X

11 Şubat Kova Yeniayı: Odağımızın yönü neredeyse, büyüme orada gerçekleşir

11 Şubat Perşembe akşamı Kova’daki Yeni Ay’da çok özel bir hizalanma gerçekleşiyor. Ay, Güneş, Merkür, Venüs, Jüpiter ve Satürn gezegenlerinin hepsi Kova’da olacak ve yüksek enerji alanı açılacak. Kova’nın enerjisi devrimci, yaratıcı, uyanışa geçirici ve genişletici. Yeni fikirlerle beraber kendimizi bir diğerinde görebilme yeteneğini de ortaya çıkarıyor. Bu kadar gezegenin bir burçta bir arada olması odağımızın genişlemesi veya büyümesi anlamına geliyor.

Odağını nereye veya neye yönlendirmeyi seçiyorsun? Odağımızın yönü neredeyse orada büyüme gerçekleşir.
Vizyonunu nereye genişletiyorsun? Yaşamına yenilikleri nasıl getirebilirsin? Değişimi kontrol etmeden akışın içinde nasıl kucaklayabilirsin?

Bu enerji senin üzerinde çalışabilmen ve yaşamında kullanabilmen için. Yapmamız gereken içimizdeki o sonsuz evren ile bir araya gelmek, bağlantıda kalarak nereye doğru çağrıldığımızı duyabilmenin zamanı. Hepimizin gittiği bir yol var ve bu yol gerçekten bizim yaşamımızı destekliyor mu? Bu yol gerçekten gitmek istediğimiz yere götürüyor mu? Bu yol gerçekten gitmek istediğimiz yol mu?

Bu enerjinin sadece kendimizde değil tüm dünyada, küresel olarak etkisini görebiliriz. En son bu tarz Kova enerjisini 60’larda Hippilerin karşıt harekete geçtiklerinde görmüştük. Eşitlik, huzur ve birlik gücünü hatırlatan bu hareket aslında tam da Kova enerjisine ait. Bu yeni ayda atılan tohumları aylar belki yıllar sonra çiçek açmaları için beklemek durumunda kalabiliriz yani değişim aniden olmayabilir. Yeni ayla beraber hizalanan gezegenlerin etkisinde ortaya çıkan enerjilerle yaratıcı potansiyelin merkezinden yeni yüksek gerçekliğimize doğru bir yol çizebiliriz.

Bu enerjiyi titreşimini yükseltmek için kullanabilirsin. Yükselen titreşimini kendi iyiliğin için olması yerine tüm insanlık için olursa gezegenimizdeki enerjiyi de beraber dönüştürmüş oluruz. Şu anda gezegenimizin en çok ihtiyaç duyduğu şeyde belki de bu. Kendi iç ateşimizin tüm dünyadaki yaşayan hücreleri besleyen ve büyüten bir ışık seli olduğunu hayal ederek yapabiliriz. Hepimizin ışığına ihtiyaç var bu dünyada, kaçınılmaz değişimin yolunu aydınlatacak olanlarda bizlerin ışıkları. Her ne kadar karanlık olsa da yol, ışıklarımızla birlik olup aydınlanmasını sağlayabiliriz. Hepimizin birbirine ihtiyacı var çünkü bir olmak için bu dünyaya geldik.

Yeni Ay güzellikleri yaşamlarımıza getirirken aynı zamanda kendi gerçekliğimizin ortak yaratıcısı olduğumuzu da hatırlatıyor. Sadece kişisel olarak değil kolektif olarak gerçekliğin yaratıcısıyız. Tabii ki bu herkes için iyi olamayabilir. Senin ve benim gerçekliğim farklılık gösterebilir ve ben sana ya da sen bana alan yaratamazsan ikimiz de kendi gerçekliğimiz için birbirimizle karşı karşıya gelebiliriz. Ayrıca bu tarz gezegen hizalanmalarında yolun sonunu görmekte de zorlanabiliriz; yani sisler oluşabilir, zihnimizdeki bulutlardan önümüzü göremiyor olabiliriz. Yolda ilerlemek yerine kendimizi dinlenmek veya uyumak için yarı yolda durmuş halde bulabiliriz. İşte tam burada enerjiler zihinden çıkıp kalbe girmemizi hatırlatıyor. Zihinden kalbine doğru akan enerjilerle oturarak gerçekten kalbinden geçenin ne olduğunu keşfetmenin tam zamanı.

İç bilgeliği arttırmanın ve özellikle vizyonlama yaparak niyet belirlemek istersen 11 Şubat’tan itibaren 3 gün boyunca bu linkteki meditasyonu yapmanı öneririm 

Yeni ay ile beraber yaratım enerjisini büyütmek istersen de bu meditasyonu yapabilirsin. Her zaman meditasyon öncesi önerim de yoga yapman. Bu sayede enerjileri dengelemen ve negatif enerji varsa serbest kalmasına, nötrlemene ve pozitif enerjini yükseltmene yardımcı olacak. Yeni ay akışını yaparak sadece 10 dakikada enerjilerini uyumlayarak niyetlerin için alan açabilirsin.

Bu Cumartesi yani 13 Şubat’da yeni ayın 3. gününde hem Sevgililer Günü öncesi hem de Yeni ay enerjisi ile KALBİN SÖYLESİN meditasyonu yapacağız. Saat 21:00’de Uplifers Instagram hesabında canlı yayınla buluşmak üzere.

 

İlginizi çekebilir: Beynimizdeki yaş almayı meditasyon ile yavaşlatabiliriz

Meltem Fakabasmaz: İstanbul’da doğdum. Anaokulundan lise sona kadar okuduğum FMV Işık Lisesi’ni tamamlayarak Endüstri mühendisliği okumak için rotamı Kıbrıs’a çevirdim. 4 sene sonunda okul ikincisi olarak tamamladığım mühendislik eğitimimi yaşamda uygulama serüvenim başlamadan bitti. Dönemin ekonomik krizi ile kendimi medya alanında buldum. Dergilerle başlayan medya ilişkim Sinema-TV master ile sinema sektörüne doğru kaydı. 5 yıla yakın filmlerle yaşadığım yakın ilişki zamanla televizyon reklam prodüktörlüğüne doğru yöneltti. Gece ve gündüzün birbirine karıştığı, tatil günlerinin sayısının giderek azaldığı bir süreç içinde yogayı keşfettim. Aktif ve düzenli spor yapan biri olmama rağmen çalıştığım işin derin etkisi ile sırt, bel, diz, ve kalça ağrılarına, uykusuz gecelere ve depresif bir ruh haline geçiş yapmıştım. Yoga bir ilaç gibi, başta fibromiyaj defterini kapatmama yardımcı oldu. Yaşadığım tüm olumsuzluklara birebir yardımcı oluşunu keşfettikçe başkaları ile paylaşmak istedim ve 2015’te almaya başladığım yoga eğitimlerim Şimdiye kadar 1000 saate ulaştı. Öğretmek kadar öğrenci ruhumu da korumayı ve keyfini çıkarmayı seviyorum. RYT® 500 Yoga Alliance sertifikamla beraber Yoga Terapi, Nefes ve Meditasyon ile ilgili ayrı uzmanlık sertifikalarım var. İstanbul’da 4 ayrı stüdyoda derslerimle beraber Youtube kanalım ve yogauni sitesinden evde yogasını yapmaya devam edenlerle buluşmaya çalışıyorum. Farkındalık, Sağlıklı Yaş Alma ve Yoga yazılarımın içeriklerinde karşınıza sıklıkla çıkacak olanlar.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale