X

Aktif bir cinsel hayatınız olduğunu tüm dünyaya duyurmanın yeni yolu : #aftersex selfie

Aktif bir cinsel hayat

Kadınlar tarafından başlatılan; erkeklerin makyaj yapan kızları daha çekici bulduğu görüşünün yanlış olduğuna dair farkındalık yaratmak amacıyla yapılan ve makyajsız, doğal hallerini fotoğraflayarak makyaja karşı olduklarını gösterdikleri #nomakeup selfie (#makyajsız selfie) akımından bir çoğunuzun haberdar olduğunu düşünüyorum.

Makyaja karşı başlatılan bu harekete, dünyanın her yerinden binlerce kadın Twitter, Facebook ve Instagram’da makyajsız fotoğraflarını paylaşarak destek verdi. Kampanyanın asıl amacı ise kanserle savaşa destek vermekti. Makyajsız fotoğraf paylaşımı trendi Rihanna, Beyonce ve bir çok ünlü modelin desteğiyle büyüyerek  geniş kitlelerde yankı uyandırdı. Kampanya amacına ulaştı ve kadınlar, makyajsız ve doğal hallerini erkeklerin vereceği tepkilere aldırmadan tüm dünyayla paylaştı.

Bugünkü yazımda son günlerde popüler olan başka bir selfie trendinden bahsedeceğim : #aftersex selfie!

Kişisel olarak Instagram kullanıcısı olmadığımı belirtmeliyim (Instagram kullanmıyorum ve Instagram’da dönen bir konu üzerine yorumlarımı paylaşıyorum, ilginç değil mi ?). Fakat #aftersex selfie konusu gündeme geldiğinden beri, neler olup bittiğini çeşitli kaynaklardan takip etmeye çalışıyorum.

Nedir bu #aftersex selfie ?

Hepinizin tahmin edebileceği gibi, cinsel ilişki sonrasında partnerinizle ya da tek başınıza çektiğiniz fotoğrafa #aftersex selfie adı veriliyor.

Instagram’da şu ana kadar 3000’in üzerinde cinsel ilişkiden hemen sonra çekilen fotoğraf yayınlandı. Bu konu o kadar popüler hale geldi ki, ilişki sonrası fotoğrafınızı paylaşmanız, bu videoyu paylaşmanızdan daha uygun karşılanıyor olabilir;

httpv://www.youtube.com/lQlIhraqL7o

Bu akımın herhangi bir farkındalık yaratma amacı yok. Fotoğraflar yeterince tatmin olunmadığını gösteren mimikler, mükemmel yatak odası dekorları ya da erkeklerin mutlu pozlarından oluşan klişelerle dolu. Halka açık alanlar erkek egemenliğinde mi? O zaman sanal dünya da kadınların olsun. Her zaman belirttiğim gibi : Sex sells!

Bu konu üstüne okuduğum makalelerden birinin konusu,  yalnız olan bireylerin bu yeni sosyal hareket nedeniyle kendilerini dışlanmış hissediyor olabilecekleriyle ilgiliydi. Evet, bu trendin problemli olan tek yanı da bu zaten (!). Makalenin de sonunda belirtildiği gibi, bu yeni akım cinsel kaygılar gütmeyen, eğlence amaçlı yapılan bir aktivite. Yani düşününce o kadar da korkunç değil aslında. Çiftlerin karmakarışık saçlı, istediği performansı elde edememiş bakışlı, ilişki sonrası uyuyormuş gibi poz verdikleri fotoğraflar ne kadar kötü olabilir ki?

Bu insanların yapmaya çalıştığı şey aslında çok basit : Cinsel ilişkilerinin olumlu/olumsuz değerlendirmesini yaparak bunu çevrelerindeki kişilerle paylaşmak. Çünkü birçoğu için önemli olan tek konu bu: Performans

Artık fanteziler fotoğraflarda, bedenlerde, derecelendirmelerde, kelimelerde hayat buluyor. Medyatikleştirilmiş sosyal ve cinsel yaşamda, Kim Chapiron’un ‘’YouPorn Jenerasyonu’’ olarak adlandırdığı nesil, kendi cinsel kimliğini keşfetme arayışında. Aynı zamanda bir çok genç kadın ve erkek de televizyonlarda, dergilerde ve çeşitli medya kanallarında ‘’yeni kimliklerini’’ bulmaya ve kendi yaşamlarını (çoğunlukla cinsel hayatlarını) medyatikleştirmeye çalışıyor.

Belki de mahremiyet duygusu 2000’li zamanlarda kalmıştır. Ya da aynı sınıfta olduğum bir ”2014 insanı”nın da söylediği gibi, mahremiyet artık modası geçmiş bir kelimedir.

#sevgiler

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Mademoiselle Juliette: Eski sevgilim hep bir şarkı söylerdi : “My baby loves me, I’m so happy. And that makes me a modern girl”. Bu şarkıyı dinleyince, belki de bu dünyada değiştirebileceğim şeyler vardır diye düşündüm. Etrafımdakileri sorgulayarak; okuduklarıma, gördüklerime, duyduklarıma kısacası etrafta olup bitenlere bir anlam vermeye çalışıyorum. Asıl soru: aşk nerede? Hayat bir mücadeleyse, en azından anlam çıkaralım. Bu yazdıklarım, Paris'te yaşayan bir toplumsal cinsiyet araştırmacısı modern kızın modern dünyadan hikayeleri. www.wronggender.wordpress.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale