğinde… Her öğününüz için besleyici ve zengin menüler oluşturmanızı sağlayan Wasa Gevrek Ekmek, katkısız ve tam tahıllı içeriğiyle sağlık ortağınız olacak. 

Wasa: Wasa, doğal yöntemlerle ve işlenmemiş tam tahıldan üretilir. Wasa ürünleri, vücudun ihtiyacı olan lif ve minareller yönünden zengin olup; yağ, şeker ve kalori oranları benzerlerine göre düşüktür. Ara öğünlerde atıştırmak istediğiniz zaman Wasa Sandviç ve Wasa Tahıllı Çıtır Bar; ana öğün ve kahvaltılarda ise doyurucu tarifler hazırlayabileceğiniz Wasa Gevrek Ekmek çeşitleri ve glutensiz beslenmek için Wasa Glutensiz ile sağlık ve lezzeti keşfedin, iyi yiyerek iyi bir yaşama kavuşun.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale