X

21 Haziran: Enerjisi ve önemi yüksek bir gün

21 Haziran, hem yaz gün dönümü hem de Dünya Yoga Günü olması sebebiyle enerjisi yüksek bir gün. Dünya Yoga Günü’nün, en uzun gün ışığı aldığımız gün olarak belirlenmesi tesadüf değil. Hindistan başbakanı 2014’te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda, 21 Haziran’ın bazı fiziksel ve kültürel özellikleri sebepleriyle yoga günü olarak belirlenmesini ve tüm dünyada kutlanmasını önererek kabul ettirmiştir. Yaptığı açıklamada yoganın kişiye kazandırdığı armağanlardan bahsetmiştir:

“Yoga, Hindistan’ın kadim geleneklerinin insanlığa armağanıdır. Zihinle bedenin, düşünceyle eylemin, niyetle yerine getirmenin birliğini simgeler. Aynı zamanda insanla doğa arasında uyumun da simgesi olan yoga, insanın kendi içindeki, doğadaki ve dünyadaki birliği keşfetmesini sağlar.”

Gerçek sağlık sadece bedensel değil, zihinsel ve ruhsal bütünlüğü ve iyi olma halini de içinde barındırır. Özellikle modern Batı toplumunda, modern yaşamın getirileri olan dışarıya odaklılık, fiziksel efor ve başarma temaları sağlık kavramının da aynı bu temalar gibi görünür olan fiziksel sağlıkla sınırlı kalmasına sebep olmuştur. Fakat odaklanılan bu temalar beraberinde yüksek stres, anksiyete, tükenmişlik sendromu, kronik/otoimmün rahatsızlıkları da getirmiş ve yaygınlaştırmıştır. Bu tür rahatsızlıklar sadece fiziksel bedende yapılan fiziksel uygulamalarla çözülemedikçe zihin ve ruh halinin de sağlığa etkisini görünür kılmaya başlamıştır. Mindfulness, yoga, meditasyon, nefes çalışmaları, stres yönetimi gibi alanların son yıllarda daha popüler hale gelmesi, uygulayanların ve fayda görenlerin sayısının gün geçtikçe artması rastlantıdan ibaret değildir. Yoğun ihtiyaç, çözümü de beraberinde getirmiştir.

Sürekli zihinde yaşamak; her an planlarını düşünmek, ilişkilerini tekrar tekrar gözden geçirmek, geçmişte yaşadıklarına üzülmek ya da öfkelenmek, gelecekteki olası senaryoları yazıp bunlar için kaygılanmak zihinle özdeşleşmeye, zihinle kendini bir tutmaya, neden olur. Az önce bahsettiğimiz modern Batı toplumunda yaşanan tam olarak budur: Zihinle özdeşleşme.

İşte bu noktada mindfulness, yoga, meditasyon, nefes çalışmaları pratikleri dikkatini dışarıdan içeriye, içsel bedene, çevirmene yardımcı olarak zihinle bir olmadığını; zihnindekilerin çoğu zaman gerçekliği yansıtmadığını, senin aslında zihni gözlemleyen olduğunu kavramanı sağlar.

Pratikler boyunca dikkatini beden duyumlarına yoğunlaştırmak, zihnindekileri gözlemlemek, nefesini fark etmek, duygularını keşfetmek, sağlığını iyileştirmene ve geliştirmene giden yol haline gelir. Gerçek sağlığına kavuşmak ancak beden-zihin-ruh bütünlüğünü destekleyen pratiklerle söz konusu olabilir.

Bugün, 21 Haziran Dünya Yoga Günü’nde, bütünsel sağlığın için bir adım atabilir ve sana en yakın yoga stüdyosunda derslere katılmaya başlayabilirsin. Eğer yüz yüze derslere gitmek senin için uygulanabilir değilse online ortamda sunduğum mindfulness temelli yoga derslerime katılarak beden-zihin-ruh bütünlüğünü koruyabilirsin.

Denemek istersen en yakın tarihli online dersim 22 Haziran Perşembe akşamı 20:00’da. Detaylı bilgi için Instagram hesaplarımdan (@sibelsibel, @momentbysibel) bana ulaşabilirsin.

Gün ışığını ve yoganın faydalarını kutladığın bir gün dilerim!

İlginizi çekebilir: Stres seviyeni azaltacak en etkili yöntemi keşfet

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale