X

2021’e hazırlanırken 10 altın bilgi: 7- Yaşam kaliten için iletişimde ustalaş

İnsan sosyal bir canlıdır. Bağlantı kurmak da yemek, içmek, nefes almak gibi temel bir ihtiyaçtır. Ancak, günümüzde birçok insan başkaları ile birlikte yaşamakta ve ilişki geliştirmekte zorlanıyor. Milyarlarca insanın her biri keşfedilecek bir evrenken biz ne oldu da bu keşfe heyecan duymaz olduk? Bizi birlikte yaşamaktan alıkoyan nedir? Neden birlikte olmak bir diğerine katlanmak gibi gelir? Bu konu üzerinde saatlerde konuşabiliriz ama hep aynı fikir etrafında döneceğiz: İletişim kurmayı öğrenmeliyiz!

İletişim, en büyük kabuslarımdan biriydi.

Bugün yazarlık yaptığıma bakmayın, 30 yaşıma kadar iletişim en büyük kabuslarımdan biriydi. Kendimi ve ihtiyaçlarımı anlatmakta o kadar zorlanıyordum ki, bu yüzden neredeyse hiçbir ilişkimde derinleşemiyordum. Ailemle dahi ilişkilerim yüzeyseldi. Sürekli anlaşılamamaktan şikayet ediyordum. Sözlerimin karşımdaki kişiye ulaşamadığı her seferinde öfke ve kalp kırıklığı ile doluyordum. En basit iletişim girişimim bile saniyeler içinde bir mücadeleye dönüşüyordu.

Neden kimse beni anlamıyordu? Doğru kişilerle birlikte değilim çünkü doğru olsalardı beni anlarlardı diye düşünüyordum. Bu yüzden yalnızlığın çok daha iyi olduğuna kendimi inandırdığım ilginç günlerim oldu. Halbuki, bir gözüm hep birbiri ile rahatlıkla iletişim kuran insanlardaydı. Aklım almıyordu bunu nasıl da bu kadar rahat ve akıcı şekilde yapabiliyorlardı.

Reddediyordum ama aslında kalbim derinden bağ kurmanın hasretiyle yanıp tutuşuyordu. İçimde gizliden bir arayış vardı: Nerden başlamalıydım? Nasıl olacaktı bu iş?

Gerçek iletişim, kendimle bağlantı ile başlar.

Sonra bir kitap çıktı karşıma- bundan 3 veya 4 sene önce- ismi “Şiddetsiz İletişim” ve ondan sonra tüm dünyam değişti. Türkiye’nin en iyi okullarında okumuştum ancak ilk defa gerçek iletişimle tanışıyordum. Evet, iletişimi bilmiyordum ama korkarım dünyanın %99’u da bilmiyordu.

İletişimin öncelikle kendinle bağ kurmakla başladığını keşfettim. Kimsenin beni anlamamasının ne kadar doğal olduğunu anladım. Ben kendimi anlamıyordum çünkü… Neye ihtiyacım olduğunu, ne istediğimi bilmiyordum ve karşılanmamış ihtiyaçlarım sebebiyle o kadar acı çekiyordum ki bir başkasının beni anlayarak bu acıdan kurtarmasını umuyordum. İşte iletişim sandığım şey buydu. Aslında, bir kahraman arıyordum ve ondan mor dağın tepesindeki kırmızı ejderhanın kalbindeki altın kolyeyi getirmesini istiyordum. Birinin ben olmadan beni anlamasını istemek o altın kolyeyi istemekten farksızdı.

Rahatlamıştım artık nereden başlamam gerektiğini bulmuştum. İletişim yeteneğimi geliştirmeyi tüm kalbimle istiyordum ve hemen o an başladım, mümkün olan her an kendimle bağ kurmaya…

Gerçek iletişim, iki insan arasındaki kalpten bağ olmadan gerçekleşemezdi. Peki bugüne kadar iletişim sandığım neydi? Bana kalırsa biz sadece birbirimize kelimeler fırlatıyorduk.

Kelimeler, onları bilinçsizce kullanan ellerde kurşuna dönüşür.

Günlük konuşmalara kulak verdiğinizde çoğunun bağ kurmak için değil anlık bir deşarj olma ihtiyacı ile gerçekleştiğini fark edebilirsiniz. Bu yüzden, büyük oranda yargılarla doludur. Yargıların bir bıçaktan pek farkı yoktur. Kolay kolay kimse elindeki bıçağı başka bir insana fırlatmaz, ama nedense ağzımıza geldiği şekliyle konuşmakta bir sakınca görmüyoruz. Kelimelerimizle saniyeler içinde karşımızdakinde derin yarıklar oluşturabiliyoruz. Halbuki konuşmadan önce bağ kursak fark edeceğiz ama bunu henüz bilmiyoruz.

Hayal ettiğiniz her şey için ihtiyacınız olan öz nitelik iyi bir iletişimci olmaktır.

Hayal ettiğimiz her ne ise içinde başka insanlar da olacak… bu yüzden mesleğiniz ne olursa olsun siz öncelikle iletişimcisiniz… Ve biz en çok birlikte olmayı seviyoruz, birbirimizle bağ kurmayı… Çünkü yaşamı böyle keşfediyoruz ve kendimizi…

Lütfen bu yıl hedeflerinizden biri kendinizle ve bir diğeriyle iletişimi öğrenmek olsun. İletişim ustası olduğunuzu düşünüyorsanız iletişimin sadece ikna sanatından ibaret olmadığını söylemek isterim. Kendinizle, yaşamla ve bir diğeri ile ilişkileriniz akıcı ve sevgi dolu mu? Değilse, iletişimi öğrenmeli ve her fırsatta kalpten bağ kurmayı deneyimlemelisiniz. Nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız Şiddetsiz İletişim kitabını edinmenizi öneririm.

Beni daha yakından tanımak, atölye ve derslerime katılmak için www.digdemgirici.com websitemi ziyaret edebilir veya beni @digdemgirici Instagram hesabımdan takip edebilirsiniz. Ücretsiz haftalık ilham e-mail grubuma katılarak benden her hafta 1 kez ilham dolu bir e-posta almak isterseniz lütfen giricidigdem@gmail.com adresime mesaj atın.

İlginizi çekebilir: 2021’e hazırlanırken 10 altın bilgi: 6- Güç sende!

Diğdem Girici: İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı hafifleten bu muhteşem bilgiler daha çok insana ulaşabilsin ve daha çok insan yaşamdan keyif alabilsin diye. Sorularınız veya paylaşımlarınız için bana giricidigdem@gmail.com adresimden veya @digdemgiriciyoga Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz. Sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale