X

Acro Yoga ile ilgili bilmeniz gerekenler ve yeni başlayanlar için 5 basit Acro Yoga pozu

Acro Yoga, Yunanca ‘yüksekte, kaldırılmış’ anlamına gelen acro ile Sanskritçe ‘katılmak, birleşmek’ anlamına gelen yoga kelimelerinden oluşuyor. 2004 yılında kuvvet arttırmak için yeni hareketler arayışına giren Jason Nemer ile Jenny Sauer-Klein tarafından yaratılan bu yoga türü, çift olarak yapılıyor. Aşağıda merak edenler için Acro Yoga ile ilgili bilgilere ve yeni başlayanlar için de 5 kolay Acro Yoga pozunun gösterildiği bir videoya yer veriyoruz:

  • Acro Yoga; yoga, akrobasi ve şifa sanatlarının birleşiminden oluşur

Acro Yoga; yoganın bilgeliğiyle, akrobasinin dinamik gücü ve şifa sanatlarının nezaketini birleştirir. Bu 3 şeyin birleşimi ise güven, neşe ve birlik duygularını güçlendirir.

İlginizi çekebilir: Acro Yoga ile ruhların buluşması

  • Acro Yoga herkes içindir

Acro Yoga yapmak için akrobat olmanıza gerek yok. Başınızın üstünde duramıyor ya da oturduğunuz yerden ayaklarınıza dokunamıyor olabilirsiniz. Ancak bunların hiçbiri mühim değil. Sadece hevesli bir yogi olmanız yeterli; çünkü gereken pratiği yaptıkça, hareketleri nasıl yapacağınızı zaten öğreneceksiniz.

  • Beden fark etmiyor

Daha yapılı olanların altta, daha zayıf olanların üstte olduğunu düşünebilirsiniz, ancak durum öyle değil. Çünkü Acro Yoga’da önemli olan güçten ziyade tekniktir.

  • Güven duymak ve kazanmak

Acro Yoga, büyük bir güvenli alandan çıkış örneğidir. Buradaki hareketleri tam anlamıyla yapabilmek için öncelikle önyargılarınızı kırmalı, ardından da partnerinize güvenmeyi öğrenmelisiniz. Ki bu aynı zamanda onun da güvenini kazanmanız anlamına gelir.

İlginizi çekebilir: Gebelikta Acro Yoga yapmak bebeklerin daha dengeli olmasını sağlıyor

  • Bilmek için yaşamanız gerekir

Son olarak; Acro Yoga’nın terapatik etkilerinden faydalanabilmenin ve onu tam olarak anlayabilmenin tek yolu onu deneyimlemekten geçiyor. Daha önce de belirttiğimiz gibi, herkes Acro Yoga yapabilir. Doğru teknikleri öğrendikçe gereken hareketleri rahatlıkla yapabileceğinize emin olun ve kendinizi bu güzel deneyimi yaşamaktan alıkoymayın.

Kaynak:

acroyoga.org

mindbodygreen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale