X

Anda olmanın mucizesi: Geçmiş geride, gelecek ötede, her şey şimdide

“Daha sonra çok geç olacak. Hayat şimdiden ibaret.”
Jacques Prevert

En çok egomuz bizleri ele geçirdiğinde bırakıveririz anda olmayı. Geçmiş zamanda yaşamaya başlarız. O sözü bana nasıl söyleyebildi? O kapıyı nasıl çarpıp çıkabildi? O beni nasıl bırakabildi? Bu pozisyona beni nasıl seçmezler? Bu sınavdan nasıl oldu da çok düşük bir not alabildim? İşte bu örnek soruların ardı arkası kesilmez… Beynimizin içinde o geçmiş zaman, yani artık değiştiremeyeceğimiz, müdahale edemeyeceğimiz, farklılaştıramayacağımız o geçmiş zamanda yaşamaktayızdır. Hem de bir an bile “Ben ne yapıyorum?” diye garipsemeden.

Huzursuz oluruz, incinmiş hissederiz, terk edilmişizdir, kurban edilmişizdir, haksızlığa uğramışızdır. Hep di’li geçmiş zaman ile ifade ettiğimiz bu kavramlar ne yazık ki bugünümüzü yönetir. Hep incindiğimiz için yine incineceğimize inanır ve bir şekilde gerçekten de incinme tecrübesini kendimize çekeriz! Hep haksızlığa uğradığımız için şansımız bizi desteklemeyecektir ve hep şanssızlık nedense bizleri bulmaktadır ve işte tam da bu inançlarımızla şanssızlıkları kendimize çekeriz! Zaten kapılar bize kapanmıştır, hep kapanmıştır, geçmişte de hep böyle olmuştur, bugün de farklı bir şey olması beklenebilir mi? Soruyu buradan sorduğumuzda zaten anda olana, şimdi olana, belki açılacak kapılara bile yer bırakmayız. Neden? Çünkü geçmişin di’li geçmiş zamanları, olmayanlar, kaybedilenler, kapanan kapılar ve ne yazık ki kaçırılan trenler olarak bugün bizimledir. Ve bu an ne yazık ki o geçmişten getirdiğimiz kocaman yüklerle doludur.

Bugün sizlerle birlikte anda olmaya ve odak gücümüze bakalım istiyorum. Burada verdiğimiz örnekler geçmişi unutmaya hizmet etmiyor asla. Burada verdiğimiz örnekler, sadece bizlere her zamanın zamanında yaşandığını bir kez daha hatırlatmak içindir. Örneğin bir arkadaşımız anlık bir sinirle bize yüksek sesle hitap etmiş olabilir. Buna üzülerek gelecek beş günü geçirebiliriz. “Böyle yapmasaydı, bana nasıl bu şekilde davranır, nasıl böyle bir hareket yapabilir?” sorular kafamızın içinde dönüp durabilir. Fakat işte tüm bu düşünceler bugünü, bu anı yaşamamaya, geride bırakmaya değer mi?

Eğer o anı tüm hayatımıza ve arkadaşlığımıza taşımaya devam edersek sonuç anda kalmak olabilir mi? Peki bu durumda biz ne yapabiliriz, an nasıl bir çözüm olur? İşte asıl çözüm anda kalmaya odaklanmakla başladı bile. Geçmişi tekrar tekrar yaşamak ve bugüne taşımak yerine, sadece bu örnekte yaşadığımız rahatsızlığı ve bu an itibarıyla böyle bir arkadaşlığa devam etmek istemediğimizi paylaşabiliriz veya yine rahatsızlığımızı iletip özür dilemesini bekleyebiliriz veya neden bu şekilde davrandığını anlamaya çalışarak bir daha aynı davranışı kabul etmeyeceğimizi söyleyebiliriz. Ve o olayı orada bırakarak sadece bugün, bu anda yapacaklarımızı yaparak hayatımıza devam ederiz.

Bu örnekte göreceğimiz gibi ister kabul edelim ister etmeyelim, hepimiz geçmişten yükler taşıyoruz ve bunlar anda kalmamıza engel olabiliyor. Eğer bu yazımda bana eşlik ediyorsanız sadece şu anda gözlerinizi kapamanızı dilerim; geçmişi hiçbirimiz, hiçbir şekilde, hiçbir kuvvetle değiştiremeyeceğiz, bu yüzyıllar önce de bu şekildeydi, şimdi de böyle. Sahip olduğumuz tek güç bu andır, anda olmaktır, anda olduğumuzun farkında olmaktır, anda kalabilmektir. Her ne olursa olsun dünya üzerinde hiçbir güç an kadar kuvvetli değildir ve bu güzel anımızı bizden hiçbir dış kuvvet biz izin vermedikçe alamaz.

Anda olmanın güzelliğinin size kocaman bir iç huzuru getirmesi dileklerimle! İyi ki buradasınız, iyi ki bugün bu kelimelere eşlik etmektesiniz ve andasınız!

İlginizi çekebilir: Motivasyonu artırmak için öğretilen teknikler gerçekten doğru mu?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale