X

Telefonun mucidi Alexander Graham Bell’den verimlilik ve ilhamın sırrı

Hayatın giderek hızlandığı çağımızda başarının anahtar sözcüklerinden biri de verimlilik. Uğraştığımız iş ne olursa olsun sürekli olarak üretkenliğimizi artırmaya, daha az zamanda daha çok iş halletmeye uğraşıyoruz. Bu konuda başarısı kanıtlanmış insanlardan alacağımız önemli dersler var. Alendar Graham Bell gibi… Modern tarihin en ünlü simalarından, telefon başta olmak üzere pek çok buluşun mucidi Alexander Graham Bell’in ilham ve verimlilik artırma sırrı ortaya çıktı.

Modern tarihin en ünlü simalarından, telefon başta olmak üzere pek çok buluşun mucidi Alexander Graham Bell’in ilham ve verimlilik artırma sırrı ortaya çıktı.

Oldukça ilginç ve kendine has çalışma yöntemleri olan Bell’in evi de, laboratuvarı da yaratıcılığın kaostan beslendiği mekanlardandı. Sayısız defter, not ve çizimin ortalığa yayıldığı çalışma alanları türlü kablo ve araştırma materyali ile doluydu. Bell ayrıca günün hangi saatlerinde daha üretken olduğunu düşünmüş, geceleyin, sabahın ilk ışıklarına dek çalışmanın uygun olduğuna karar vermişti. Kendini rahatlatmak için evinin yakınlarındaki gölde sırtüstü yatıp süzülmek alışkanlıkları arasındaydı.

Bell’in alışkanlıkları her hayat tarzına uygun olmayabilir, ancak herkesin deneyebileceği bir yöntem var. O da, çeşitli uğraşlar için kendimizi hazırlamak amacıyla, mekana bağlı hatırlatıcılardan yararlanmak.

Mekana bağlı hatırlatıcı yöntemi, daha önce zamanı verimli geçirdiğimiz bir yerin bize aynı verimliliği sağlayabileceğini öne sürüyor.
Graham Bell’in aydınlanma anları

Aklında her an yoğun bir düşünce akımı olduğunu söyleyen Bell’in, bu “aydınlanma anları”nda dur durak bilmediği, yemeden içmeden kesilip düşüncelerinin hızına yetişmeye çalıştığı biliniyor. Çok fazla ilgi alanı olan Bell’in, her bir ilgi alanına odaklanmayı kolaylaştıracak farklı çalışma mekanları seçmesi bu bakımdan oldukça mantıklı.

Kızının anılarına göre, evindeki çalışma odasında uçaklarla ilgili deneylerine kafa yoran Bell, Beinn Bhreagh’deki laboratuvarında ise genetik bilimi üzerine çalışmalarını yürütüyordu. Bell’in bunlar dışında bir de ofisi ve sığınak olarak kullandığı bir kulübesi vardı ve iş yazışmaları ile ilham arayışlarını buralarda sürdürüyordu.

Mekana bağlı hatırlatıcıların nörobilimsel açıklaması

Nörobilim alanında yapılan pek çok araştırma, Bell’in mekana bağlı hatırlatıcı yönteminin etkili olabileceğini gösterdi. Bu durumun bilimsel açıklaması ise, beynimizdeki nöron yani sinir hücresi haritaları. Örneğin kırmızı renk dendiğinde sadece rengin kendisini değil, kırmızı bir elma ya da çok sevdiğimiz kırmızı çantayı da düşünüyoruz. Kırmızı renk, kafamızda ansızın somut bir şeye dönüşüyor. Benzer şekilde, geçen gün üstünde oturup saatlerce kitap okuduğumuz koltuk köşesi de oraya tekrar oturduğumuzda bu güzel anıyı canlandırıyor. Böylece aynı noktaya tekrar oturuşumuz beynimizde eski sinir haritasını canlandırıyor, bizi yine okumaya yöneltiyor.

Burada dikkat edilmesi gereken aynı mekanı, örneğin aynı koltuğu en azından bir süre, yani alışkanlık oturana kadar başka şeyler için kullanmamak. Çoğumuz Bell kadar çok imkana ve birkaç ayrı eve sahip olmadığından, bu yöntemi her zaman ve her mekanda uygulamak mümkün olmayabilir. Fakat en azından birkaç noktayı gözümüze kestirip, buralarda düzenli olarak aynı şeyle uğraşmak verimlilik açısından çok faydalı olacak gibi görünüyor.

 

İlginizi çekebilir: Yaratıcılığınızı geliştirmenizi sağlayacak 7 yöntem

 

Kaynaklar:
Art of Manliness
Reluctant Genius: Alexander Graham Bell and the Passion for Invention, Charlotte Gray

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale