X

Akademik kariyer mi, iş hayatına atılmak mı?

Lisans eğitimini tamamlayan pek çok üniversite mezunu için 20’li yaşların ortası, hayatına nasıl bir yön vereceği sorusunun cevaplanması gereken sıkıntılı bir dönemdir. Özellikle hatrı sayılır derecede başarılı bir öğrencilik geçiren herkes için akademik yolda ilerlemek ya da özel sektörde çalışmak büyük bir soru işareti olur.

Peki hangisi daha avantajlı?

Bu sorunun tabii ki herkes için net bir cevabı yok. Kendinize uyan alana yönelmek içinse öncelikle kendinizi çok iyi tanımalısınız. Her iki yolda da bambaşka dünyalara açılan kapılar çıkar karşınıza, önemli olan kendinizi ne tip bir hayata uygun gördüğünüz…

Burada farkında olunması gereken en önemli şey, hiçbir işin “iş olsun diye” yapıldığında sürdürülebilir olmadığıdır. Bu nedenle ideal olan, üniversite hayatı boyunca hem özel sektörü, hem de akademik hayatı deneyimleyecek fırsatlar yaratmış olmaktır. Özel sektörde bir yaz stajı, ya da bölümünüzdeki hocalardan birinin yanında yapacağınız küçük akademik çalışmalar ne yönde ilerleyeceğinize karar vermenizde tahmin edeceğinizden çok daha aydınlatıcı olabilir.

Ancak bu zamana kadar böyle bir fırsatınız olmadıysa da endişelenmeye hiç gerek yok. Mezun olduktan sonraki birkaç yıl, kendinizi tanımanız ve ne istediğinizi anlamanız için farklı şeyler denediğiniz yıllar olabilir. Bu dönemde kaygı duyduğunuz her an, kendinize hayat yolunun ne kadar uzun olduğunu, yıllar sonra dönüp baktığınızda bu kendini arama döneminin ne kadar küçük bir bölümü kapsadığını fark edeceğinizi hatırlatmalısınız. Umutsuzluğa kapıldığınızda kendinize örnek aldığınız başarılı insanların hayat hikayelerini okuyun. Hiçbir yolun dümdüz ve açık bir şekilde ilerlemediğini göreceksiniz.

Akademik hayatın da, iş hayatının da kendine dair avantajları ve dezavantajları var. Öncelikle bilmeniz gereken şey, seçiminiz ne olursa olsun, başarılı olmanın asla kolay olmadığıdır. Her iki yolda da düştüğünüz, sıkıldığınız, zorlandığınız anlar olacağının garantisini verebilirim. Kendi işinizi yapacak olsanız bile. Önemli olan, hangi tarafın zorluklarıyla mücadele edebilme yeteneğinizin olduğunu keşfetmeniz.

Akademik kariyerin avantajları nelerdir?

  • Akademik hayat, iş hayatında elde edemeyeceğiniz pek çok özgürlük alanını beraberinde getirir. İlk yıllarınızda olmasa da uzun vadede sektörel bir işte olduğu gibi bir alt-üst ilişkiniz olmayacaktır. Yapılması gereken işleri kendi programınıza göre düzenleyebilir ve buna göre ilerleyebilirsiniz. Çalışma azminiz ne kadar fazlaysa o kadar fazla yayın üretirsiniz. İş hayatında ise sizden beklenenler doğrultusunda sürekli rapor vermek durumunda olursunuz.
  • Yeni bir şeyler üretmek, araştırmak, sonuçlar çıkarmak az sayıda insanın başarma şansına sahip olabildiği şeylerdir. Eğer teorik denklemler üzerine çalışmak size haz veriyorsa akademik kariyer sizin için tükenmez bir motivasyon kaynağı olacaktır.
  • Bir şeyler öğretmek, herkesin sevdiği bir iş olmayabilir. Ancak bu konuda bir yatkınlığınız varsa, özellikle bir konuda uzmanlaştıktan sonra öğrencilere bir şeyler aktarabilmek müthiş bir tatmin yaratır.
Özel sektörde çalışmanın avantajları nelerdir?
  • Akademik kariyerin aksine, özel sektörde teoriden ziyade daha somut şeyler üzerine çalışma şansı elde edersiniz. Yaptığınız işin sonucu ister satış, ister üretim olsun, mutlaka somut bir şeyler üretme amacına hizmet edecektir. Eğer sonuç odaklı bir yapınız varsa çalışmalarınızın sonucunu doğrudan görebiliyor olmak oldukça önemli bir avantaj olacaktır.
  • Akademik hayat, iş hayatına göre daha çok yalnız çalışma üzerine kuruludur. Ancak bir şirkette çalıştığınızda çok daha fazla sosyalleşme imkanı bulursunuz. Global bir şirkette çalışıyorsanız farklı ülkelerden de iş arkadaşları edinir ve beraber çalışma şansına sahip olursunuz. Ekip çalışmasını seven bir yapınız varsa iş hayatı sizi bu açıdan memnun edecektir.
  • Akademinin aksine, özel sektör daha dinamik bir yapıya sahiptir. Çalıştığınız sektör ve pozisyona da bağlı olarak farklı görevlerde kendini deneme, farklı şehirlerde ya da ülkelerde çalışma fırsatları yaratma şansınız özel sektörde çok daha olasıdır.

Hayatta sizi hep motive eden, canlı tutan ve sevdiğiniz işi bulabilmeniz dileğiyle…

İlginizi çekebilir: İş hayatının ilk yıllarına dair bilmeniz gereken ipuçları

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

Dilara Beyler: 1991 İstanbul doğumluyum. 2015 yılında Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü'nden mezun oldum. 2001 yılında yelkenle tanıştım ve o günden beri hayatımdan hiç çıkmadı. Yelken sporuna çocukluğumda bireysel yarışmalarla başladım. Daha sonra çocuklar için yelken antrenörlüğü yaptım ve 2011 yılında yelken hakemi oldum. 2009 yılında Boğaziçi Üniversitesi Yelken Takımı'na katılmamla beraber yelken sporu benim için bireysellikten çıktı ve ekip sporu olan yat yelkenciliğine yöneldim. Şuan hala aktif olarak yat yarışlarına katılıyor ve hakemlik yapmaya devam ediyorum. Bunun yanında her zaman okumaya meraklı, kendini geliştirmeye çok kafa yoran biri oldum ve hem yaptığım sporda, hem de gündelik hayatımda motivasyonumu yüksek tutmak adına araştırmalar yapmak vazgeçilmezim oldu. Konuşmayı, anlatmayı seven halim de beni buraya getirdi. :)

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale