X

Alışkanlıklarınız sizi dönüştürür, siz de onları dönüştürebilirsiniz

Gandhi’nin iyi bilinen bir sözü vardır: “Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.”

Alışkanlıklar… Alışkanlıklarımız, biz farkına bile varmadan neredeyse bir günümüzün tamamını kaplar. Onları o kadar sık tekrar ederiz ki adeta ikinci derimiz gibi üzerimize yapışırlar. Dolayısıyla da hayattaki değerlerimizi şekillendirirler, sözde de geçtiği gibi. Ve biz günün sonunda, alışkanlıklarımızın bize kattığı kadar ya da bizden çıkarttığı kadar kalırız. Ne eksik ne fazla.

Bu yüzden de alışkanlıklarımıza çok dikkat etmeliyiz esasen.

Hiç alışkanlıklarınız üzerine düşündünüz mü?

Mesela sabah uyanır uyanmaz ne yapıyorsunuz? Alarmı susturduktan sonra, henüz yatağınızdan bile kalkmadan ilk iş sosyal medyada dolanmaya başlıyorsanız örneğin, bu alışkanlığınızın size yararı ya da zararı üzerine düşünmeniz yerinde olacaktır. Koskoca bir 24 saat size yeniden hediye edilmişken, ona böyle bir başlangıcı mı uygun görüyorsunuz?

Gün içinde muhakkak neler yapıyorsunuz? Mesela içtiğiniz kahvenin yanında, sevdiğiniz birine cevabını içtenlikle dinlemek üzere “Nasılsın” diye soruyor musunuz muhakkak?

Ya da hayatınızda müziğe yer veriyor musunuz, her gün bir, iki sayfa da olsa kitap okuyor, hoşunuza giden bir resme şöyle uzun uzun bakıyor musunuz? Bazı alışkanlıklar detaylardadır, fark ediyor musunuz?

Peki, her gün bir fincan kahve içiyorsunuz diyelim, bunu neden yaptığınızı biliyor musunuz? Kahve size iyi mi geliyor, tadını mı seviyorsunuz, enerjiniz mi yükseliyor? Yoksa genellikle insanlar içtiği için mi içiyorsunuz o alıştığınız kahveyi, hiç çay içmeyi denediniz mi mesela? Burada çay kahveden iyidir ya da tam tersi gibi bir mesaj yok. Mesaj şu aslında: Alışkanlıklarınız sizin alışkanlıklarınız mı, yoksa siz aynalama yapmaya başladıktan sonra üzerinize yapışan şeyler mi?

Pandemiyle beraber adapte olmamız gerektiği için yepyeni alışkanlıklar edindik hepimiz. Bazı alışkanlıklarımızı ise bırakmamız gerekti. Bu farkındalığa artık hepimiz kolektif bir şekilde sahipken, alışkanlık denilen şeyin değiştirilebilen bir şey olduğunu da artık kabul etmiş olmalıyız, değil mi? Eskiden belki tembellikten, belki işimize gelmediği için omuz silkip “Aman ne yapayım, alışkanlık işte” dediğimiz bazı konulara da bakmanın tam zamanıdır belki de.

Yepyeni bir alışkanlık edinmenin de tam zamanı olabilir. Hep yapmak isteyip de ertelediğiniz bir şeye başlayın mesela. Hemen, bugün. Sonra hemen benimseyip hayatınıza almasanız da yapmaya devam edin. Alışkanlık denilen şey tekrarlardan ibarettir. Siz devam ettikçe, ısrar ettikçe, çabaladıkça o da kendisine hayatınızda bir yer bulacaktır. Sonra bir bakacaksınız ki çok küçük sandığınız bir alışkanlık tahmin ettiğinizden çok daha büyük etkilere sahip olacak ve size aslında birçok şey katacak.

Evet, alışkanlıklarınız sizi şekillendirir, değerlerinize dönüşür, hatta sizi dönüştürür. Ancak onları da dönüştürmek sizin elinizdedir. Başlama gücü de sizde, bitirme gücü de sizdedir. Bugüne kadar hiç üstüne düşünmediyseniz bir envanterini yapın alışkanlıklarınızın.

Hangileri size ait, hangileri emanet? Hangileri kalmalı, hangileri değişmeli? Ve siz günün sonunda kendiniz için ne istiyorsunuz?

İlginizi çekebilir: Rahat deyince ne anlıyorsunuz: Kendi şemalarınızın farkında mısınız?

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale