X

5 element ve aromaterapi: Denge formülümüzü bulmak mümkün

5 Element teorisine göre evrendeki her şey 5 elementten oluşur. Her şey evrenden doğar ve evrene döner… Bunlar; ateş, toprak, metal, su ve ağaçtır. Doğada bulunan yaşam enerjisi ile bağlantı kurmanın 5 farklı yolunu temsil eden bu elementler ise evrenseldir ve yaşamımız içinde denge, düzen ve değişim sağlamamız için hayat yolculuğumuzu desteklerler.

Doğanın bir parçası olan bizler de, bu 5 elementi doğru şekilde kullanarak, hayat ve doğanın ritmi ile bağ kurabildiğimizde, dengeyi yakalar, fiziksel ve ruhsal sorunlarımızı dönüştürebiliriz.

Vücudumuzu bilinçaltı zihnimizin fiziksel ifadesi; tüm duygularımızı ise dili olarak düşünebiliriz. Meridyenlerimiz ise, artık, tüm duygularımızın, yaşam enerjimizin aktığı kanallardır.

Eğer ki bu yaşam enerjisi, doğal, rahat, serbest bir şekilde vücudumuzda-meridyenlerimizde gezinebiliyorsa sağlığımız yerinde ve uzun ömürlüdür. Ancak bloke edilmiş veya bastırılmış duygular hayatımızın bir parçası haline geldiyse, vücudumuz bunu otomatiğe bağlar, her ezberlenmiş duygumuz, tepkimiz için aynı proteinleri üretir ve biz de sürekli aynı tepkileri verir, aynı duyguların yol açtığı kronik hastalıkları yaşamaya başlarız. Yaşam enerjimiz, rahatça akamadığı için tıkanıklıklar ve sağlığımızda dengesizlikler çıkarmaya başlar.

Klasik, oryantal veya Çin tıbbında kullanılan 5 Element teorisi ve dengeli, uyumlu “Chi” akışı yaratmak, Ruh-Beden-Zihin sağlığı için çok önemlidir. Tüm hastalıkların nedeni, bu 5 elementin kendi arasındaki dengesinin bozulması ile ilişkilidir ve tedavilerde de esas olan, elementlerin dengesinin tekrardan kurulmasını sağlamaktır.

Peki bu 5 elementin aromaterapi ile ilişkisi nedir?” derseniz; ona da geleceğim ama ilk önce aromaterapinin ne olduğuna bir bakalım.

Aromaterapi, doğada var olan aromatik bitkilerin çeşitli bölümlerinden elde edilen yağların, yine bizlerin duygusal ve zihinsel sağlığımızı iyileştirici ve tamamlayıcı olarak kullanılması esasına dayanan bir bütünsel terapi yöntemi olarak karşımıza çıkıyor. İşte burada, doğanın şifalandırıcı gücüne bir kez daha şapka çıkartıyoruz.

Esansiyel yağlar, 5 elementimizi dengelerken, meridyenlerimizdeki “Chi akışının da dengeli, uyumlu, doğal halini geri kazanmasına yardımcı olur. Aromaterapi için; 5 elementimizi dengelemek, ihtiyacımız olan elementleri sağlığımıza tamamlayıcı ve iyileştirici olarak katmanın bir yolu da diyebiliriz. Her bir damlasında bitkinin ruhunu taşıyan bu yağların sihrine inanmamak mümkün değil.

Hepimiz doğum anında aldığımız etkilere bağlı olarak elementlerden oluşuruz. Çin Astrolojisi ile doğum tarihimizi, element bilgisine dönüştürerek, ihtiyacımız olan elementleri belirleyebiliriz. Bu elementlere karşılık gelen, bizi destekleyecek, şifalandıracak, aromatik bitkilerin esansiyel yağlarını günlük hayatımıza dahil ettiğimizde, fiziksel, zihinsel, duygusal dengemizi yakalamak kolaylaşır.

Kadim bilgiler ve doğanın şifalı yönünü bir tutam yaratıcılık ile bir araya getirdiğimizde yaşamın sihirli formülünü yaratmıyoruz belki ama hayatımızın her yönünde aradığımız DENGE formülünü kendimize özel hazırlıyor ve evrene bize verdiği nimetleri için şükürlerimizi iletiyoruz.

Not:
http://madeinfengshui.com/aromaterapi/ sayfamızdan 5 Elemente uygun hazırladığımız yağlar hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Bizimle iletişime geçebilir, doğum tarihinizi vererek, olumlu elementlerinizi öğrenebilir ve ihtiyacınız olan elemente karşılık gelen denge yağlarından sipariş verebilirsiniz…

Ya da sadece takip etmek isterseniz, web sitemizi, Facebook veya Instagram hesaplarımızı ziyaret edebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Yaşam enerjisi evinizde özgürce dolaşsın: 12 dekorasyon önerisi

Bahar Gücüyener Pardorokes: 1970 yılında İstanbul’da doğan Bahar Pardorokes Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesinin ardından Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2012 senesine kadar çeşitli mimari ofislerde, yurt içi ve yurt dışı projelerde, daha sonra da kendi mimarlık şirketinde aktif olarak çalıştı. 2013 senesinden itibaren ise kişileri, yaşadıkları mekânlar ile uyumlayarak mekânları düzenleme fikri gelişmeye başladı… 2013 senesinden itibaren mesleki bilgisine, Feng Shui öğretisini eklemeye karar verdi. Önce IFSA (International Feng Shui Association) Türkiye temsilcisi Master Esra Koyuncu’nun eğitimlerini tamamladı. Daha sonra Grand Master Raymond Lo’dan Klasik Feng Shui, Çin Astrolojisi ve I Ching eğitimlerini alarak danışmanlık derecesi kazandı. Y. Mimar Banu Olcay Akkiprik ile beraber “madeinfengshui” şirketini kurdu. O günden beri, ev ve işyerlerine, profesyonel Feng Shui danışmanlık hizmeti vermeye devam ediyor, mekânları, sahipleriyle dengeli hale getirmeye çalışıyor. “Aynı Feng Shui uzmanı gibi mimarın da amacı yaşanılan mekânları iyi işlev görecek şekilde tasarlamak, her mekânda var olacak faaliyete uygun dekorasyon ve düzenleme sağlamaktır. Yaşadığımız mekânlarda, yaşam enerjisini yok saymamız mümkün değil. Bu enerjinin, mekân içinde mükemmel şekilde akması, içinde yaşayanlara da mutluluk sağlık, denge getirir. Bütün tarihsel süreçte ve şimdi günümüzde yine hepimiz, huzur ve mutluluk peşinde değil miyiz?”

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale