X

Alerji ile ilgili doğru bilinen yanlışlar

Polenlerin hızlı bir şekilde havada dolaşması gibi, mevsimsel alerjilerle ilgili yanlış bilgiler de öyle havada dolaşıyor.  

Boston Brigham and Women’s Hastanesi Alerji ve Klinik İmmünoloji  Medikal Direktörü Dr. John Costa şunları dile getiriyor: ‘Ne yazık ki; ben de zaman zaman böyle efsaneler duyuyorum. Toplumun gerçeği öğrenmesi adına bazı bilgilerin doğru verilmesi gerekiyor.’

İşte Dr. John Costa’dan doğrularıyla birlikte alerjilerle ilgili yanlış bilgiler:

Herkesin alerjisi vardır

Amerika’da her 5 insanda 1’inde bulunan alerjik rinit, ilkbaharda ‘gül nezlesi’ sonbaharda ise ‘saman nezlesi’ olarak adlandırılıyor. Aslında bu rahatsızlığın görülme sıklığı ülkemizde de çok yaygın. 2014 yılında TÜİK tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre alerji, 15 yaşında büyük kişilerde en sık görülen rahatsızlıklar listesinde %12.1 ile 4. sırada. Yine de bu durum herkeste alerji olacağı anlamına gelmiyor.

İlkbaharda ‘gül nezlesi’ sonbaharda ise ‘saman nezlesi’ olarak adlandırılan alerjik rinit, ülkemizde oldukça sık görülen bir rahatsızlık.

‘Her ne kadar son 20-30 yılda mevsimsel ve besin alerjisine rastlanma oranında artış olsa da, eğer herhangi bir alerjiniz yoksa, alerji hakkında endişelenmenize de gerek yok’ diyor Costa.

Çocukken mevsimsel alerjiniz yoksa yetişkinlik döneminde de olmaz

Vücudunuz yeni şeylerle sürekli kontak halindedir ve bu yeni şeyler, her an yüksek alerjiye sebep olabilirler. Ağaç poleni sizin için, doğduğunuz andan itibaren zararlı bir şey olmasa da bazı insanların bağışıklık sistemi bir anda ağaç polenlerine reaksiyon gösterebilir.

‘Eğer çocukken alerjiniz yoksa, yetişkinlik döneminde alerji ortaya çıkabilir. Çocukluk döneminde alerjiniz varsa, alerjiniz yetişkinlik döneminde nedeni bilinmeyen bir şekilde aşamalı olarak kaybolabilir.‘ diyerek konuyu açıklıyor Costa.

Bilim insanları polen sezonunu tam olarak tahmin edebiliyor 

Polen sezonu, alerjisi olan insanlar için çok zorlu geçebiliyor. ‘Polen sezounuyla ilgili tahminler yanıltıcıdır’ diyor Costa ve yorum yapmaktan kaçınıyor. ‘Aşırı iklimsel değişimler dışında, polen sezonuyla ilgili anlamlı bir yorum yapmak zor.’

İlgili yazı: Bahar alerjisi yaşayanlar için açık havada egzersiz yapma rehberi

Farklı coğrafi bölgelere gitmek mevsimsel alerjinize iyi gelecektir

Hareket etmek mevsimsel alerji problemi yaşayanlara çok az katkı sağlamaktadır; çünkü polenler geniş alanlara yayılmışlardır. Örneğin; kanarya otu birçok bölgede yetişebilmektedir ve bu ota alerjiniz varsa beklenmedik yerlerde karşınıza çıkabilir. Eğer çim poleni alerjiniz varsa herhangi bir yere gitmeniz durumu değiştirmeyecektir.

Çiçekler, mevsimsel alerjiler konusunda yaygın tetikleyici konumundadır

‘Çiçek poleninin mevsimsel alerjinize katkı sağlaması çok nadir görülen bir durumdur.’ diyor Costa. Çiçek polenleri görece ağırdır ve havada yavaş yavaş ilerlemezler, yere düşerler. Buna karşın ağaçlardaki (Huş ağacı, meşe, karaağaç ve kavak ağaçları), otlardaki ve çimlerdeki polenler daha hafif olduklarından dolayı havada daha uzun süre kalabilirler.

Tüm nazal spreyler kötüdür

Hastaların nazal spreyleri sağduyulu bir şekilde ve seçerek kullanmaları gerekiyor. Nazal spreyler özellikle mevsimsel alerjilerde en iyi çözümlerden birini sunuyor. Burundaki enflamasyonu azaltıyor.

Sağduyulu bir şekilde kullanıldığında burun spreylerinin sağlığınıza birçok faydası bulunmaktadır.

Yine de, bu spreylerin dezavantajları da bulunuyor. İnsanlar, bazen reçetesiz satılan nazal dekonjestanların bağımlısı olabiliyorlar. Eğer üst üste 5 gün boyunca bu spreyi kullanıyorsanız, burnunuzu kaplayan kan damarları bu ilaca bağımlı hale geliyor. Tıkanıklığı geri çekme yaygın bir sorun olduğu için ilaç kullanımı devam ediyor ve bu durum aşırı kullanıma kadar gidiyor.

Sadece kendinizi kötü hissettiğinizde alerji ilacı almalısınız 

Alerjilerin yangısal yanıtları vardır ve etkileri haftalarca sürebilir. Costa bu yüzden şunu öneriyor: ‘Alerji ilaçlarını tutarlı bir bazda kullanmak, şiddetli alerjileri kontrol altına almak adına daha mantıklı bir çözüm yolu’. Bu yüzden Costa, alerjik tetiklendiğinde düzenli olarak kullanmaya başlamanızı ve polenler havada olduğu sürece kullanmaya devam etmenizi öneriyor.   

Alerji iğneleri faydalı değil

Son 20 yıldır alerji iğneleri giderek daha gelişmiş ve ince ayar yapabilen bir hal aldılar. İğneler genellikle en sert semptomlara sahip insanlara veriliyor. ‘Bugün, doğru dozajı kullanmak adına dedelerimizden daha fazla şansa sahibiz’ diyor Costa. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, son zamanlarda alerji iğnelerine alternatif olarak onayladığı dilinizin altında eriyen tabletler, her ne kadar mükemmel bir alternatif sunsa da, ne yazık ki şu anda sadece çim, polen ve yakupotu alerijlerine etki edebiliyor.

Her bir reaksiyon bir öncekinden daha kötü olacaktır

Alerjik reaksiyonların her birinin bir öncekinden daha şiddetli olacağıyla ilgili efsane doğru değildir. Alerjik reaksiyonunun gücünü; alerjen miktarı, maruz kalma alanı, alkol tüketimi, egzersiz, stres, uykusuzluk ve uyuşturucu kullanımı gibi faktörler olumlu veya olumsuz anlamda etkilemektedir. Ne yazık ki günümüzde hala bu faktörlerden bazılarının neden reaksiyonu daha kötü hale getirdiği bilinmemektedir.

Kaynak:

Livescience.com

Netdoctor.co.uk

Tuik.gov.tr

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale