X

Anda kalmak: Her şeyin bir başlangıcı ve sonu vardır

Anda kalmak hepimizin sıkça duyduğu, bazılarımızın hak verse bile bazen ne işe yaradığını veya nasıl yapılacağını bilmediği bir motto gibi. Hindistan seyahatimde anda olmak ve zihnin buna karşı gösterdiği direnç ile ilgili çok güzel bir benzetme bana çok ilham verip ne olup ne olmadığını anlamama yardım etmişti.

Asansör gibi ufak kabinlere girdiğimizde yaptığımız ilk şey nedir? Sanırım birçoğumuz aynaya bakıyoruz. Zihin, bedenin bu kadar kısıtlı bir yerde olduğu gerçeğini biraz değiştirmek istiyor, daha ferah hissetmek için yansımaları kullanıyor. Hemen saçımıza, kıyafetimize yani kendimizle ilgili bir detaya odaklanarak, dikkatimizi orada geçirdiğimiz andan koparıyoruz. Aslında günü yaşarken de hep ufak bir kabin içindeyiz. Bulunduğumuz yer, duyduğumuz sesler, gördüğümüz nesneler ve daha bir sürü detayı sayabiliriz ve işin rahatlatıcı yanı sayarak sonuna ulaşabiliriz. ‘An’ı, an yapan şey; onu oluşturan her şeyin sayılabilmesi. Yani başlayıp bitebilmesi, her şeyin bir sonu olduğunu bize hatırlatması.

Genelde zihnimiz hep daha ferah yerlerde olmayı sevdiği için o anın içini aynalarla doldurur. O aynalardaysa sonsuz sayıda yansıma vardır. Bizi geçmiş ve geleceğe götürürler. Böylelikle o anda deneyimlediklerimizi asla saymakla bitiremeyiz. Bir düşüncenin ardına öbürü gelir, bir duygu başka bir duyguyla karışır. Kelimeye dökmek, ayırıp da detaylara bakmak zorlaşır. Çoğumuz böyle anlarda ne düşündüğümüzü, ne hissettiğimizi anlatmakta hatta tanımlamakta zorlanırız.

Hani bir toplantı ortasında “Acaba kedinin mamasını verdim mi?”, “Annemin doğum günü için ne alsam?” düşünceleri gelir ya, onlar hep o aynalarda gördüklerimizdir. Masanın etrafında oturanlar, bakılan slaytlar, içilen kahvenin sıcaklığı ise o anki kabinimizdir. Belki böyle söyleyince “ne işe yarayacak” sorusu akla gelebilir. Cevap şu; her an başlar ve biter. Geçmiş ve gelecekten ayrılmış bir şekilde şimdiye bakmak; üzerimizdeki baskıyı, sorumlulukları, pişmanlıkları ve daha birçok rahatsızlık verici hisleri bir yana bırakmayı sağlar. Tüm kusurlarımız ve kusursuzluklarımızla bize bu anın gerçeğini yaşama fırsatı sunar. Yani insan olduğumuzu ve bir yolculuk serüveni yaşadığımızı hatırlatır.

Anda kalma egzersizleri ve tabii ki meditasyon; işte bu küçük kabinde olduğumuzu fark etmektir. Bazılarımızın meditasyonda oldukça zorlanması bu yüzdendir. Kendine vakit ayırdığında zihnine üşüşen düşünceler yüzünden meditasyon yapamıyorsan bir de bu benzetmeyi hayal etmeyi deneyebilirsin. Ufak bir asansöre bindiğini düşün, tüm detaylarını fark etmeye çalış; ışığın rengi, sıcaklığı, nasıl koktuğu ve belki kendi hislerini. Sonra o andan seni koparan her duygu, düşünce ve soruyu aynalarda görmeye çalış, yansımaları izle ve diğer tarafa dön. Eğer oradaki aynada da bir şey belirirse; ona da bak, gör ve diğer aynaya geç. Yansımaları durdurmaya çalışmadan sadece izle ve bakışını çevir.

5 dakika ile başlayacağın bu ufak egzersizi her gün tekrarlıyor olmak zihne pratik kazandırır. Sürekli aklında taşıdığın şeylere uzaktan bakmayı mümkün kılar. Hatta daha yaratıcı çözümler bulmana yardım edebilir. Yansımaların üzerinde yarattığı stres azalabilir. Kendine bir şans vermeye ne dersin?

 

İlginizi çekebilir: Pratik etmek: Ne kadar tekrar edersen o kadar güçlenir

Seza Aslanbaş: ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra 7 yıl kurumsal şirketlerde satış planlama ve pazarlama departmanlarında çalıştım. 2013 yılında dışarıdan her şey güzel görünürken sıkışmış hissettiğim ve hayatıma anlam aradığım zamanlarda meditasyonla tanıştım. Bireysel dönüşümüme katkısını gördükten sonra bu bilgileri daha çok öğrenmek, aktarmak ve paylaşmak için Türkiye ve Hindistan’da farklı hocalarla çalıştım ve hala çalışmaya devam ediyorum. 2016'dan beri zihnen bildiklerimizi kalpten hatırlamak niyetiyle meditasyon temelli bireysel seanslar, atölyeler ve grup çalışmaları yapıyorum. Aldığım farklı eğitimlerle kendi yolculuğumda bana iyi gelenleri birleştirerek bazen paylaşımlarla bazen hareketle bazen de sessizlikle farkındalığımızı destekleyecek alanlar sunuyorum. Online ve yüzyüze yaptığım çalışmalar hakkında bilgi almak ya da sadece tanışalım istersen bana seza.aslanbas instagram hesabımdan veya sezaaslanbas@gmail.com'dan bir merhaba diyebilirsin. Çokça sevgiler.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale