X

Amazon Prime dizileri: Bir oturuşta bitirebileceğiniz 4 dizi önerisi

Dijital platformların son yılların parlayan yıldızı olduğunun farkında olmayan yoktur sanırım. Bana göre, sosyal medyadan daha da hızlı bir şekilde hayatlarımıza giren bu sektör, tüm dünyanın son yıllarda başına gelen en güzel şeylerden biri olabilir. Sayısız seçenek arasından herkesin ilk tercihi elbette Netflix olsa gerek. Ancak diğer seçenekler arasından biri olan Amazon Prime için de 2. sırada yer alıyor diyebilir miyiz? Bence kesinlikle evet!

Netflix’te ‘hala’ izlemediğim sayısız dizi varken, kısa ve keyifli dizi arayışına girdiğim zaman kendimi Amazon’u karıştırırken buluyorum inanın. Amazon Prime dizilerinin çoğunun yaklaşık 20-30 dakika olması beni nasıl mutlu ediyor anlatamam. Ufacık şeylerle mutlu olabileceğimi, buna rağmen ufacık şeylerin de beni üzebileceğini böylece söylemiş olayım.

Yazıma dönecek olursam bugün sizlerle ‘Ah ne de tatlıydı, bir oturuşta bitirdim’ dediğim 4 Amazon dizisini paylaşmak istiyorum. Bunları yalnızca bir günde, hatta birini bir Türk dizisinin bir bölümünden biraz uzun sürede bitirdiğimi okuduğunuzdaki şaşkınlığınızı şimdiden merak ettim doğrusu… 

Umarım izlemedikleriniz varsa sizler de benim gibi hem bu yazıyı hazırlarken, hem de dizileri seyrederken duyduğum keyfi fazlasıyla hissedersiniz. Hadi bakalım, başlayalım.

1. Modern Love

 IMDB puanı 8 olan ve tanıdık yüzlerin yer aldığı, her bölümü farklı hayatları anlatan, ama hepsinin ortak noktası aşk/sevgi (hangisini seçerseniz) olan 8 farklı hikaye. Yalnızca 30 dakika olan bu diziyi sevgiyi arayan, arayıp da bulan ya da bulup da kaybeden, bulduğunu zanneden veya yalnızca yeni bir dizi arayışında olan herkesin izlemesini tavsiye ederim.

Oldukça keyifle izleyeceğiniz ve her bölümünde ilişkiler adına bir şeyler öğreneceğiniz bu diziye bir şans verin derim.

2. Z The Beginning of Everything

Gerçek hikayeleri her zaman sevmişimdir. Elbette gerçek hikayelerden alınan dizi ve filmlerde gösterilenlerin hepsinin yaşanmadığını bilsem de, geçmişte yaşayan insanların hayatlarını izlemek, onların hatalarından ders çıkarmak, onlarla empati kurabilmek bana oldukça keyif veriyor. 

İşte bu da öyle bir hikaye. Her zaman yaşamak istediğim bir dönemde geçen gerçek bir aşk hikayesi. Bilenler bilir sonunun hüsranla bitmesi elbette üzücü, ama bu çiftin yaşadıkları, yaptıkları ve dünyamıza katkıları ne olursa olsun unutulmaz, öyle değil mi? Kendileri elbette Mr. and Mrs. Fitzgerald.

10 bölümlük bu mini dizi, kasabadan büyük şehre gelen ve sonrasında bir ikona dönüşen Zelda Sayre Fitzgerald’ın hayatının kurgusal bir versiyonunu anlatıyor. Benim gibi, Caz Çağı’na hayransanız, kaçırmamanız gereken bir dizi olduğundan emin olabilirsiniz.

Son olarak eklemek isterim, ne yazık ki Amazon’un ilk başta 2. sezon için onay verip daha sonra bunu iptal etmesi dizi hayranlarını biraz üzebilir.

3. Forever

İşte az önce yazdığım, gerçekten yalnızca 4 saatte bitirdiğim bir dizi. İnanın benim için o kadar keyifliydi…

Bazen her şey yolunda gitse ve hiçbir sıkıntınız olmasa da ne kadar monoton bir hayat yaşadığınızı düşündüğünüz oluyor mu? Belki öldükten sonra bu monotonluktan kurtulabiliriz, ne dersiniz? Ne yazık ki başrol karakterlerinden June için işler öyle gelişmiyor.

Dizi ile ilgili daha fazla ayrıntı vermeden, yarım saatlik dizi sevenler için iyi bir öneri olacağını söyleyebilirim.

4. The Romanoffs

Romanovlar’ı duymayan yoktur. Ailenin hayatını öğrenmek isteyenler, dijitalde ve internette elbette birçok film ve belgesele ulaşabilirler. 

Benim ise listemde yer alan Romanoffs dizisi, Romanov ailesini değil de onların soyundan geldiğini ‘düşünen’ 8 farklı kişinin hikayesini anlatıyor.

Her bölümü 1-1.5 saat arası süren dizinin, bir bölümünün IMDB puanı biraz düşük olsa da, bölümlerin çoğunun gerçekten başarılı hikayeler olduğunu söylemek ve dizinin daha çok kişi tarafından seyredilmesine bir nebze de olsa katkı sağlamak isterim doğrusu.

Amazon Prime’a hemen üye olmak için tıklayın. Amazon Prime’

İlginizi çekebilir: Amazon Prime’da izleyebileceğiniz dizi ve belgesel önerileri

Gizem Okut: 1986 yılında İstanbul'da doğdum ve Kıbrıslı'yım. 2010 yılında DAÜ'de Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü bitirdikten sonra Londra'da moda yazarlığı da dahil olmak üzere moda ile ilgili kurslara katıldım. Bir buçuk senelik bir Londra macerasının ardından tatil için gittiğim İstanbul'da ailemle kalmaya karar verdim ve İstanbul'da çeşitli firmalarda Stil Editörlüğü, Sosyal Medya Yönetimi, Müşteri İlişkileri gibi farklı pozisyonlarda çalıştım. 2016'da Kıbrıs'a geri dönmem ile birlikte üniversite yıllarımda staj yaptığım ve ülkenin en eski otellerinden olan Dome Hotel'de Misafir İlişkileri ve Sosyal Medya Yönetimi pozisyonlarında 2 yıl çalıştım. Daha sonra turizm sektörüne ait olmadığıma karar vererek ani bir kararla birbirinden tamamen farklı sektörlerde, birbirinden farklı işlerde çalıştım ve çalışmaya da devam ediyorum. Yazı yazmak, kitap okumak, müzik dinlemek, plajda vakit geçirmek gibi vazgeçemeyeceğim hobilerimin yanı sıra, seramik objeler yaratmak, bahçe ile uğraşmak, farklı tarifler denemek gibi hobilerim de mevcut. Şu hayattan istediğim üç şey; sağlık, barış, huzur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale