X

2026 cilt bakım trendleri: Öne çıkan uygulamalar

Güzellik ve cilt bakım dünyası, 2026 yılında mucizevi içeriklerin yerine bilimsel araştırmalarla desteklenen yaklaşımlara odaklanıyor. Gelişen teknolojiyle birlikte cildin gerçek gereksinimlerini ortaya çıkaran trendler, hücresel analizlerden ve yapay zekadan besleniyor. Girdiğimiz yeni yılda tüm sektör yenilenmeyi beklerken, cildin yüzeyini parlatan ve kusurları kapatan ürünler raflardan kalkıyor. Deri altına inerek cildin biyolojik potansiyelini açığa çıkaran kişiselleştirilmiş formüller, bu yıl güzellik dünyasının hakimi olacak gibi görünüyor. Gelin, 2026 cilt bakım trendleri arasından rutinleri kökten değiştirecek devrim niteliğindeki gelişmeleri inceleyelim.

1. Ekzozom terapi

Cilt bakımında iletişim dönemini başlayan ekzozom terapi, 2026 yılında öne çıkması beklenen cilt bakım trendleri arasında ilk sırada geliyor. Hücreler arası iletişimden sorumlu olan ekzozomlar, mikroskobik boyutlu keseciklerdir. Hücrelere haber ileten bu yapı taşlarının, yeniden programlanarak cilde uygulanması şeklinde gerçekleştirilen ekzozom terapi; bu sayede kolajen üretimini artırmayı ve inflamasyonu azaltmayı hedefliyor. Dokuların kendi kendini yenileme hızını artırarak geleneksel serumlara kıyasla çok daha derinlemesine tedavi sunan bu ürünlerin, özel kliniklerin dışında evde uygulanan günlük bakım rutinlerinde yaygınlaşması bekleniyor. 

2. Epigenetik bakım

2026 cilt bakım trendleri, artık işin içine genetiği ekleyerek cilt sağlığını kader olmaktan çıkarmayı hedefliyor. Bu yaklaşımla öne çıkan epigenetik bakım da genetik analiz ve mikrobiyom haritalama gibi araçlardan faydalanarak kişiye özel bakım stratejileri geliştirilmesine yardımcı oluyor. Hava kirliliği, stres ve mavi ışık gibi bir dizi faktörün DNA üzerinde bıraktığı izleri silmeye yönelik en uygun bileşenleri sunuyor. Böylece hücresel bazlı yaşlanmayı minimuma indiriyor. Hücre çekirdeğine etki eden bu tür ürünlerin 2026 yılında ön planda olacağı düşünülüyor.

3. Nöro-kozmetik

Nöro-kozmetikler, cilt ve sinir sistemi arası etkileşimi hedef alan ürünlerdir. “Stressiz zihin, stressiz cilt” felsefesinden beslenen nöro-kozmetik, 2026 yılında popülerleşmesi beklenen cilt bakım trendleri arasında yer alıyor. Bu trend; nöropeptid, aromaterapi bileşen ve sinir reseptörleri ile etkileşime giren aktifler aracılığıyla ciltteki sinir uçlarını yatıştırmayı ve stres hormon seviyesini dengelemeyi hedefliyor. Böylece strese bağlı akne, kızarıklık, egzama gibi cilt sorunlarının önüne geçmeyi amaçlıyor. Üstelik bu strateji, olumlu psikolojik etkileriyle bilinen koku terapisi ile de birleştirilebiliyor.

4. Biyomimetik peptidler

Peptidler, elastin ve kolajen gibi cilt tarafından doğal olarak üretilen yapıları destekleyen moleküllerdir. 2026’da cildin doğal yapısını taklit ederek canlılığını korumasına destek olan biyomimetik peptidlerin trend haline gelmesi bekleniyor. Bu yaklaşım, cildin kendi doğal yapısını taklit eden moleküllerin üretimiyle sağlanıyor. Böylece ciltteki doğal iyileşme süreçleri hızlanıyor, doğal bariyer ise en iyi şekilde korunuyor. Serum, krem ve maske gibi ürünlere destekleyici bileşen olarak girmesi beklenen bu peptidler; önümüzdeki dönemde cerrahi olmayan yaşlanma karşıtı bakımda yaygınlaşacağa benziyor.

5. Cryo-Beauty

Cilt bakımında soğuk ve düşük sıcaklık etkisinin kullanıldığı cryo-beauty, 2026 yılında yükselişe geçmesi beklenen bir diğer cilt bakım trendi. Soğuk terapi cihazlarının kullanımı ile ciltteki inflamasyonu azaltmayı hedefleyen bu trend, yüzü heykelsi bir forma sokmasıyla biliniyor. Cildi şoklama yoluyla kan akışını hızlandırıyor ve cildin doğal ışıltı kazanmasına yardımcı oluyor. Öncelikle özel polikliniklerde yaygınlaşması beklenen soğuk terapi cihazlarının, ilerleyen dönemde ev tipi rutinlere entegre hale geleceği düşünülüyor.

6. AI destekli kişiselleştirme

2026 cilt bakım trendleri, artık yapay zekadan destek olarak cildin ihtiyacını en iyi şekilde ölçebiliyor. Genel tanımlamalardan ve tedavilerden uzaklaşarak çok daha kişiselleştirilmiş çözümler sunan bu teknoloji, akıllı telefonlarla senkronize çalışma potansiyeli taşıyor. Çeşitli giyilebilir akıllı cihazlara entegre edildiğinde kalp ritmi, kan değerleri ve uykusuzluk gibi seviyeleri ölçerek günlük kullanılması gereken serum dozajlarını ve içerikleri belirliyor. Kullanıcıya özel ürün kombinasyonları sayesinde kişiselleştirmeye uygun bakım stratejileri sunuyor ve mevsimsel geçiş, regl döngüsü gibi değişkenleri en iyi şekilde kontrol etmeyi hedefliyor. 

7. Upcycled Beauty

Sürdürülebilirlik, hayatın her alanında olduğu gibi 2026 cilt bakım trendleri arasında da kendini gösteriyor. Atık olabilecek bitkisel ürünlerin ve gıda yan ürünlerinin cilt bakımına kazandırılmasını hedefleyen upcycled beauty, cilt bakımının çevresel etkilerini minimuma indiriyor. Meyve posası, terbiye atıkları ve biyoteknoloji atıklar gibi yan ürünlerin yüksek performanslı cilt bakım içeriklerine dönüştürülmesini sağlıyor. Bu sayede ekolojiyi desteklerken cildin doğal ve faydalı içeriklerle beslenmesine yardımcı oluyor. Bu trendin, önümüzdeki dönemde cilt bakım sektöründeki ana stratejilerden olması bekleniyor.

Kaynak: vogue, cosmopolitan

İlginizi çekebilir: Bakım ve güzellik sektöründe öne çıkan 2026 wellness trendleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri ve keyifli rota önerileri

Her ailenin dışarıdan görünmeyen, yalnızca kendine ait küçük yolculuk alışkanlıkları vardır. Aynı playlist, aynı mola noktası, aynı atıştırmalık, aynı yolculuk telaşı… Bu ritüeller bazen gidilen yerden bile daha kıymetlidir. İstanbul’a yakın rotalar ise bu alışkanlıkları en keyifli haliyle yaşatır. Doğru yol arkadaşıyla, alanı, esnekliği ve pratikliğiyle Kangoo Multix gibi bir araçla, bu yolculuklar hem daha konforlu hem de daha özgür bir deneyime dönüşür.



Rota değil ritüel

Bir aile seyahatini özel kılan şey çoğu zaman manzara değildir.

Camın hafif aralanmasıyla içeri dolan rüzgar, arka koltuktan yükselen kahkaha, mola verildiğinde bagajdan çıkarılan atıştırmalıklar… Asıl hatırlanan, bu küçük anların toplamıdır.

Aileler için yolculuk artık yalnızca yeni yerler görmek, keşfetmek değildir. Birlikte geçirilen zamanın kendisidir. Yolculuklar planlanan kadar spontane gelişen, organize olduğu kadar özgür olan bir deneyimdir.

Bu deneyimde araç görünmez ama yolculuğun keyfini belirleyici bir karakterdir. Eşyaları, planları, alışverişleri ve anlık kararları taşıyan güvenli bir alan sunar. Kangoo Multix’in geniş iç hacmi, modüler koltuk düzeni ve kolay erişilen bagaj yapısı, yolculuğu zorlaştırmaz. Aksine aile ritüellerini destekler ve süreci daha akıcı hale getirir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri

Yola çıkış seremonisi

Her yolculuk daha kapıdan çıkmadan önce evin içindeki telaşla başlar. Matara doldurulur, yedek kıyafet yerleştirilir, termos hazırlanır, çocukların ihtiyaçları kontrol edilir.

Bagaj kapağı kapatırken hissedilen o küçük rahatlama, aslında yolculuğun ilk anıdır.

Kangoo Multix’in geniş bagaj hacmi, yolculuk için gerekli eşyaların sığma kaygısını ortadan kaldırır. Aileniz için gerekli olan her şey bagajda yerini bulur. Bu da yola daha hafif bir zihinle çıkmayı mümkün kılar.

Aynı şarkı aynı gülüş

Her ailenin bir yolda dinlemelik müzik listesi vardır. İlk şarkı çaldığında mesafe kısalır, anlar uzar.

Yolculuk boyunca paylaşılan müzik yalnızca bir arka plan değildir. Ortak bir hafızanın parçasıdır.

Kangoo Multix’in ferah kabini ve yüksek görüş açısı, sıkışıklık hissini azaltır ve yolculuğu gerçek bir paylaşım alanına dönüştürür. Böylece araç içinde geçirilen zaman sabırsızlıkla beklenen bir ana dönüşür.

Spontane mola

Haritada işaretlenmemiş bir göl, yol kenarında açmış kır çiçekleri ya da küçük bir köy fırını…

En güzel anlar çoğu zaman planlanmamış olanlardır.

Bagajdan çıkan termos, katlanır sandalye ya da piknik örtüsü birkaç dakikada küçük bir mola alanı yaratır. Kangoo Multix bu anları zahmetsiz hale getirir. Çünkü spontane kararlar pratik çözümlerle desteklendiğinde gerçekten keyifli olur. 

Bagajdan kurulan gün

Varış noktası bazen sadece bir başlangıçtır.

Bagaj açılır, masa kurulur, sandalyeler yerleştirilir, çocuklar koşmaya başlar. Piknik hazırlığı bir aile ritüeline dönüşür.

Kangoo Multix bu noktada yalnızca bir ulaşım aracı değildir. Mobil bir yaşam alanı gibi işlev görür. Ekipman taşımak zorlaşmaz, günün keyfi bölünmez.

İstanbul’a yakın keyifli rotalar

Şile ve Ağva sahil yolu: Gün batımı rotası



Şile’den Ağva’ya uzanan kıvrımlı sahil yolu, yolculuğun kendisini deneyime dönüştürür.

Kerpe ya da Kovanağzı’nda denize girebilir, gün batımında bagajdan piknik örtüsünü çıkararak kısa bir mola verebilirsiniz. Dönüşte aynı playlisti açmak ise yolculuğu tamamlayan küçük ama anlamlı bir detaydır.

Islak havlular, plaj çantaları ve şemsiyeler için geniş alan sunan Kangoo Multix, dönüş karmaşasını ortadan kaldırır.

Polonezköy ve Beykoz orman rotası

İstanbul’dan uzaklaşmadan doğayla temas etmek isteyen aileler için ideal bir kaçamak noktasıdır.

Tabiat parkında yürüyüş yapabilir, beğendiğiniz bir noktada durarak bagajdan katlanır masa çıkarıp kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Renault Kangoo Multix’ in geniş bagaj hacmi sayesinde masa, sandalye ve çocuk ekipmanları rahatça taşınır. Hazırlık süresi kısalır, keyif süresi uzar.

Sapanca Gölü: Sessizlik ve oyun rotası

Sakin, çocuk dostu ve doğayla iç içe bir atmosfer sunar.

Göl kenarında yürüyüş yapabilir, çimlerde oyun oynayabilir ve bagajdan çıkardığınız battaniye ile kısa bir piknik organize edebilirsiniz.

Bisiklet, top ya da oyun ekipmanları için de alan sunan Kangoo Multix, ailece geçirilen zamanı kesintisiz hale getirir.

Kilyos ve Terkos yolu: Plansızın güzelliği

Denizden ormana geçiş hissi sunan bu rota, kısa ama etkili bir kaçamak alternatifi oluşturur.

Rüzgarlı bir tepede fotoğraf çekilme molası verebilir, termostan kahvenizi çıkararak manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Kolay erişilen bagaj yapısı, bu kısa durakları pratik ve zahmetsiz hâle getirir.

Yolculuk birlikte güzeldir

En güzel rota, haritada çizili olan değil; sevdiklerinizle birlikte deneyimlenenlerdir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri, paylaşılan anların hafızasını oluşturur. Bu hafızayı taşıyan şey ise çoğu zaman arka planda duran ama her detayı mümkün kılan bir yol arkadaşıdır.

Kangoo Multix alanı, esnekliği ve pratikliğiyle hem aile yaşamına hem de yeni nesil girişimcilerin temposuna uyum sağlar. Çünkü yolculuk yalnızca varış değildir. Birlikte geçirilen zamandır.

*Bu yazı Renault katkılarıyla hazırlanmıştır. 



Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale