X

Wellness seyahatlerinde öne çıkan 2026 trendleri

Wellness seyahati, son dönemlerde global çapta hızla popülarite kazanıyor. Bu seyahat anlayışı, yoga, spa, masaj, dinlenme ve sağlıklı yaşam pratikleri üzerine kurulu destinasyonlara yolculuk yapmayı kapsıyor. Geçen sene havaalanı teknolojileri, termal kaynaklar ve gastronomi trendleri ile şekillenen wellness seyahatleri, 2026’da daha farklı pratikleri öne çıkarıyor. Bu yazımızda, yeni yılda wellness seyahati anlayışını değiştirecek ve zenginleştirecek sekiz trendi derinlemesine inceliyoruz.

Wellness arayışındakiler sosyalleşiyor

Küresel yalnızlık artıyor ve wellness seyahati de 2026’da bu durumun önüne geçmeyi hedefliyor. İyi hissetme hali için yola çıkan bireyler, inziva veya tatil esnasında sadece dinlenmek yerine diğer gezginlerle bağ kurmayı istiyor.

Wellness seyahatçilerinin odağının ilişki geliştirmeye kaymasıyla çeşitli oteller daha fazla ortak alan yaratmaya çalışıyor. Aynı zamanda, dünyanın farklı yerlerindeki wellness noktalarında sosyalleşmeyi destekleyen programlar sunuluyor. Örneğin, Scorpios Bodrum grup halinde yapılan ses banyoları ve yoga seanslarıyla bu trendi destekliyor. Geceleri ise DJ performansı ile insanların hem dans edip hem de sosyalleşmeleri sağlanıyor.

Saunalar eğlence mekanları haline geliyor

Saunalar, Nordik ülkelerde uzun zamandır sosyal alanlar olarak değerlendiriliyor. Yeni yılda ise bu durum daha da derinleştiriliyor ve hem performans hem de ritüel odaklı deneyimler açığa çıkıyor.

Bu trend doğrultusunda, Almanca’da ‘’infüzyon’’ anlamına gelen aufguss yükselişe geçiyor. Aufguss, saunaların yalnızca terlemekten ibaret olmadığını gösteriyor. Bu pratik, büyük bir ortak saunada müziği ve aromaterapiyi harmanlıyor. Bu deneyim, Avrupa ve Kuzey Amerika’da hızla popülarite kazanıyor. Deneyimli bir aufguss ekibi, İtalya’daki Preidlhof isimli lüks spa otelinin dört katlı saunasında teatral gösteriler düzenliyor. Bununla birlikte, Kanada’daki lüks otel Fairmont Chateau Lake Louise de aufguss gösterilerini uyguluyor. New York ve Toronto’da şubeleri bulunan Othership isimli spa merkezi de canlı müzik ve dans içeren sauna partileriyle yenilikçi bir yaklaşımı somutlaştırıyor. Bu örnekler, aslında saunanın kolektif bir deneyime dönüşebildiğini gözler önüne seriyor.

Kadınların ihtiyaçları önceliklendiriliyor

Geçen sene olduğu gibi, bu sene de wellness seyahati anlayışının kadın sağlığını ön planda tuttuğu fark ediliyor. Bu trend, menopoz, hormon dengesi ve kadınların yaşam döngüsü gibi özel durumları turizmin parçası haline getiriyor.

Podcastlerden sosyal ortamlara kadar pek çok yerde uzun süredir tabu olarak görülen vajinal kuruluk ve sıcak basması gibi konular artık rahatça dile getiriliyor. Bu durum da seyahatlerde kadınların özel ihtiyaçlarının önceliklendirilmesini sağlıyor. Örneğin, kadınlar Amerika’daki Shou Sugi Ban House isimli wellness otelinde hormon sağlıklarını iyileştirmek, doğurganlığı desteklemek ve regl döngüsünü düzenlemek için özel beslenme danışmanlığı alabiliyorlar. Canyon Ranch’ın yeni yılın Eylül ayında açacağı kadın sağlığı odaklı tesis de bu trendin örnekleri arasında bulunuyor.

Wellness seyahatleri aile etkinliğine dönüşüyor

Wellness seyahati tek başına yolculuğa çıkanların ilgisini çektiği gibi aileleri de cezbediyor. Ebeveynler, çocuklarına küçük yaşta sağlıklı alışkanlıklar kazandırmak için wellness merkezlerine ilgi gösteriyor.

Ebeveynlerin bu yaklaşımı, wellness ve spa merkezlerinin yetişkinlere yönelik yapılarını esnetmelerini sağlıyor. Çeşitli merkezler, genç bireylere özel programlar oluşturuyorlar. Örneğin, Maldivler’deki Joali Being küçük çocuklara hafıza oyunları ve çocuk yogası gibi programlar sunarken ergenlik çağındaki bireyleri de DJ eşliğinde fitness gecesi ve plaj kampı gibi deneyimlerle buluşturuyor. Ebeveynler, bu tarz deneyimlerle çocuklarının ekrandan uzaklaşmasını sağlıyor ve hareketsiz kalmalarını engelleyebiliyor.

Spiritüel deneyimler yükselişe geçiyor

Teknoloji destekli biohacking uygulamaları hala zirvede bulunsa da spiritüel ve doğayla bağlantılı pratikler de yeni yılda ilgi görüyor. Bu pratikler, açık havada vakit geçirmeyi ve diğer gezginlerle bağ kurmayı mümkün kılıyor.

Wellness merkezleri, dolunay ve yeni ay ritüelleri, çakra çalışmaları, ses banyosu ve niyet seremonilerini misafirlerine sunuyor. Bu uygulamalar, genellikle açık havada ve grup halinde gerçekleştiriliyor. Bu sayede, hem doğanın döngüleriyle uyumlanılıyor hem de insan ilişkileri geliştiriliyor.

Macaristan büyük ilgi görüyor

Wellness seyahati denildiği zaman akla ilk olarak Tayland ve Endonezya gibi ülkeler gelse de 2026’nın yıldızı Macaristan oluyor.

Çeşitli seyahat raporları, Macaristan’daki kamp rezervasyonlarının 2025’te %117 oranında yükseldiğini belirtiyor. Bu yükseliş, Macaristan’ı Avrupa’nın en hızlı şekilde ilgi gören wellness destinasyonu haline getiriyor. Açık hava aktiviteleri gerçekleştirmek isteyen gezginler, Macaristan’a yolculuk etmeyi tercih ediyor. Bu ülke, doğa odaklı, sürdürülebilir ve sakin kaçamaklar açısından yeni yılda kendisini gösteriyor.

Yıldız banyosu öne çıkıyor

Ormanda farkındalıkla vakit geçirme pratiği olan orman banyosu, 2026’da yerini yıldız banyosuyla paylaşıyor. Yıldız banyosu, temelde gece gökyüzündeki yıldızları izleyerek meditatif duruma geçme hali olarak tanımlanıyor.

Çeşitli çalışmalar, gece vakti gökyüzüyle güçlü bir bağlantı kurmanın ruh sağlığını iyileştirdiğini ve mutluluğu artırdığını öne sürüyor. Bu doğrultuda, wellness merkezlerinde gözlemevleri açılıyor. Örneğin, Amerika’daki Cal-a-Vie Health Spa ziyaretçilerinin astronom rehberliğinde yıldızları gözlemlemesini sağlayan gözlemeviyle öne çıkıyor. Four Seasons Resort Lanai ise yıldızların altında meditasyon seansları düzenliyor. Bu örnekler, wellness seyahatlerinin yıldızların başrolde olduğu gece ritüellerine hızla yöneldiğini gösteriyor.

Kurak manzaralar ilgi kazanıyor

Deniz, okyanus ve göl gibi mavi alanlar, uzun yıllardır tatillerin ve inzivaların gözdesi. Bu alanlar, Blue Mind teorisi baz alınarak ruh sağlığı için çok değerli kabul ediliyor. Yeni yılda ise kurak alanlar da ön plana çıkıyor.

Wellness dünyası, çöller ve diğer kurak manzaraların da en az sulak alanlar kadar terapötik olduğunu kabul ediyor. Bu alanlar, sessizlik ve durağanlık sunarak sinir sistemini yatıştırabiliyor. Aynı zamanda, çölümsü bölgelerdeki genişlik hissiyatı ve ufuk çizgisi zihinsel yükü de azaltabiliyor. Bu nedenle, wellness seyahatçileri kurak alanlara doğru yola çıkıyorlar. Ziyaretçiler, bu alanlardaki merkezlerde yıldızları gözlemliyorlar ve gece ritüellerine katılıyorlar. Bu trend doğrultusunda, sadelik, boşluk ve yavaşlamak artık iyileştirici olarak değerlendiriliyor.

Sizler de 2026’da yukarıdaki trendleri benimseyerek tatillerinize ve yolculuklarınıza anlam katabilirsiniz.

Kaynak: Conde Nast Traveler, Forbes

İlginizi çekebilir: Dünyadan ve Türkiye’den wellness otelleri listesi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.

Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



Ailelerin gizli seyahat ritüelleri ve keyifli rota önerileri

Her ailenin dışarıdan görünmeyen, yalnızca kendine ait küçük yolculuk alışkanlıkları vardır. Aynı playlist, aynı mola noktası, aynı atıştırmalık, aynı yolculuk telaşı… Bu ritüeller bazen gidilen yerden bile daha kıymetlidir. İstanbul’a yakın rotalar ise bu alışkanlıkları en keyifli haliyle yaşatır. Doğru yol arkadaşıyla, alanı, esnekliği ve pratikliğiyle Kangoo Multix gibi bir araçla, bu yolculuklar hem daha konforlu hem de daha özgür bir deneyime dönüşür.



Rota değil ritüel

Bir aile seyahatini özel kılan şey çoğu zaman manzara değildir.

Camın hafif aralanmasıyla içeri dolan rüzgar, arka koltuktan yükselen kahkaha, mola verildiğinde bagajdan çıkarılan atıştırmalıklar… Asıl hatırlanan, bu küçük anların toplamıdır.

Aileler için yolculuk artık yalnızca yeni yerler görmek, keşfetmek değildir. Birlikte geçirilen zamanın kendisidir. Yolculuklar planlanan kadar spontane gelişen, organize olduğu kadar özgür olan bir deneyimdir.

Bu deneyimde araç görünmez ama yolculuğun keyfini belirleyici bir karakterdir. Eşyaları, planları, alışverişleri ve anlık kararları taşıyan güvenli bir alan sunar. Kangoo Multix’in geniş iç hacmi, modüler koltuk düzeni ve kolay erişilen bagaj yapısı, yolculuğu zorlaştırmaz. Aksine aile ritüellerini destekler ve süreci daha akıcı hale getirir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri

Yola çıkış seremonisi

Her yolculuk daha kapıdan çıkmadan önce evin içindeki telaşla başlar. Matara doldurulur, yedek kıyafet yerleştirilir, termos hazırlanır, çocukların ihtiyaçları kontrol edilir.

Bagaj kapağı kapatırken hissedilen o küçük rahatlama, aslında yolculuğun ilk anıdır.

Kangoo Multix’in geniş bagaj hacmi, yolculuk için gerekli eşyaların sığma kaygısını ortadan kaldırır. Aileniz için gerekli olan her şey bagajda yerini bulur. Bu da yola daha hafif bir zihinle çıkmayı mümkün kılar.

Aynı şarkı aynı gülüş

Her ailenin bir yolda dinlemelik müzik listesi vardır. İlk şarkı çaldığında mesafe kısalır, anlar uzar.

Yolculuk boyunca paylaşılan müzik yalnızca bir arka plan değildir. Ortak bir hafızanın parçasıdır.

Kangoo Multix’in ferah kabini ve yüksek görüş açısı, sıkışıklık hissini azaltır ve yolculuğu gerçek bir paylaşım alanına dönüştürür. Böylece araç içinde geçirilen zaman sabırsızlıkla beklenen bir ana dönüşür.

Spontane mola

Haritada işaretlenmemiş bir göl, yol kenarında açmış kır çiçekleri ya da küçük bir köy fırını…

En güzel anlar çoğu zaman planlanmamış olanlardır.

Bagajdan çıkan termos, katlanır sandalye ya da piknik örtüsü birkaç dakikada küçük bir mola alanı yaratır. Kangoo Multix bu anları zahmetsiz hale getirir. Çünkü spontane kararlar pratik çözümlerle desteklendiğinde gerçekten keyifli olur. 

Bagajdan kurulan gün

Varış noktası bazen sadece bir başlangıçtır.

Bagaj açılır, masa kurulur, sandalyeler yerleştirilir, çocuklar koşmaya başlar. Piknik hazırlığı bir aile ritüeline dönüşür.

Kangoo Multix bu noktada yalnızca bir ulaşım aracı değildir. Mobil bir yaşam alanı gibi işlev görür. Ekipman taşımak zorlaşmaz, günün keyfi bölünmez.

İstanbul’a yakın keyifli rotalar

Şile ve Ağva sahil yolu: Gün batımı rotası

Şile’den Ağva’ya uzanan kıvrımlı sahil yolu, yolculuğun kendisini deneyime dönüştürür.

Kerpe ya da Kovanağzı’nda denize girebilir, gün batımında bagajdan piknik örtüsünü çıkararak kısa bir mola verebilirsiniz. Dönüşte aynı playlisti açmak ise yolculuğu tamamlayan küçük ama anlamlı bir detaydır.

Islak havlular, plaj çantaları ve şemsiyeler için geniş alan sunan Kangoo Multix, dönüş karmaşasını ortadan kaldırır.

Polonezköy ve Beykoz orman rotası

İstanbul’dan uzaklaşmadan doğayla temas etmek isteyen aileler için ideal bir kaçamak noktasıdır.

Tabiat parkında yürüyüş yapabilir, beğendiğiniz bir noktada durarak bagajdan katlanır masa çıkarıp kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Renault Kangoo Multix’ in geniş bagaj hacmi sayesinde masa, sandalye ve çocuk ekipmanları rahatça taşınır. Hazırlık süresi kısalır, keyif süresi uzar.

Sapanca Gölü: Sessizlik ve oyun rotası

Sakin, çocuk dostu ve doğayla iç içe bir atmosfer sunar.

Göl kenarında yürüyüş yapabilir, çimlerde oyun oynayabilir ve bagajdan çıkardığınız battaniye ile kısa bir piknik organize edebilirsiniz.

Bisiklet, top ya da oyun ekipmanları için de alan sunan Kangoo Multix, ailece geçirilen zamanı kesintisiz hale getirir.

Kilyos ve Terkos yolu: Plansızın güzelliği

Denizden ormana geçiş hissi sunan bu rota, kısa ama etkili bir kaçamak alternatifi oluşturur.

Rüzgarlı bir tepede fotoğraf çekilme molası verebilir, termostan kahvenizi çıkararak manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Kolay erişilen bagaj yapısı, bu kısa durakları pratik ve zahmetsiz hâle getirir.

Yolculuk birlikte güzeldir

En güzel rota, haritada çizili olan değil; sevdiklerinizle birlikte deneyimlenenlerdir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri, paylaşılan anların hafızasını oluşturur. Bu hafızayı taşıyan şey ise çoğu zaman arka planda duran ama her detayı mümkün kılan bir yol arkadaşıdır.

Kangoo Multix alanı, esnekliği ve pratikliğiyle hem aile yaşamına hem de yeni nesil girişimcilerin temposuna uyum sağlar. Çünkü yolculuk yalnızca varış değildir. Birlikte geçirilen zamandır.

*Bu yazı Renault katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale