X

Aklın hala seçmediğin yollarda mı: Seçtiğin yolu parlat

Yayınlanmaya başladığı ilk günden beri Türkiye’deki birçok ev gibi bende de durumlar çok farklı değildi. Ben bir “Bahar” dizisi fanıyım. Başta Demet Evgar’ın şahane oyunculuğu ve geri kalan usta dizi kadrosuyla tüm bölümleri yakından takip ediyorum. Bu haftaki bölümde Bahar’ın oğlu Aziz Uras ile bir diyaloğu çok hoşuma gitti. Bu diyaloğun üzerine düşünürken kendimi bu konuyla ilgili klavye başında yazarken buldum.

Bilmeyenler için hikayenin geçmişinden çok kısa bahsedeyim. Aziz Uras’ın aynı hastaneden, yine kendi gibi asistan bir kız arkadaşı var, adı Seren. Seren bir gün hamile olduğunu öğreniyor ve sonrasında birlikte doğuma karar verip, evlilik planı yapıyorlar. Ama tabii bu sırada ikisinin de kafası çok karışık. Çok gençler, kariyerlerini düşünüyorlar, hatta Aziz Uras İngiltere’deki bir hastaneden teklif alıyor ama bu sebeple reddediyor gibi gibi.

Tam da düğünden birkaç gün önce baş rolümüz Bahar ve oğlu arasında geçen bir diyalogdan bahsediyorum ben de. Birebir diyaloğu hatırlamıyorum ama özetle oğlunun seçtiği yoldan dolayı korktuğunu ve kaygılı olduğunu anlayan Bahar, hayatta her zaman alternatif yollar olabileceğini anlatıyor. Evet paralel bir evrende belki kariyeri için İngiltere’ye gidebileceğinden, hayatının çok başka ilerleyebileceğinden ama günün sonunda farklı bir yol seçtiği için bunu yaşamayı kabul ettiğinden bahsediyor. Ve üstüne düşünülesi sorusunu soruyor: “Seçtiğin yolu nasıl parlatırsın?”

Bu beni niye düşündürdü sorusuna gelecek olursak, ben çok uzun yıllar boyunca sanki nerde değilsem orda mutlu olacakmışım, hangi yolu seçmediysem o yolun sonunda başarıya ulaşacakmışım gibi gelirdi. Olduğum yerde söylenmek yaptığım en iyi şeydi, hala da çok başarılı değilim. Taşınmadığı o ülkede, o şehirde daha mutlu bir Ecehan yaşar mıydı? Başka bir mesleği seçse şu an kariyer basamaklarını daha hızlı mı çıkardı? Okuldan mezun olur olmaz çalışmaya başlamasaydı şu an daha az yorgun hisseder miydi? O evliliği o yaşta yapmasa ilişkiler konusunda bu kadar tökezler miydi? Ve onlarcası hatta yüzlercesi belki.

Son yıllarda terapinin de desteğiyle gördüm ki andan keyif almak istiyorsam, mutluluk halini sürdürülebilir kılmak istiyorsam seçtiğim yolda ne yapabilirime odaklanmak, seçmediğim yol için dövünmekten çok daha önemli. Anladım ki şu an yürüdüğüm yolda aldığım kararlar, attığım adımlar bu rotayı daha yaşanabilir kılıyor.

Yolumuzu nasıl parlatacağımız konusu da herkese göre o kadar değişken ki, tek bir formülü yok. Ben, daha fazla okumak, yazmak ve bu sayede bağ kurarak daha iyi hissetmeye başladım. Sevdiğim insanlardan kendime küçük bir topluluk yarattım, benim insanlarım onlar. Sıkça onlara sarılır, kucaklarım, dinlerim, anlatırım. Farklı kültürleri keşfetmek, dünyayı gezmek benim en büyük dopamin kaynaklarımdan. Kendime iyi bakmak, spor yapmak, bol bol yürümek, hem mental hem fiziksel olarak beni ayakta tutan şeyler. Ha evet başka seçimler yapsa başka bir Ecehan mümkün müydü? Tabii ki. Bunun bir doğrusu olmadığı gibi olasılıkların sınırı da yok.

Tam da Bahar’ın söylediği gibi hayat aslında seçtiğimiz yolu nasıl parlatmanın peşine düşmek. Seçmediklerimizin yolunu gözlemek ve pişman olmak yerine seçtiklerimize sıkıca sarıldığımız günlerimiz olsun.

Sevgiyle kalın.

İlginizi çekebilir: Aynı anda hem cesur hem korkak olabilir miyim?

Ecehan Kaylan: 1990 Aralık ayında, İzmir’de başladı benim serüvenim. 10 senedir kurumsal hayatta özel şirketlerde çalışan, 33 yaşında beyaz yakalı endüstri mühendisiyim. 30 yaşımla beraber hayatın bana getirdiği değişimlerin, tecrübelerin ve terapi sürecimin de etkisiyle kendimi tanıma yolculuğum başladı. Evet, kendini tanımak konusunda biraz geç kalmış gibiydim ama belki de tam zamanıydı. Görünen toplumsal kimliğimin yanında özellikle son birkaç yıldır gördüm ki ben kendimi en iyi yazarak ve yazdıklarımı paylaşarak ifade edebiliyorum. Bu şekilde ayrı yollarda aynı duygularla yürüyenlerle bağ kurmaktan da çok keyif alıyorum. Kendinize her gün biraz daha yaklaştığınız yolcuklarınızın olması dileğiyle!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale