X

Aile enerjisinde önemli bir dönemeç: Kürtaj

Niyetim, çok tartışılan bir kavram hakkında farkındalık yaratmak, başka bir açıdan bakabilmenizi sağlamak ve elbette ihtiyacı olana bu yazımın şifa olması…

Sebebi her ne olursa olsun kürtajla yaşamına son verilen canların anne, baba ve yaşayan kardeşleriyle enerjisel olarak bağı var.

“Hepimiz biriz ve birbirimize bağlıyız” penceresinden baktığımızda bir ağacın kökleri gibi yaşamda ayakta kalabilmek, varlığımızı sürdürebilmek için en yakınımızda olan, yaşayan ya da yaşamayan canlarla bağlarımızın sağlıklı olması önemli… Buraya farkındalıkla, yeni bir bilinçle bakabiliriz.

Çok küçük yaşta; anne, baba olanların bebeklerine, toplumun, ailelerin dayatması nedeniyle evlilik dışı olan bebeklere, bakılamayacağı düşünülerek, biraz da korkudan vazgeçilen bebeklere, biten ilişkilerin, evliliklerin bebeklerine ve daha nicesine uygulanan kürtajın bir bedeli var.

Amacım, size “Kürtaj olun ya da olmayın” mesajını vermek asla değil. Böyle bir şeyi söylemek haddim değil. Sadece yaşadıklarınızın duygusal tarafına bakabilmeniz için farkındalık yaratmak!

Ana rahimine gelmiş, ancak bir şekilde, bir sebeple yaşama, dünyaya gözlerini açamamış bebeklerin, yaşamına geldiği kadına, erkeğe ve onların yaşayan diğer çocuklarına enerjisel olarak bir etkisi var. Bunun farkında mısınız? Yoksa bu derin acıyı, kendinizi hissizleştirerek bastırıp yok mu saydınız? Yasınızı yaşadınız mı?

Anneler kadar babaların da sorumluluğunda olan, kadınlar kadar erkekleri de etkileyen (hatta bazen daha fazla etkilenen erkek oluyor) kürtajın, üzerinizde yarattığı enerjiyi fark ederseniz, bu enerjinin şifalanması için daha bilinçli olabilirsiniz.

Tüm çocuklarınızı onurlandırın, yaşamayanları da

Yaşadıklarımızı unutmak, duygularımızı yok saymak, dondurmak, katılaştırmak, hissizleşmek çok kolayca yaptığımız bir şey. Zannediyoruz ki böyle yaptığımızda, konu halloldu. Ancak, gerçek bu değil. Yok sayılan, görülmeyen her insan nasıl bu duruma üzülür, öfkelenir, incinir ise… Aynı onlar gibi, yaşama gelmeyen her canlının, özellikle bağlı olduğu aileye, yok sayıldığı, görmezden gelindiği için enerjisel yükü var. Annenin ve babanın; yaşama gelmemiş bebeği için üzerini örttüğü derin acısı bir boyutta var ve canlı…

Mesela; kadın ve erkeğe sorulur ‘”Çocuğun var mı?” diye. Yaşayan çocuğu, çocukları varsa, kişi onları söyler. Halbuki hayata gelmeyenler de farklı eşlerden, partnerlerden olsa dahi söylenmelidir, sayılmalıdır, anılmalıdır. Yok sayılmamalıdır!

Kürtaj bebeği ya da bebekleri olan kişi; yaşayan çocuğu yoksa, çocuğum yok der. Halbuki vardır, bir boyutta enerjisel olarak bir can var olmuştur. Ancak yok sayılır!

Kürtaj, düşük ve erken ölenlerle birlikte toplam çocuk sayısı söylenmelidir. Bu dile gelmese de o ailede yaşayan kişi, yaşamayan kardeşlerinin ya da ağabey, ablasının, kardeşinin enerjisini hisseder. Bir boyutta, bir manada birbirleriyle bağlantıları vardır.

Vefat eden yakınlarımızı türlü şekillerde anarız, yolculuklarına uğurlarız. Cenaze töreni yapılır, dualar edilir, farklı inançlara göre ritüeller yapılır; ruhun başka bir boyuta geçişi onurlandırılır.

Kürtaj, düşük, erken ölüm bebeklerin de anılması, onurlandırılması, tüm aileye, eşlere, partnerlere şifa olur. Bu vesileyle tüm kardeşlerimi sevgiyle anıyorum ve onurlandırıyorum.

Bu yazım sizde bir rezonans yarattıysa, bu konuya dair farkındalık çalışması ve regresyon yapmak isteyenlerle 8 Aralık Cumartesi günü yeni ayın destekleyici enerjisinde buluşuyoruz. Katılım için bana akinhande@gmail.com adresinden yazabilirsiniz.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Gidenin ardından, geride kalan: Geçmişi onurlandırarak vedalaşmak

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale