X

Ailenin psikolojik sağlamlığını etkileyen faktörler

İşlevsel bir birlik olarak kabul edilen ailenin, zorlukları karşılayabilme potansiyeli ve zorlukların ardından toparlanma gücü ailenin psikolojik sağlamlığı olarak ifade edilmektedir. Ve bu olgu aile sistemi ile bağlantılıdır. İlişkisel sağlamlık ya da dayanaklılık da bu sistem içerisinde öne çıkmaktadır. Özellikle zorlu yaşantılardan sonra aile bağları oldukça güçlenmekte ve duygusal paylaşımların artması ile ilişkiler daha nitelikli hale gelmektedir. Sisteminin iyiliği ve devamlılığında bir güç kaynağı olarak görülen ailenin psikolojik sağlamlığı, değişen yaşam koşullarına uyum sağlamada sağlıklı bir aile işlevini de ortaya koymaktadır.

Pozitif psikoloji anlayışlarından etkilenen bu süreç zayıf, işlevsiz faktörlere odaklanmak yerine ailenin işlevselliğine vurgu yaparak, ailenin güçlü faktörleri neler ise onları pozitif itici güç olarak kullanmayı hedeflemektedir. Anormal süreçlerden ziyade olumlu yönleri öne çıkaran ve buradan beslenen bakış açısı ile aile ilişkileri çok daha sağlıklı bir dinamiğe dönüşmektedir. Bu perspektif öte yandan anormal oluşumlar için koruyucu ve önleyici zeminler de oluşturmaktadır. Burada ailenin psikolojik sağlamlık yapılanmasında özellikle öne çıkan iletişim, bağlantılı olma/bağlılık ve esneklik gibi etkenler belirleyici olmaktadır.

Aile üyelerinin birbirinden beklentilerinin gerçekliği, duyguların rahatlıkla ifade edebileceği güvenli ortamların oluşturulduğu ağlar iletişim örüntülerini etkilerken bir diğer etki ise esneklik ile sağlanmaktadır. Sıkıntıların hangi biçimde karşılandığı, duyguların nasıl sarmalandığı bir ailenin ne kadar esnek olabildiği ile doğrudan ilişkilidir. Ailenin sağlıklılık, iyilik halinin temeli de burada gizlidir aslında. Bu bağlamda paylaşılan ortak anlamlar yaratmak, inanmak, umutlu olmak ve iyimserlik zorlu hayat olayları yaşanır kılarak, aynı zamanda biz duygusunu daha anlamlı hale getirmektedir. Ve beraberinde birbirini destekleyen bir temelde gelişen ailede en çok istediğimiz, iş birliğinin olmasıdır. Böylece bağlar güven, saygı, diğerinin iyiliğini isteme ve bunun için çaba sarf etme, birbirini dinleme becerisine sahip olma gibi unsurlarla sarsılmaz bir bütünlüğe ulaşmaktadır.

Ailede psikolojik sağlamlık göstergeleri olarak kabul edilebilecek; problemleri karşılama gücü ve çözme kabiliyeti ile çatışmaları ustaca yönetebilme de bu noktada önemli bir paya sahiptir. Ailenin sahip olduğu değerlerden bağımsız olarak ifade edemeyeceğimiz süreç aile üyelerinin daha yakın ilişkiler içinde olmasını da sağlamaktadır. Bir o kadar bireysel değerlerin oluşumunda etkin olan bu akış, ailenin psikolojik sağlamlığı ile doğrudan ilişkili olup aile üyelerinin her birinin psikolojik sağlamlığı için de bir temel oluşturmaktadır.

İlginizi çekebilir: Yaşlılığın kadınlaşması: Yaşlılıkta kadınların yaşam kalitesi nasıl artar?

İdil Arasan Doğan: İstanbul doğumlu olan Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı ile başladığı akademik yaşamını Psikoloji Doktora Programı ile sürdürmektedir. Yüksek Lisans Bitirme Tezini, Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ danışmanlığında "Alzheimer Hastaları Bakım Veren İyi Oluş Psikoeğitim Programının Bakım Verenlerin Tükenmişlik Sendromu Üzerine Etkisi" konusunda vermiştir. Üsküdar Üniversitesi Anne & Bebek Ruh Sağlığı Merkezi ve Türkiye Alzheimer Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır. Akademik çalışmalarına; geriatri, anne & bebek ruh sağlığı, kişilerarası ilişkiler, pozitif psikoloji bağlamında devam etmekle birlikte özellikle yaşlanma, demans; Alzheimer, kişilerarası ilişkiler alanlarında yoğunlaşmıştır. Yapılandırmış olduğu "Hasta Yakınları İyi Oluş Programı"nı Kadıköy Alzheimer Merkezi’nde 3 yıl boyunca uygulamıştır ve halen aynı merkezde ayda 1 kez olmak üzere "Hasta Yakını Destek Programı"nı yürütmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale