X

5 adımda rüyanızı nasıl kontrol edebilirsiniz?

Wake induced lucid dream (WILD) tekniği zihniniz uyanıkken bedeninizin uyumasına imkan veriyor. Bu teknikte odaklanarak, kendinizi ayık kalmaya konsantre ederek bedeninizin uykuya dalmasını sağlayabilirsiniz. Kaslarınız çalışmayı bırakıyor ve beden sıcaklığınız düşüyor. Beden uyuyor olmasına rağmen, zihniniz açık kaldığı için rüyada ayık kalabiliyorsunuz. Başka bir deyişle rüyayı kendinizi yaratabiliyorsunuz. Lucid dreaming diye adlandırılan bu durumu kontrol edilebilir rüya olarak algılayabiliriz.

Rüyalarınızı kontrol etmeniz imkansız değil

Kontrol edilebilir rüyayı nasıl uygulayabilirsiniz?

Öncelikle bunu tatbik edebilmeniz için ayık kalmanız gerekiyor. Yatağa gitmeden bir saat önce başlayın. Bundan önce de kontrol edilebilir rüya hakkında makaleler ya da yazılar okuyabilirsiniz.
Bu bir saat boyunca, hiçbir şey yemeyin, içmeyin ve televizyona ya da bilgisayara bakmayın. Bu bir saat boyunca tamamen rahatlamaya çalışın. Eğer varsa not defterinizden eski rüyalarınıza dair bir şeyler okuyun. Bu sizin iyice odaklanmanıza sebep olabilir.

Bunları yaptıktan sonra, belki birkaç nefes egzersizi de yapabilirsiniz. Artık tamamen rahatladığınıza göre, odadaki bütün ışıkları söndürün. Oda sıcaklığı optimum seviyede olsun ve odada herhangi bir ses olmamasına dikkat edin.

1. Uzanın ve rahatlayın

Yatağa uzanın ve uyumanız için normalde ne gerekiyorsa hepsini hazır edin. Özellikle rüya esnasında hareket etmemeniz gerekiyor. Yataktaki duruş şeklinizi buna göre ayarlayın.

Ayrıca odanızı son bir defa kontrol edin. Işıkları ve sesi de gözden geçirin ve rahatlamaya koyulun. Aklınızda hiçbir şey olmamasına dikkat edin. Herkesin uyumadan önce aklına türlü türlü şeyler gelir. Bu sefer operasyonun başarılı olabilmesi için hiçbir şey düşünmemeniz gerekiyor. Kısaca, aklınıza gelen ne varsa onları bir şekilde unutmaya çalışın.

2. Kaslarınızı rahatlatın

Şimdi sıra kaslarınıza geldi. Bedeninizin bütün parçalarını rahatlatmaya çalışın. Buna en küçük parçalar da dahil olsun. Özellikle bütün kaslarınızın rahatlamış olması çok önemli.

3. Nefesinizi kontrol edin ve kalp atışlarınızı hissedin

Kaslarınız da rahatladığına göre, nefesinize odaklanabilirsiniz. Nefesinizi hissetmeye çalışın. Ve unutmayın, burada derin derin nefes almanız gerekiyor. Nefesinizle beraber kalp atışlarınızı da hissedin.

4. Gözünüzde bazı şeyleri canlandırın ve sesler duymaya çalışın

Bedeniniz uyurken zihniniz ayık kalabilir

Bir önceki aşamalarda en az 20 dakika harcadığınızdan emin olun. Rahatla bu teknik için çok önemlidir. Şimdi ise, bir şeyleri hayal etmeniz gerekiyor. Ortada bir şekil yokken unu zihninizde canlandırabilmeniz gerekiyor.

Önce bir daireyle başlayın. Daire sizin için tamamen göründüğünde onu hemen unutun. Sonra tekrar hatırlayın ve bu daireden başka şekiller çıkarmaya çalışın. Sonra bu şekillerle oynamaya başlayın. Onları renklendirin.

Artık daha karmaşık şeyler görmeye çalışın. Mesela bir plajı hayal edin. Ancak bunu yaparken çok temel şeyleri hayal edin. Ağaç, deniz, plaj olsun. İşi çok fazla da karışık hale getirmeyin.

Burada önemli olan nokta, sizin bunları görmenizde yatıyor. Sanki o plaj gerçekten oradaymış da, siz ona bakıyormuşsunuz gibi bir pozisyon alın.

5. Kendinizi uykunun kollarına bırakın

Artık kendinizi bu çevrenin içine bırakabilirsiniz. Ellerinizi ayaklarını kontrol edin mesela, ya da çevrenizde, arkanızda ne olduğu görmek için dönün. Sıcaklığı hissetmeye çalışın ve ortamdaki müziği dinleyin.

Artık kontrollü rüyanın içerisindesiniz. Gördükleriniz tamamen kafanızın içerisinde gerçekleşiyor. Kontrollü rüyanın içinde yapılan en büyük hata, “Rüya görüyorum.” Diye bağırmaktır. Bu işi ilk yapmaya başlayanlar hep bu hataya düşüyorlar. Ancak sizin serinkanlı olmanızda fayda var.

Kaynak:
Howtolucid

Rüyaları hatırlamada kültürel farklılıklar ne kadar etkili oluyor?

Rüyaların ve kabusların anatomisi

Gördüğünüz cinsel içerikli rüyaların uyku pozisyonunuzla bir ilgisi olabilir mi?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale