X

Amazon Prime dizileri: Amazon Prime’da izleyebileceğiniz dizi ve belgesel önerileri

Günümüzde Netflix üyeliği olmayan çok da fazla insan kaldığını düşünmüyorum. Peki ya Prime Video? İlk 30 günü ücretsiz olan ve Türkiye fiyatı nedense sadece 7,90 TL olarak belirlenen Amazon Prime üyeliği satın alıp Prime Video ve Prime Gaming servislerinden de yararlanabilirsiniz. Bugün benim size Prime Video hesabınız ile izleyebileceğiniz 4 tavsiyem olacak. 

Elbette dördünü de birçok internet sitesinde bulabilirsiniz, ancak siz de benim gibi dizileri orijinal dilinde, İngilizce alt yazı ile ve en önemlisi kaliteli bir şekilde izlemek istiyorsanız, hemen kendinize Amazon Prime üyeliği armağan edip sonsuz filmin/dizinin keyfine varın derim.

Amazon Prime’a hemen üye olmak için tıklayın. Amazon Prime’

This is Us 

Ah bu diziyi ne kadar sevdiğimi size anlatamam. Aile bağlarını acısıyla, tatlısıyla, kavgasıyla, mutluluklarıyla anlatan sanırım en güzel dizilerden biri olsa gerek. Neredeyse 3 yıldır izlediğim ve yeni sezonu ekim ayı içerisinde gösterime girecek olan bu dizi diğerlerinden farklı olarak Amazon yapımı değil.

Diziden kısaca bahsetmem gerekirse, birçok zaman dilimi, bir aile, muhteşem oyunculuklar, sürükleyici bir senaryo. Sanırım Türkiye televizyonlarında da bir versiyonu yapılmış olmasına rağmen kısa sürede yayın hayatına elveda diyen dizinin orijinali inanın izlemeye değer.

Fleabag

Öncelikle, dizinin henüz çok yeni izleyicilerinden olduğum için biraz pişman olduğumu bildirmek isterim. Üstelik birkaç kişiden duyduğum bir dizi olduğu halde nasıl bu kadar geç kalmıştım izlemek için bilemiyorum doğrusu…

Kısa süreli dizileri hep sevdiğim gibi, ‘cool’ kadınların yer aldığı dizileri de her zaman ilham verici bulmuşumdur. Eğlenceli ve sürükleyici olan dizinin başrol oyuncusu ‘Fleabag’, ilk başlarda biraz bencil ve umursamaz bir karakter gibi gözükse de, açıkçası ilerleyen bölümlerde onunla empati kurmaya başladığımı ve toplumlarda ‘kötü kalpli’ diye adlandırdığımız birçok insanın dışlanmışlık ve yalnızlıktan bu yolu seçtiklerini bir kez daha görüyoruz.

Hayatı başkalarına zarar vermediği sürece, biraz da olsa, umursamaz bir şekilde yaşamamız ve başkalarını pek de takmamamız gerektiğini Fleabag karakteri bana bir kez daha hatırlattığı için şanslıyım sanırım. Henüz izlemediyseniz hemen ekran başına geçmenizi öneririm.

The Marvelous Mrs. Maisel

Yayınlandığı günden beri sayısız ödül alan dizide aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Görsellikten eğlenceye, kahkahadan etkileyici oyunculuklara, iyi senaryodan kadınının azmine… Hepsi tek bir paket içerisinde bizlere sunulmuş adeta.

Dönem dizilerini izlerken hep ayrı bir heyecan oluştuğu için bende, bu dizinin de favorilerimden olduğunu söyleyebilirim. Kimileri 3. sezonda aradıklarını bulamadıklarını söylese de, bu kadar başarılı ve IMDB puanı 8.7 olan diziye bir şans vermeye değmez mi sizce?

3 yıldır devam eden dizinin yeni bir sezonun daha çekileceğinin açıklanması ile, hala diziyi izlememiş olanlar varsa, oyuncularımızın çekim sürelerinde önceki sezonları izleyebilirler.

BONUS: Coldplay: A Head Full of Dreams

Müzikseverler sizin için bir bonus var şimdi sırada. Coldplay, eski rock severlerin gözünde çizgisinden tamamen sapmış olsa da, bana göre hala dünyadaki en keyif veren gruplardan biri diyebilirim. Grubun konserlerini TV’de bile izlerken yerimde duramadığımı ve ölmeden önce yapılacaklar listemde ‘herhangi bir şehirde Coldplay konserine gitmek’ yer aldığını söylersem, sanırım onları ne kadar çok sevdiğimi belirtmiş olurum.

Neredeyse 25 yıllık müzik yolculuklarının başından bugüne kadar olan serüvenlerini izlemek isterseniz eğer hadi ekran başına. Buna ek olarak, belgeseli izlerken neden bonus dediğimi de anlayacağınızdan emin olabilirsiniz…

Hadi ufacık bir tüyo… İnsanın istedikten sonra başaramayacağı şey yoktur. Siz sadece inancınızı ve azminizi asla rafa kaldırmayın. Hatta tarihi bile belirleyebilirsiniz 🙂 Başaracağınıza yalnızca inanın…

Amazon Prime’a hemen üye olmak için tıklayın. Amazon Prime’

İlginizi çekebilir: Belgesellerle aranız nasıl: Tarihten bilime keyif alacağınız 5 Netflix belgeseli

Gizem Okut: 1986 yılında İstanbul'da doğdum ve Kıbrıslı'yım. 2010 yılında DAÜ'de Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünü bitirdikten sonra Londra'da moda yazarlığı da dahil olmak üzere moda ile ilgili kurslara katıldım. Bir buçuk senelik bir Londra macerasının ardından tatil için gittiğim İstanbul'da ailemle kalmaya karar verdim ve İstanbul'da çeşitli firmalarda Stil Editörlüğü, Sosyal Medya Yönetimi, Müşteri İlişkileri gibi farklı pozisyonlarda çalıştım. 2016'da Kıbrıs'a geri dönmem ile birlikte üniversite yıllarımda staj yaptığım ve ülkenin en eski otellerinden olan Dome Hotel'de Misafir İlişkileri ve Sosyal Medya Yönetimi pozisyonlarında 2 yıl çalıştım. Daha sonra turizm sektörüne ait olmadığıma karar vererek ani bir kararla birbirinden tamamen farklı sektörlerde, birbirinden farklı işlerde çalıştım ve çalışmaya da devam ediyorum. Yazı yazmak, kitap okumak, müzik dinlemek, plajda vakit geçirmek gibi vazgeçemeyeceğim hobilerimin yanı sıra, seramik objeler yaratmak, bahçe ile uğraşmak, farklı tarifler denemek gibi hobilerim de mevcut. Şu hayattan istediğim üç şey; sağlık, barış, huzur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale