X

1-31 Ekim meme kanseri farkındalık ayı: Nasıl beslenmeli, neler yapmalı?

Meme kanseri, memenin süt bezlerinde ve süt kanallarındaki hücreler arasında, çeşitli etkenler sonucu kontrolsüz şekilde çoğalan tümöral yapı olarak tanımlanmaktadır.

Kanser hücreleri  lenf ve kan yoluyla vücudun diğer organlarına yayılabilir.

Meme kanserinde en önemli nokta  kanserin kan ve lenf yolu ile diğer organlara yayılmadan tanının konmasıdır.

Meme kanseri ciddiyetini düşünecek olursak;

  • Meme kanseri kadınlarda görülen kanserlerin %33’ünü oluşturuyor.
  •  Tüm kanser hastalarının ise %20’sini tehdit ediyor.
  • Meme kanseri kadınlara oranla erkeklerde çok nadir görülmektedir. Ancak hastalık geliştiğinde seyri kadınlarda görülen meme kanserine göre maalesef daha hızlı ve kötüdür.
  • Meme kanserinin görülme sıklığı yaş ilerledikçe artmaktadır.

  • Şişmanlık, doğurganlık çağındaki kadınlarda meme kanseri riskini 2 katına çıkarmaktadır.
  • Aile öyküsünde meme kanseri olması da görülme riskini artırmaktadır.

Beslenme ve meme kanseri ilişkisi ele alındığında;

  • Hastalık öncesi, tedavi süreci ve sonraki yaşamımızda beslenmenin rolü büyüktür.
  • Düzenli ve dengeli beslenme kansere yakalanma riskini azaltırken tedavi sürecinde ve sonrasında da komplikasyonlara karşı etkili bir faktördür.
  • Tüm kanserlerde olumsuzluk ortaya çıkaran şişmanlık, alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması sonucu yağ depolamasıyla gerçekleşir. Öyleyse alınan enerjinin %30 undan azı yağdan sağlanmalıdır.
  • Tükettiğimiz yağın içeriği omega 3 yağ asidinden açısından zengin olduğunda beslenme ile  kanser riski oluşumu da azalmakta. Öyleyse haftalık balık tüketimini artırmalıyız.
  • Protein kaynağı olarak iyi pişmiş etler ve yumurtayı sıkça tercih etmeliyiz.
  • Karbonhidrat olarak tam tahıl ürünleri, mevsimine uygun taze meyve ve sebzeleri  tüketmeliyiz.

Bazı sebzelerin içerdikleri glukozinolat adı verilen bileşik sayesinde, çeşitli organlarda kanseri durdurucu etkiye sahip olabileceği düşünülmektedir. Bunlar;

  • Brokoli,
  • Karnabahar
  • Lahana gibi kükürtlü sebzelerdir.
  • İçersindeki curcuminin kanser hücrelerinin büyümesini engellediği düşünülen zerdeçalı günde 1 tatlı kaşığı kadar beslenme rutinine eklemek kanserden korumaya yardımcıdır.
  • Zeytinyağının içerdiği E vitamininin kanser oluşumunu engellediği araştırmalar sonucunda belirtilmektedir.
  • Sarımsağın içindeki allisin adlı bileşenin kansere karşı koruyucu etki sağladığı düşünülmekte, çiğ şekilde tüketimi önerilmektedir.
  • Son olarak menopoz öncesi kadınlarda kırmızı turp, beyaz turp, şalgam, brokoli ve brüksel lahanası içerdiği izotiosiyanat özellikle östörojen metabolizması üzerine etki yaparak meme kanseri riskini düşürdüğü bilinmektedir.

Meme kanserinin nedeni düşünüldüğünde;

  • Kalıtım,
  • Beslenme şekli,
  • Sosyo-ekonomik durum,
  • Regl durumu,
  • Doğumlar,
  • Sigara kullanımı,
  • Hareketsiz yaşam,
  • Stres faktörü,
  • Aşırı yağlanma,
  • Doğum kontrol hapları gibi birçok faktörden bahsedilebilir.

Tüm bu faktörler göz önüne alındığında, yukarıdaki önerilere göre beslenmemizde yapacağımız değişiklikler, egzersiz planına uyum sağlamak, bağışıklık sistemimizi korumak, rutin kontrollerimizi aksatmamak meme kanserine karşı korunmanıza yardımcı olacaktır.

1-31 Ekim arasında değil, diğer tüm aylarda farkındalığımızın yüksek olması dileğiyle…

 

İlginizi çekebilir: Belirtileri gözden kaçırmayın: Meme kanserinin az bilinen semptomları

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale