X

Aldatılma travmasıyla nasıl başa çıkarsınız?

Aldatılmak… İşitildiğinde bile insanda ürperti uyandıran bir söz. Kelime anlamı olarak, güvenilen kişinin güveni sarsıcı davranışta bulunması ve bu davranış sonucunda hissedilenler. Bir eyleme dönüştüğünde ise aldatılan kişinin hayatını altüst edebilen bir olgu.

“Geçecek mi?” “Nasıl atlatacağım” İhanet travmasıyla başvuran danışanlarımın mutlaka sorduğu iki sorudur ve benden de “Geçecek” cevabını vermemi beklerler. İhanet, hayatta kalabilmek için emekle oluşturduğumuz güven sütunlarından birinin yıkılıp diğer sütunların üstüne düşmesidir aslında. Sütunlardan biri yıkılınca diğerleri de zarar görebilir ve en önemlisi tekrar inşa etmesi zaman alır.

İhanete uğrayan kişi, ihaneti öğrendiği an -eğer daha önce herhangi bir şüphe duymadıysa- inanmak istemeyerek inkar eder. “Bir arkadaşıdır, yanlış görmüşlerdir, mesaj başkasına aittir” gibi türlü gerekçelerle kendini böyle bir şey olmadığına inandırmaya çalışır. Aldatıldığına ikna olduğu andan itibaren ise psikolojik belirtilere fiziksel şikayetlerin de eşlik ettiği bir süreç başlar.

Öfke nöbetleri, uykusuzluk, iştah kaybı, baş ve mide ağrıları, çarpıntı, nefes darlığı, sürekli derin nefes alma ihtiyacı, içe kapanma, öz bakım ihmali, özgüvenin azalması gibi belirtiler bu süreçte görülebilir. Aldatılan kişi hem güveni sarsıldığı, hem de bir başkası kendisine tercih edildiği için aslında birden çok sebeple çöküş yaşayabilir.

Peki aldatılma travmasıyla nasıl başa çıkarsınız?

Öncelikle bu olayla ilgili hissettiğiniz duyguları bastırmamalı ve bu sürecin geçici olduğunu kendinize hatırlatarak hislerinize odaklanmalısınız. Öfke, nefret, pişmanlık… Hissettiğiniz her neyse yaşamalısınız.

Arkadaşlarınızın ya da ailenizin bu olayı duyduklarında size acıyacağını varsayıp onlarla paylaşmak istemeyebilirsiniz. Aldatılmak asla acınası bir durum değildir, ama anlatmaya çekiniyorsanız hiç tanımadığınız birine, yani bir terapiste anlatıp profesyonel destek alabilirsiniz.

Aldatılan kişiler genelde bu olaydan kendilerini sorumlu tutarlar. “Yeterince iyi bir eş/sevgili olamadım. Daha zayıf olsaydım, daha konuşkan olsaydım, daha eğlenceli olsaydım beni aldatmazdı” gibi doğru olmayan düşüncelerle kendilerini suçlarlar. Başınıza gelen olay yüzünden kendinizi suçlamak yerine, kendinizi dinleyip yıkılan güven duygunuzu yeniden nasıl inşa edebileceğinizi kendinize sormak ve kendinizi bu yönde motive etmek önemlidir.

İhanet sonrası ayrılma ya da ikinci bir şans verme kararını almakta acele etmemelisiniz. Her iki durumda da hayatınızın ve hislerinizin nasıl olabileceği konusunda düşünebilirsiniz.

Sosyal çevrenizden kopmamalı, günlük rutininizi olabildiğince sürdürmeye çalışmalısınız. Yalnız kaldığınızda kendinize “Neden bu benim başıma geldi?” diye sormak yerine “Bu olay bir başkasının başına gelmiş olsa ona nasıl destek olurdum?” diye sorabilir ve vereceğiniz cevap doğrultusunda kendinizle ilgilenebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Hayatınızda figüran olmamak için: Özünüzü başkalarına göstermekten korkmayın

Uzman Psikolog Merve Saraçoğlu: İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bristol Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Programı’nı tamamlamıştır. 2010 yılında başladığı Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini 2013 yılında bitirerek psikoterapist ünvanını almıştır. Eş zamanlı olarak Pozitif Psikoterapi Enstitüsü’nden onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi ve Pozitif Aile Terapisi eğitimi almıştır. 2012 yılında Avrupa Psikodrama Organizasyonu onaylı psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinde, davranış bozukluklarında gevşeme teknikleri konusunda eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamaları esnasında Bilişsel-Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Motivasyonel Görüşme Tekniklerinden yararlanmaktadır. Kendi oluşturduğu ‘’Ofiste Gevşeme’’ programıyla kurumsal şirketlere iletişim ve gevşeme teknikleri eğitimleri vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale