X

2024 yılının son Güneş Tutulması: 2 Ekim Terazi burcunda Güneş Tutulması

Ekim 2024 tarihinde Ankara saati ile 21:49’da Terazi burcunun 10°C sinde bir Güneş Tutulması meydana gelecek. Bu tutulma 2024 yılının son tutulması olacak. Tutulma 128 numaralı Saros ailesinden geliyor. Bu Saros serisinde en son 2006 senesinde bir güneş tutulması meydana gelmişti. Kişisel hayatlarımızda 2006 yılı ile benzerlikler gösteren olayları ve kavramları yeniden gündeme getirebilir. Kolektif açıdan baktığımızda ise bu tutulmanın çok benzerini 1988 senesinde yaşamıştık.

Bu tutulmanın kolektif alana etkisini anlayabilmek için 1988 dönemindeki toplumsal olayları incelemek faydalı olacaktır. Kolektif alanda benzer konuları ve kavramları tekrar gündeme taşıyabilir.

Tutulma halkalı bir güneş tutulması ve 6 dakika 21 saniye sürecek. Bu da demektir ki alt bantta önümüzdeki 6.5 sene boyunca etkisini hissedeceğimiz, hayatlarımızda yeni bir dönemi ve döngüyü başlatacak olan bir tutulma olacak.

Güneş tutulması 10° Terazi burcunda ve Vindematrix sabit yıldızında meydana gelecek. Vindematix Merkür ve Satürn karakterindedir. Dolayısıyla hatalar, depresyon, bunalım, yanlış eylemler, hırsızlık, suç, utanç verici eylemler, sahtekarlıklarla ilgilidir. Aynı zamanda dulluk ve dul kalmakla ilgili olmasının yanı sıra bir numaralı maji/büyü yıldızlarından biridir. Tutulma esnasında Lilith’in (Kara Ay) de tutulmaya eşlik etmesi önümüzdeki günlerde bu tarz işlerle uğraşan şarlatanların sayılarının oldukça artacağını haber verir nitelikte.

Bununla birlikte tutulmanın güney ay düğümü efekti ile gelmesi önümüzdeki günlerde oldukça karmik, kadersel olaylarla karşı karşıya kalacağımızın işaretçisi. Güneş tutulmaları başlangıçlarla ilgilidir; ancak işin içinde Güney Ay Düğümü efekti var! Bu yerleşim yeni başlangıçların geçmişle bağlantılı olacağını işaret ediyor. Bu dönemde karşımıza çıkan tüm olaylar, kişiler, yapılar ve kavramlar karmik bağlantıları olan hak edişleri ya da hesaplaşmaları içerir…

Terazi burcunda meydana gelen bütün tutulmaların ana etki alanı ilişkilerdir. Kadersel evlilikler, kadersel ayrılıklar… Bazıları için uzun zamandır devam eden ilişkiler sonlanırken, bazıları için ise yeni ilişkiler çok kadersel etkilerle başlayabilir.

Terazi, adaletin ve dengenin burcu. Bu sebeple pek çok insan haksızlıklar, adaletsizlikler ve dengesizlikler yaşadığı ilişkilerin içinde kendi adaletini sağlamak için harekete geçebilir. Dengeye gelinmeyen ilişkiler ise tarihin tozlu sayfalarında yerini alabilir. Birtakım geçmiş aşklar yeniden körüklenebilir, geçmişte kalan çeşitli sebeplerle yollarınızın ayrıldığı insanlar tekrardan hayatınıza girebilir…

Ülkemiz için Güneş tutulmasının etkilerine baktığımızda; tutulmanın ülke haritamızda 4. evimizde, Mars’ımızın üzerinde meydana gelmesi sınırlarımıza dikkat çekiyor. Asker, askeri hareketler, terör olayları, güvenlik güçleri, iç güvenliğin sağlanması gibi konuları gündeme getirebilir. Tutulma esnasında tutulma yöneticisi Venüs’ün Akrep burcundaki pozisyonu ve Neptün’den aldığı dik açı yasadışı para kazanç alanları, uyuşturucu ilaçlar, bazı büyük şirketlerin ekonomik anlamda gireceği zor bir döngüyü, sahte içki, sahte alkol gibi sebeplerle zehirlenme vakalarında artışın olmasını da beraberinde getirebilir.

Tutulma esnasında Venüs, Satürn ve Mars arasındaki iyicil açı ekonomik anlamda her şey düzeliyormuş gibi hissettirse de Neptün karesi “göremediğin, fark edemediğin bir şeyler var” dercesine sinyal yakıyor. Suni yöntemlerle iyileştirmeler varmış gibi hissedilse de bunun geçici bir süreç olacağı, paranın hızla değer kaybedeceği ise tutulmanın ikinci yarısı…

Bununla birlikte tutulmanın 6 ay boyunca yoğun hissedeceğimiz etkisinde, hukuk, yasalar, avukatlar, yargıçlar, hukukçular ve mahkemeler, mahkeme salonlarında meydana gelen olaylar, anayasa süreci ile alakalı tatsız konular gündeme gelebilir. Bununla birlikte tutulma esnasında Mars’ın ülke haritamızdaki Pluto’nun üzerinde olması ve tutulma hattına kare açısı, mafyatik birtakım olaylar, yeraltı dünyası ve mafyatik kimlikleri tekrardan gündeme getirebilir…

Geçtiğimiz günlerde Balık burcunda skandal etkisi oldukça yüksek olan bir Ay Tutulması meydana gelmişti. Şimdi ise Terazi burcundaki Güneş Tutulması’nın yönetici gezegeni Venüs’ün Akrep burcundaki yerleşimi, cinsel suçlarda artışın yaşanmasına sebebiyet verebilir. Bununla birlikte bazı otorite figürlerinin cinsellikle alakalı ifşaları gündeme gelebilir.

Ünlü isimlerin yapacağı evlilikler, bazı ünlülerin de beklenmeyen boşanma süreçleri yine sonbahar aylarına damgasını vurabilir. Aynı zamanda bazı muhalefet partisi liderlerinin yöneticilerle çatışmaları da yine gündeme gelebilir. Bazı muhalefet parti mensuplarının yaşayacağı yasal süreçler, mahkemeler olabilir, aynı zamanda yine bu kişilerle alakalı görev değişiklikleri olabilir.

Tutulmanın sağlığa etkisine baktığımızda ise; bel ağrıları, bel fıtığı, böbrek sağlığı, böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonları, idrar kanalları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar…

Tutulmadan en çok etki alacak olan ve kadersel değişimler yaşayacak olan burçlar; Koç, Terazi, Yengeç ve Oğlak burçları. Tutulmadan şanslı etki alan burçlar ise; İkizler ve Kova burçları…

İlginizi çekebilir: 18 Eylül Balık burcunda Neptünyen Ay Tutulması

Çimen Halitoğlu Çakır: 1985 Van doğumluyum. Lisans eğitimimi Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesinde 2011 senesinde tamamladım. Üniversite sonrası Turizm-Otel/Cafe-Restaurant işletmeciliği gibi alanlarda hizmet verdim. Yaşamı ve varoluşu sorgulamam henüz küçük yaşlarımdan itibaren başladı. İnsan varlığı, ruh’u ve evren arasındaki bağlantıları her zaman merak ettim, sorguladım, araştırdım… Veee tabi ki bir gün ben de o büyülü soruyu sordum; “Ben kimim? ardından “Neden varım? Amacım ne? Neden bunları yaşıyorum?” İşte bu anlam arayışı ve sorgulama ile pek cok eğitim almaya başladım. Kişisel gelişim, Psikoloji, Numeroloji, Reiki, Eft duygusal özgürleşme tekniği, Holistik koçluk. Aynı zamanda ICF onaylı Profesyonel Yaşam Koçuyum ve Grigori Grabovoi Ögretileri Belgrad Eğitim Merkezine bağlı eğitmeniyim. Tüm bu eğitimlerden sonra yolum Karma Astroloji ile kesişti. Karma ve Ezoterik Astroloji, Okült Astroloji, Simya, Parapsikoloji gibi alanlarda pek çok eğitimler aldım. Bu eğitimlerle beraber gördüm ki; Evren, uzay zaman matematiksel kombinasyonlar ve sembollerle bizimle hep konuşuyordu. Kendine özgü bir dili vardı ve bu dil ile durmadan anlatıyordu. Evet Astroloji aslında bir dil. İnsan ruh’unun tabiatını ve dönüşümünü anlatan bir dil. Eğer bu dili bilirsen ancak o zaman ruh’unun tabiatını bilirsin ve ruhunun tabiatını bilip, ona dönersen ancak o zaman kendi tabiatının içinde çiçek açabilirsin. Kendi yolculuğumda hala kendimi geliştirmeye, öğrenmeye devam ediyor ve Astrolojik danışmanlık hizmeti veriyorum.

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.

Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.

Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 

İlgili Makale