X

3D makyaj malzemenizi kendiniz “yazdırın”. Nasıl mı?

Grace Choi, güzellik endüstrisine girmeye karar verdiğinde Harvard Business School’daydı. Ufak bir araştırma sonucu gördü ki kozmetik markaları, aslında teknolojinin bedava sağladığı bir şeyi, renkleri, astronomik fiyatlara satıyordu. Oysa yazıcılar herkesin erişimindeydi ve yazıcı mürekkebi, kozmetikçilerin kullandığı FDA (Sağlık Bakanlığı) onaylı renklendiricilerle aynıydı.
Choi, kendi mini 3D yazıcısını, Mink’i yarattı. Mink 300 $’a satılıyor ve internetteki renk fotoğraflarının renk kodlarını girerek herkesin kendi makyaj malzemesini “yazdırmasını” sağlıyor.

Mink yazıcısı, normal bir yazıcı mürekkebiyle çalışıyor. Öncelikle istediğiniz rengi seçmeniz gerekiyor. Choi makinenin krem kıvamında rujlar ve toz farlar “print” ettiğini söylüyor. Seçtiğiniz rengin anahtar kodunu kopyalamak için renk seçiciyi kullanın. Bu demo’da Choi pembe seçiyor.

Photoshop ya da Microsoft Paint kullanarak, kopyaladığınız anahtar kodu yeni bir dökümana yapıştırın. Seçtiğiniz rengin belirdiğini göreceksiniz. Rengi, bilgisayarınızdaki diğer dökümanları yazdırdığınız gibi yazdırın.

İşte bitmiş ürün böyle görünüyor. Mink’in sağladığı bir kabın içinde geliyor ve tıpkı bir far gibi görünüyor.

Bir fırça yardımıyla, yazdırdığı farı eline süren Choi, “Mink, web’i dünyanın en büyük güzellik merkezi haline getiriyor.” diyor. Öyle görünüyor ki yakında, arkadaşınızın dudak parlatıcısının fotoğrafını çekip print edebileceğiniz bir dünyada yaşayacağız.

Söz konusu çalışmanın kullanım açısından daha birçok teste gireceği aşikar fakat kozmetik sektöründe ciddi değişimler yaratacağının da işareti niteliğinde değerlendirebiliriz.

İşte Choi’nin makyaj-yazdırma makinesi Mink’in çalışma aşamaları:

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale