X

2024 femtech trendleri

Teknoloji, her geçen gün hayatımızın daha da içine işliyor ve bu entegrasyonun en çarpıcı örneklerinden biri de kadın sağlığı alanında yaşanıyor. ‘Femtech’, yani kadın sağlığına odaklanan teknoloji, son yıllarda sağlık sektörünün adeta parlayan bir yıldızı olarak dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Kadın sağlığına özel çözümler sunan bu yenilikçi disiplin, regl döngüsünden üreme sağlığına, gebelik takibinden menopoza kadar kadınların hayatının her evresine dokunan teknolojik yeniliklerle donatılmış durumda. Ve bu yeniliklere her gün bir yenisi eklenmeye de devam ediyor. Biz de bu yazımızda femtech dünyasının kapılarını aralıyor ve 2024’ün femtech trendleri neler, onu ele alıyoruz:

Femtech nedir?

Femtech, kadın sağlığını önceliklendiren teknolojik inovasyonlar ve çözümler geliştiren kapsamlı bir disiplin. Bu disiplin, kadınların hayat kalitesini artırarak onların fiziksel ve mental sağlığını desteklemeyi amaçlıyor. Bu amaç için de yenilikçi araçlar ve hizmetler femtech disiplini altında üretiliyor. Femtech, hormonal takip sistemleriyle, üreme sağlığına yönelik mobil uygulamalarla, adet takibi yapan akıllı cihazlarla ve menopoz dönemini kolaylaştıran çözümlerle çok geniş bir yelpaze sunuyor. Bu disiplin, kadınlar üzerine kurulu tabuları yıkarak kadınların özel ihtiyaçlarını ön plana çıkartıyor. Bizler de kadınları sağlık konusunda bilinçlendirmeyi ve güçlendirmeyi hedefleyen femtech sektörünü çok yakından takip ediyoruz. Bu yenilikçi disiplin aracılığıyla kadınların ihtiyaçlarının ve karşılaştıkları sorunların doğru bir şekilde belirlenerek etkin çözümlere ulaştırılması mümkün kılınıyor.

Birçok ülkede, Türkiye örneğinde olduğu gibi, cinsiyet eşitliği ve menstrüasyon gibi kadına özgü özelliklerin tartışılması tabu olarak görülüyor. Femtech, kadınların öz güvenini ve kişisel bakımını destekleyerek bu yaygın algıların aşılması konusunda öncülük ediyor. Bu bağlamda, kadınların güçlenmesine yardımcı olan bu sektörün 2024 yılına dair trendlerini sizlerle paylaşıyoruz.

2024’te femtech sektöründe neler bekleniyor?

2024 yılı, femtech için yenilik ve büyümenin ön planda olduğu bir dönem olarak öngörülüyor. Kadın sağlığına yönelik farkındalığın yükselişiyle teknoloji dünyasındaki hızlı gelişmeler birleşerek bu sektörün ilerleyişini destekliyor. Bu sektörde yer alan pek çok organizasyon, sundukları çözümleri kişiselleştirerek kullanıcı kitlesini genişletmeye devam ediyor. 2023 yılında 26,818.2 milyon dolar değerinde olan femtech sektörünün 2034 yılına kadar yıllık %4.5’lik bir büyüme oranıyla 43,406.1 milyon dolarlık bir değere ulaşacağı belirtiliyor.

1. Anne bakımı hızla gelişecek

Femtech, hamile kadınların ve doğmamış bebeklerin sağlığını korumaya yönelik bakım ve destek hizmetleri sunuyor. Bu sektör, giyilebilir teknolojileri, sanal gerçekliği, veri analitiğini, yapay zekayı ve artırılmış gerçekliği bir araya getirerek anne adaylarına özelleştirilmiş hizmetler sağlıyor. Anne adayları doğum öncesi, doğum süreci ve doğum sonrasında kişiselleştirilmiş hizmetler sunan dijital sağlık platformları aracılığıyla zengin bir deneyim elde edebiliyorlar.

Femtech teknolojileri, anne adaylarına uzaktan erişilebilen hamilelik ve doğum ile ilgili danışmanlık hizmetleri sunuyor. Ek olarak, bu teknolojilerle yaşamsal belirtiler gerçek zamanlı izlenebiliyor ve olası gebelik komplikasyonları hakkında bilgilendirme yapılabiliyor. Bu sektör, hem donanım hem de yazılım ürünleriyle kadınlara hizmet veriyor. Donanım tarafında sağlık hizmetlerine erişimi artırmak adına üretilen taşınabilir fetal monitörler ve ultrason cihazları bulunuyor. Yazılım tarafında da hasta merkezli bakıma teşvik eden mobil uygulamalar yer alıyor. Örneğin, Dawa Health’in geliştirdiği DawaMom isimli yapay zeka destekli platform, femtech sektörünün yazılım boyutunda yer alarak anne adaylarını çevrimiçi bir şekilde ebelerle ve hemşirelerle bir araya getiriyor.

2. Menopoz yönetimi bir kabus olmaktan çıkacak

Regl döngüsünün sona erdiği doğal bir biyolojik süreç olan menopoz, her kadın için aynı şekilde ilerlemiyor. Bazı kadınlar çok ağır yan etkilerle karşılaşmazken bazıları aşırı sıcak basmasıyla ve ciddi ruhsal değişikliklerle baş etmeye çalışabiliyor. Bu noktada, çeşitli femtech teknolojileri çok değerli birer çözüm haline geliyor.

Bu sektörden çıkan bazı mobil uygulamalar ve platformlar, spesifik olarak menopoz dönemine odaklanıyor. Bu uygulamalar ve platformlar, kadınlara özelleştirilmiş müdahaleler, dönemle ilgili eğitsel materyaller ve semptom takibi gibi hizmetler sunuyor. Spesifik olarak, ruh hali dalgalanmaları, uyku düzensizlikleri ve hormonal değişiklikler gibi menopoz semptomları bu uygulamalarla/platformlarla etkili bir şekilde izlenebiliyor. Ayrıca, lazer terapisi, hormon tedavisinin alternatifleri ve diyetle egzersize odaklanarak farkındalık pratikleri sunan platformlar sektörün menopoza yönelik diğer bütüncül yaklaşımları arasında yer alıyor. Bu uygulamalar sayesinde, kadınların menopoz hakkındaki bilgi seviyeleri yükseltiliyor, kişisel sağlık yönetimi destekleniyor ve bilinçli karar verme süreçlerine zemin hazırlanıyor.

3. Cilt bakımında devrimsel bir adım atılacak

Femtech, kadınlara özgü sağlık sorunlarına odaklandığı gibi sürdürülebilir güzellik ve cilt bakım çözümlerinin geliştirilmesine de önem veriyor. Yenilikçi formülasyonlar ve teknolojiler benimsenerek bu sektörün sınırları içinde çeşitli cilt bakım ve güzellik ürünleri geliştiriliyor. Sektörde hormonal dalgalanmalar, akne, yaşlanma belirtileri ve özgül cilt durumları gibi çeşitli problemler hedef alınıyor. Bu hedef doğrultusunda doğal ve çevre dostu bileşenlerden üretilmiş kozmetik ürünleri üretiliyor. Buna ek olarak, mikrokapsülleme teknikleri ve nanoteknolojiye dayalı ilaç dağıtım sistemleri de femtechin cilt bakımı boyutunda yer alıyor. Hem çevresel faktörleri hem de kişisel ihtiyaçları dikkate alan bu sektör, sanal danışmanlık hizmetleri, özelleştirilmiş cilt bakım önerileri ve ilerlemenin takibi için dijital uygulamalar/platformlar da sunuyor. Sektörün bu boyutta en son öne çıkarttığı teknoloji ise teledermatoloji; bu teknoloji, akne, egzama ve cilt kanseri gibi çeşitli cilt hastalıklarına zamanında müdahale edilmesini kolaylaştırıyor ve tedavi için beklenen süreyi kısaltıyor.

4. Doğurganlık otomasyonu ciddi anlamda gelişecek

Femtech, üreme sağlığını geliştiriyor ve doğurganlık takibiyle tahminini ileri düzeyde optimize ediyor. Bu sayede, bireylerin ve çiftlerin doğurganlık süreçlerine destek çıkılıyor. Çeşitli doğurganlık cihazlarıyla hassas yumurtlama tahminleri, kapsamlı doğurganlık izleme ve regl döngüsü takibi gibi hizmetler sunuluyor. Bu inovasyonlar, kadınların üreme sağlığına dair derinlemesine bir anlayış kazanmasına olanak tanıyor. Buna ek olarak, hamilelik şansı artırılıyor ve aile planlamasına dair süreçler kolaylaştırılıyor.

Tüp bebek olarak da bilinen vitro fertilizasyon ve intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu gibi yardımcı üreme teknolojileri, bu sektörde yer alarak doğurganlığı yükseltiyor. Ayrıca, yumurta, sperm ve embriyo dondurma gibi doğurganlığı koruma yöntemleri ve doğum kontrol uygulamaları da sektörde öne çıkıyor.

5. Yapay zeka destekli sanal asistanların sayısı artacak

Günümüzde pek çok kadın cinsellik ve cinsel sağlık üzerine konuşmaktan çekiniyor. Halbuki, böylesine doğal konuların daha sık dile getirilmesi gerekiyor. Bu gereklilik için de femtech sektöründe yapay zeka destekli sohbet robotları ve asistanlar öne çıkıyor. Bu yapay zeka ürünleri, cinsellik ve üreme sağlığı hakkında bilgi ve danışmanlık arayan kadınlara kişiselleştirilmiş destek sunuyor. Doğal dil işleme ve makine öğrenimi teknolojileriyle geliştirilmiş olan bu asistanlar, menstrüel sağlık, doğum kontrolü, doğurganlık ve cinsel sağlık gibi çeşitli konularda bilgilendirme yapıyor. Gizlilik esası çerçevesinde işleyen bu teknolojiler, ön yargısız bir şekilde kullanıcılarla görüşerek yaygın cinsel tabuların yıkılmasına da dolaylı yoldan katkıda bulunuyor.

Yapay zeka destekli sanal asistanlar sayesinde kadınların ve genç kızların bilinçli sağlık kararları alabilmesi kolaylaştırılıyor. Bu asistanlar, diğer femtech cihazları ve platformlarıyla entegrasyon sağlayarak genel sağlık yönetiminde sürekli bir veri akışını mümkün kılıyor.

Kaynak: Future Market Insights, StartUs Insights

İlginizi çekebilir: Kadın sağlığına ve kadınların yaşam kalitesini iyileştirmeye odaklanan ‘FemTech’in yükselişi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale