X

Zorlukları yenme gücü içinizde: Teslimiyet ve inancın zaferi

Bazı anlar gelir, duvara toslar ve sınırlarımıza ulaşırız. Kaybedilen bir iş, beklenmedik bir hastalık, kaybedilen biri, bir türlü verilemeyen kilolar, sonlanan bir ilişki, başarı sağlanamayan bir proje… İşte o an seçim zamanıdır. Varoluşumuzdan gelen, bir bakıma gizemli ve aynı zamanda bizlere gerekli teslimiyet gücü, yaptığımız seçimlerle ortaya çıkar. İsyan etmek, savaşmak veya kaçmak yerine durumu kabullenmek ve teslim olmak, talihsizlik sandığımız, kötü nitelendirdiklerimizin dönüşmesine yardımcı olur.

Bu teslimiyet aslında her zaman bizde olan zorlukları yenme gücünü yaratır. Yeniden ayağa kalkma gücüne kavuşuruz. Her zaman bizde var olan ve sınırlarımıza geldiğimizde, sıkışıp kaldığımızda ortaya çıkan bir güçtür. Aynı bebeklerin yürümeyi öğrenmeleri gibi… Onlar emeklerken ayağa kalkmaya çalışırlar. Önce düşerler ve sonra tekrar kalkarlar. Düşmekten korkmadıkları gibi kalkmaya ve yeniden denemeye cesaret ederler. Onlar usanmaz, yılmaz ve devam ederler ve sonunda da yürürler.

Herkesin başına gelebilir, gelmiş de olabilir. Üst üste kayıplar, beklenmedik değişimler ve kalp kırıklıkları en özel sandığımız insanların bile başlarına gelir, aynı bizler gibi. Seçim yapmaktır asıl olan. Bizlerde doğuştan var olan gücü kriz anında bir katalizör olarak kullanarak, enerjiyi olumlu olana dönüştürebilmek yaptığımız seçimdedir; ya arkamıza dönüp kayıplarımıza, aldığımız kilolara, hastalıklara bakıp “keşke olmasaydı, neden ama neden?” diyerek geçmişte kalmak veya o anda kalarak, o andaki hissi fark ederek, ruhsal olgunlaşmamızı sağlamak. Başlangıçta zorlayıcı ama kendinden basit bir seçimle bakış açımızı değiştirip yenilenmek, ruhsal olarak büyümek…

İçgüdü, empati, mizah, yaratıcılık, esneklik ve aklı sakinleştirip odaklamakla zorlukları yenme gücü içimizde var olur. Tam anlamıyla zoru başarmak için acı ile başa çıkabilme gücümüzü ortaya çıkarmamız gerekir. Acıdan kaçarak ve her durumda acı yaşamaya engel olmak adına kendimizi sınırlandırarak aslında ıstırap çekeriz.

Birçoğumuz için acı ve ıstırap birbirinin içine geçmiş gibidir. Bir şeyler ters gittiğinde kendimizi kurban gibi hissederiz, hatta karmik anlamda cezalandırıldığımızı düşünür ve “bunları hak ettik” deriz. Istıraplara kapılmak yerine, duygularımızı açığa vurmakla, yaşadığımız acıyı kabullenmekle üstesinden geleceğimizi unuturuz.

Zorlukları yenme gücü her durumu kendi avantajına çevirmekle olur. Yaşanan olumsuzluğa önce teslim olmak, kabullenmekle başlar. Sonra kendi iç gücünüzün farkındalığını ortaya çıkarmakla, üstesinden gelebileceğinize inanmakla devam eder. İnanmak ve başarmak el ele vermişlerdir ve içinizde doğuştan var olan gücün açığa çıkması ile ateşlenmeleri yeterlidir.

İlginizi çekebilir: Gerçekleştiremediğiniz hayallerinizi kabullenmek, sizi özgürleştirir

Meltem Fakabasmaz: İstanbul’da doğdum. Anaokulundan lise sona kadar okuduğum FMV Işık Lisesi’ni tamamlayarak Endüstri mühendisliği okumak için rotamı Kıbrıs’a çevirdim. 4 sene sonunda okul ikincisi olarak tamamladığım mühendislik eğitimimi yaşamda uygulama serüvenim başlamadan bitti. Dönemin ekonomik krizi ile kendimi medya alanında buldum. Dergilerle başlayan medya ilişkim Sinema-TV master ile sinema sektörüne doğru kaydı. 5 yıla yakın filmlerle yaşadığım yakın ilişki zamanla televizyon reklam prodüktörlüğüne doğru yöneltti. Gece ve gündüzün birbirine karıştığı, tatil günlerinin sayısının giderek azaldığı bir süreç içinde yogayı keşfettim. Aktif ve düzenli spor yapan biri olmama rağmen çalıştığım işin derin etkisi ile sırt, bel, diz, ve kalça ağrılarına, uykusuz gecelere ve depresif bir ruh haline geçiş yapmıştım. Yoga bir ilaç gibi, başta fibromiyaj defterini kapatmama yardımcı oldu. Yaşadığım tüm olumsuzluklara birebir yardımcı oluşunu keşfettikçe başkaları ile paylaşmak istedim ve 2015’te almaya başladığım yoga eğitimlerim Şimdiye kadar 1000 saate ulaştı. Öğretmek kadar öğrenci ruhumu da korumayı ve keyfini çıkarmayı seviyorum. RYT® 500 Yoga Alliance sertifikamla beraber Yoga Terapi, Nefes ve Meditasyon ile ilgili ayrı uzmanlık sertifikalarım var. İstanbul’da 4 ayrı stüdyoda derslerimle beraber Youtube kanalım ve yogauni sitesinden evde yogasını yapmaya devam edenlerle buluşmaya çalışıyorum. Farkındalık, Sağlıklı Yaş Alma ve Yoga yazılarımın içeriklerinde karşınıza sıklıkla çıkacak olanlar.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale