X

A’dan Z’ye kombucha: Nedir, nasıl tüketmeli, kimler kullanmalı?

Her gün yeni bir sağlıklı içecek türüyor veya sağlıklı besin ortaya çıkıyor. Son yıllarda özellikle fermente ürünlerin sağlıktaki değeri artınca, kefir ve bozadan sonra bir fermente içeceğimiz daha oldu. Kombucha!

Yeni nesil fermente içeceklerden biri. Hafif aromatik tadı, içeriğine eklenen meyve, baharat veya çay çeşitleri ile lezzeti değişebilen, hafif gazlı bir içecek türü. Merak edenlere kombuchayı anlattık…

Kombucha nedir?

“Ölümsüzlük iksiri” takma adına sahip bu fermente içecek, gün geçtikçe popülaritesi artmakta, sağlıklı kafelerin de menülerine yerleşmektedir. Özünde siyah çay, şeker ve Scoby adı verilen “iyi” bakteri ve maya kültüründen elde edilmektedir. Bu canlı mikroorganizmalar hafif asidik tat verip ve fermente olmaları sonucu doğal bir alkol oluşturmaktadır.

Kombucha ne kadar zamandır var?

İnsanların 2000 yıldan fazla bir süre önce Doğu Asya’da yapmaya başlandığı bilinmektedir. Rusya üzerinden Almanya’ya, daha sonra ABD’de 1980’lerin sonlarına doğru dikkatleri çekmeye başlamıştır. Ülkemizde son 7-8 yıldır konuşulmaya başlanmıştır.

Kombucha hastalıklarla savaşmaya yardımcı olabilir mi?

Kombuchanın diyabetten, damar sertleşmesine, kansere, karaciğere hastalığına kadar pek çok hastalığın tedavisine yardımcı olabilecek bir ilaç gibi olduğu konuşuluyor olsa da, kanıta dayalı tıp biliminde kombuchanın yer edebilmesi için uzun dönem araştırmaları gerektirmektedir. Deneyenlerin, düzenli tüketmeye başlayanların hem motivasyon hem de sağlık açısından iyi hissettikleri gözlemlenmektedir.

Antioksidanlardan zengindir.

Bu çay türünde polifenoller olarak adlandırılan antioksidanlar bulunmaktadır. Bu antioksidanlar, vücuttaki iltihabı azaltmaya ve bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı olup bağırsak sağlığı için oldukça faydalı antioksidanlardandır.

B Vitamini içerir.

B vitaminleri vücutta düzenleyici işlevlerinin yanı sıra yiyecekleri enerjiye dönüştürmeye yardımcı olurlar. Kombucha içeriği incelendiğinde çeşitli B vitaminlerine rastlanmıştır. Ancak B vitamini kaynağı olarak söylemek doğru değildir, çünkü B vitaminlerini daha fazla miktarda alabileceğimiz çeşitli besinler bulunmaktadır. Kombuchanın içeriğindeki probiyotik, prebiyotik özellikleri, antioksidanları gibi diğer faydalı noktaları, B vitamini değerinin önüne geçmektedir.

Kombucha alkollü bir içecek midir?

Tüm kombuchalar maya ile şekerin fermantasyonu sonucu içersinde biraz alkol bulundurur. İçinde hacim olarak %0,5’ten daha az olan ticari markalar “alkolsüz” olarak satılabilir. Bu nedenle kombuchalar da alkolsüz içecek kategorisinde değerlendirilmektedir.

Fermantasyon süresi, sıcaklık ve içeceğin depolanma şekli, içeceğin ne kadar güçlü hale geldiğinde rol oynar. Bazı kombuchaların şişede bile fermente olmaya devam edebileceği unutulmamalıdır.

Kombuchayı kimler güvenle içebilir?

Eğer bir sağlık probleminiz var ise (herhangi bir inatçı enfeksiyon, özellikle karaciğer, böbrek veya akciğer hastalığı vb. gibi) doktorunuza sormadan asla tüketmeyiniz. Hamileyseniz de içindeki scoby mayasından dolayı içmemelisiniz.

Ancak bunlara ve benzeri durumlara sahip değilseniz, yarım çay bardağı gibi az miktarda başlayıp yavaş yavaş artıracak şekilde düzenli olarak tüketebilirsiniz.

Yan etkileri olabilir mi?

Uygunsuz ev koşullarında mayalanan kombuchaların, karın ağrısı, mide bulantısı, enfeksiyonlar ve alerjik reaksiyonlara sebep olduğu bildirilse de doğru ısı, kap ve ortam ile hijyenik koşullarda yapılabiliyor ise fermantasyon süresi takip edilmelidir. Ev koşullarında mayalandırma yapılamıyorsa, güvenilir markaların kombuchaları doğru koşullarda saklayarak tüketilmelidir.

Kombucha saklarken ve tüketirken nelere dikkat edilmelidir?

  • Kombuchayı fermantasyonun şişe içerisinde de devam ettiğini unutmadan buzdolabında saklamak gerekir. Kapağı açıldıktan sonra şişeyi bir süre oda sıcaklığında bırakırsanız, içindeki karbonat birikebilir ve şişeyi açtığınızda sürpriz bir sıçrama/patlama yaşayabilirsiniz.
  • İlk kez kombucha içeceklere de başlangıçta bir büyük bardak yerine az az başlayıp sonrasında zamanla arttıracak şekilde bir tüketim yapılması gerektiğini tekrar hatırlatmak gerekir.
  • Günde 1 bardak kombucha içeceği alınması gereken faydalar için yeterlidir.

Özetle; kombucha fermente bir içecek türü olup giderek popülerleşmektedir. Bunun nedeni günümüzde oldukça ön plana çıkan bağırsak sağlığıdır. Koruyan ve besleyen yararlı bakteriler içermesi, probiyotik etkili olması en önemli özelliğidir. Yapım aşaması biraz dikkat gerektirip zahmetli olsa da içerdiği besin öğeleri kıymetli olup tüketimini önemli hale getirmektedir. Kombuchanın diğer besinlerde olduğu gibi tek başına mucizevi etkisinin olduğunu düşünmemek gerekir.

İlginizi çekebilir: Vejetaryenler için 5 iyi D vitamini kaynağı

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale