X

85 yıl süren Harvard araştırması mutlu bir hayatın sırrını buldu

Günümüz dünyasında neyin önemli olduğunu bilmek, hayattaki öncelikleri belirlemek gittikçe zorlaşıyor. Kimine göre kariyer, kimine göre aile, kimine göre para… Harvard Üniversitesi tarafından yapılan 85 yıllık bir araştırma ise insanlar için neyin öncelikli olduğunu belirlemeyi başardı. “Grant and Glueck Study” ismiyle anılan bu çalışma aslında iki araştırmanın birleşiminden oluşuyor. Grant Araştırması kapsamında 1939-2014 yılları arasında Boston’da büyüyen 456 düşük gelirli erkek incelenirken, Glueck Araştırması kapsamında 1939-1944 yılları arasında Harvard’da okuyan ve mezun olan 268 erkeğin yaşamı ele alınıyor. Tabii şimdi araştırmaya katılan insanlar neredeyse 90 yaşında.

Oldukça uzun soluklu olan bu araştırma süresince birçok araştırmacı gelip geçti, farklı teknikler kullanıldı, fakat çalışma hep devam etti. Kan örnekleri, beyin taramaları, bireysel görüşmeler, yaşam tarzı incelemesi ve daha nicesinin sonucunda ortaya çarpıcı su sonuç çıktı: “Araştırmadan edindiğimiz en net mesaj şu: Bizleri sağlıklı ve mutlu kılan tek şey, iyi ilişkiler.-Araştırmanın baş yöneticisi Robert Waldinger.

Sağlıklı ve kaliteli ilişkiler = Mutlu bir yaşam

Ne kadar para kazandığınız, ne kadar konferansta konuştuğunuz, ne kadar takipçinizin, hayranınızın olduğu, ne kadar büyük şirketlerde çalıştığınız ya da ne kadar aşık olduğunuz değil. Yapılan bu araştırma, hayatta güvenebileceğiniz, kendinizi teslim edebileceğiniz insanlara sahip olmanın sinir sistemini rahatlattığını, beynin daha uzun süre sağlıklı kalmasına yardımcı olduğunu, duygusal ve fiziksel acıları dindirdiğini gösteriyor. Araştırma ayrıca, kendini yalnız hissedenlerin fiziksel sağlığının bozulduğunu ve daha erken öldüklerini de açığa çıkarıyor.

Araştırmanın yöneticilerinden biri olan ve The Good Life kitabının da yazarı Waldinger; “Önemli olan kaç tane arkadaşınızın olduğu, duygusal bir ilişkinizin olup olmadığı değil. Önemli olan yakın ilişkilerinizin kalitesi” diyor. Bu aslında şu anlama geliyor: Büyük bir arkadaş grubunuzun olması, her hafta sonu dışarıya çıkıyor olmanız veya mükemmel bir romantik ilişkinizin olması önemli değil. Önemli olan bu ilişkilerinizin kalitesi; ne kadar derin olduğu, bir şeyler paylaşırken kendinizi ne kadar güvende hissettiğiniz, karşınızdakinin gerçekten kim olduğunu ve onun size gerçekten kim olduğunuzu gösterip gösterememesi.

Her şeyiniz olsa da sevgi dolu bir ilişkiniz yoksa…

Araştırmayı 1972-2004 yılları arasında yürüten Harvard’lı psikiyatrist George Vaillant’a göre burada iki tane yapısal unsur var; bunlardan biri aşk, diğeri de aşkı bir kenara itmeden hayatla baş etmenin bir yolunu bulma. Yani eğer aşkı bulduysanız ama iş kaybetme, anne-babanızı kaybetme, çocuğunuzu kaybetme gibi bir travma yaşıyorsanız ve bununla baş edemiyorsanız, sonunda aşkı da bir kenara itersiniz. Aslında Vaillant’ın bu yorumu, duygularla ve stresle mücadele kapasitenizi öncelik haline getirmek gerektiğini hatırlatan önemli bir bakış açısı.

Eğer bir şeylerle mücadele etmeye çalışıyorsanız terapiste gidin, destek gruplarına katılın, kendinize uygun bir workshop araştırın, danışman bulun… Kısacası kendinize iyi bakmanın yollarını araştırın. Kendi kişisel gelişiminizi ciddiye almazsanız, hayatınızdaki ilişkileri de kaybedersiniz çünkü araştırmadan çıkan sonuç çok net: Sonunda istediğiniz tüm parayı elde edebilir, başarılı bir kariyere ulaşabilir, iyi bir fiziksel sağlığa sahip olabilirsiniz ancak sevgi dolu bir ilişki olmadan mutlu olamazsınız.

Bir sonraki sefer yemek masasında sevdiklerinizle vakit geçirmek yerine Facebook veya Instagram sayfanızda aşağıya doğru kaymaya devam ettiğinizde bu araştırmanın sonuçlarını tekrar düşünün. Ya da bir arkadaşınızla dışarı çıkmak yerine geç saatlere kadar ofiste kalıp çalışmaya karar verdiğinizde bu araştırmanın sonuçlarını hatırlatın ve neyin gerçekten şu hayatta önemli olduğunu bir kez daha fark edin. Evet, insan ilişkileri karmaşık ve zor olabilir, bazen çatışmalar sizi zora sokabilir, iletişim kurmakta güçlük yaşayabilirsiniz. Ancak, yaşamın da güzelliği, hayatı eşsiz kılan şey, bu ilişkileri sağlam tutmak adına attığınız adımlardır. Unutmayın, mutluluk güzel ilişkiler kurmakta gizli.

İlginizi çekebilir: Harvard’lı araştırmacılar daha mutlu bir hayatın sırrını bulduHarvard’

Kaynaklar: INC.com, adultdevelopmentstudy

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale