Gidenin ardından, geride kalan: Geçmişi onurlandırarak vedalaşmak

Çok kıymetli bir dostumla sohbetteyiz. Birbirimizi hiç yargılamadan sohbet edebilmenin rahatlığını ve keyfini yaşıyoruz. Arkadaşım yıllar önce eşinden boşandı, güzel mi güzel bir kızı var.
 
Aşk, evlilik, aldatma, boşanma, ayrılık… Konuştuğumuz konular bunlar. Onun şu sözlerini, noktasına virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşmak istedim. Bir deneyimi, bir farkındalığı, onu yaşayanın duygu ve his dünyasından dinlemek, algılamak bence çok kıymetli. Özellikle boşanma yaşayanların okumasını ve şifalanmasını diliyorum.

“Evlilik de boşanma da iki kişi arasında olan bir şey. Ama bazen bir taraf yolunu çoktan çizmişken öteki bazı şeylere yeni uyanıyor olabilir. Ki bu çok acı verici bir şey. Uzun evliliklerde ve beklemediğin kopuş ve gidişlerde… Ben hep bunları yaşarken tek bir şey hayal ederdim. Bana şöyle diyebilse diye hayal ederdim:
 
‘Sen değerlisin, önemlisin, seni hiç ama hiç böyle kırmak, incitmek istemedim. Ama olaylar, yollar bizi bu şekile soktu. Senin incinmeni, acı çekmeni hiç istemiyorum. Ve sen acı çektikçe ben de çekiyorum. Beni anlamanı bekleyemem. Ama ben seni anlıyorum. Elimden ne gelir sana bu duyguları hissettirmemek için? Senin bu kızgınlığı, kırgınlığı, incinmişliği yaşamanı ve bunu yaşatanın ben olmasını hiç ama hiç istemezdim. 
 
Seninle yaşanmış bir dolu güzel yıllarımız var. Seni bu duygularla kavrulurken görmek benim içimi çok acıtıyor. Bana içindekileri söylesen daha mı rahatlarsın? Ben buna da, sana iyi gelecekse hazırım. Yeterki sen bu öfke ile kendine zarar verme. Sen önemlisin benim için… Her şeyden önce bir insan olarak.'”

Geçmişi onurlandırarak vedalaşmak

Arkadaşlar bu sözler tam bir onurlandırma. Peki bizleri; onca güzel zamanı paylaştığımız insana kalbimizi açıp bu sözleri söylemekten alıkoyan nedir? Onu onurlandırmaya ne engel olur?

 

 
Yıllarca birlikte aynı yastığa başınızı koyduğunuz kişinin, hayatına başka bir partnerle devam etmesi zor geliyor, ağrımıza gidiyor olabilir. Doğal olarak insanız, duygularımız var. Şunu fark etmek yaşamımızın devamında ve sağlığımız için önemli. Geçmişi, ilişkilerimizi, partnerlerimizi onurlandırmadığımız sürece aynı enerji sarmalının içinde hapisiz. Bir sonraki ilişkiye de benzer duyguları, korkuları taşıyoruz. 
 
Ayrıca öfkede kaldıkça kendimize acı veririz, acıdan besleniriz, o kişiye enerjisel olarak bağlı kalırız. Acı, öfke, suçluluk duygularıyla kendinizi pişiriyor olabilirsiniz, isterseniz küllerinizden yeniden doğabilirsiniz.
 
Sakın ola ki “Ben bu kadar acı çekerken mutlu olmazlar” diye düşünmeyin. Bilinçaltı boyutta kendinizi kötü ederek, kötü hissederek almaya çalıştığınız intikam sadece size etki ediyor. Çünkü hayat devam ediyor. 
 
Şimdi, şu an ayrıldığınız eşinizi onurlandırabilirsiniz. Her ne olduysa oldu, AŞKla yaşayabilirsiniz.
 
Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Huzura ve mutluluğa ulaşmanın anahtarı: Gölge yaralarımızla çalışma

Hande Akın
5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve ... Devam