X

Zorlayıcı insanlarla iletişim kurmanın anahtarı: Bu 3 stratejiyi hemen keşfetmelisiniz

Şüphesiz ki pek çoğumuz günlük hayatımızda zor diyaloglara şahit olmuşuzdur. Belki bir telefon konuşmasında, belki bir kasa sırasında ya da trafikte… Öyle ki bazı insanlarla iletişim kurmanın çok zor, hatta imkansız olduğunu defalarca düşünmüş olabiliriz. Ne söyleyeceğimizi, nasıl davranacağımızı bilememek bir yana, o an donup kalmış bile olabiliriz. İster duygusal bir çatışma sırasında bir arkadaşımızı sakinleştirmeye çalışalım, ister öfkeli bir müşteriye yanıt verelim, doğru kelimeleri seçmek durumu tamamen değiştirebilir. Araştırmalar doğru yaklaşımlarla en ‘zor’ kişilerin bile etkisiz hale getirilebileceğini, en çatışmalı diyalogların çözümlenebileceğini gösteriyor. Peki, nedir bu doğru yaklaşımlar?

Bazı bilimsel çalışmalar 3 önemli stratejinin çatışmaları yatıştırmada ve ilişkileri güçlendirmede etkili olduğunu gösteriyor: Empati, samimiyet ve sözel uyum. Gelin, bu üç stratejiden en etkili şekilde nasıl faydalanabiliriz ona bakalım:

Doğru iletişimin şifresi: Empati, samimiyet ve sözel uyum

Evet; çatışmasız, doğru, sakin bir iletişimin şifresi empati, samimiyet ve sözel uyum. Araştırmacı Margot Van Mulken, müşteri hizmetleri çalışanları ile bir araştırma gerçekleştirmiş ve çevrimiçi şikayetçileri başarılı bir şekilde memnun etmek için kullandıkları sözlü çatışma azaltma tekniklerinin bu üç yöntemden geçtiğini bulmuş. Yani, şikayet eden birini sakinleştirmek için bu üç yöntem de oldukça etkiliymiş. Ve M. Van Mulken, sonuç olarak bu stratejilerin yalnızca müşteri hizmetlerinde değil, her türlü kişiler arası ilişkide işe yarayabileceğini öne sürmüş.

1. Empati: Karşımızdakinin duygularını anlamak

Empati, sadece “seni anlıyorum” demekle sınırlı kalmayan, karşımızdaki kişinin duygularını ve bu duyguların nedenlerini anlamaya yönelik derin bir çabayı ifade ediyor. Van Mulken’e göre empati kurmak, minnettarlık ifadeleri, olumlu değerlendirmeler ve sempati göstererek bağ kurmayı içeriyor. Örneğin, bir müşterinin yaşadığı sorunu anlamak ve bunu kişinin kendi bakış açısından değerlendirmek, yalnızca durumu değil, müşterinin hislerini de anlamayı gerektiriyor.

Ayrıca empati, sadece sözlerle değil, ses tonu, beden dili ve yanıtların içeriğiyle de gösterilebiliyor. Örneğin çok sinirli ya da öfkeli birine “Sizi tamamen anlıyorum, bu durumda gerçekten hayal kırıklığı yaşamak çok doğal.” gibi bir yanıt vermek, hem durumu yumuşatmaya yardımcı olabilir hem de karşımızdaki kişinin duygularını kabul ettiğimizi gösterebilir.

2. Samimiyet: İçten ve doğal olmak

Günümüzde birçok müşteri hizmetleri veya destek hattı, otomatik ya da kalıplaşmış yanıtlar veriyor. Ancak samimiyet, bu kalıpların dışına çıkmayı gerektiriyor. Van Mulken, kişiye özel, özenle hazırlanmış yanıtların şikayetçilerin yanıtları daha olumlu karşılamalarına yardımcı olduğunu belirtiyor.

Samimiyet, cevabın içtenliğini ve yanıt verenin gerçekten duruma dahil olduğunu hissettirmekle ilgili. Örneğin, bir e-mail yanıtında “Merhaba Ayşe Hanım, yaşadığınız durumu okuduğumda gerçekten üzüldüm. Size en kısa sürede çözüm sunmak için buradayım.” gibi kişisel ve özgün ifadeler kullanmak, alıcının kendini daha değerli hissetmesini sağlayabilir.

3. Sözel uyum: Ortak bir paydada buluşmak

Sözel uyum, fiziksel ve sosyal mesafeyi kapatmaya yardımcı olan, diyalog başlatmayı ve karşılıklı anlayışı teşvik eden bir strateji. Mulken’e göre özellikle müşteri hizmetlerinde, çalışan ve müşteri arasında eşit bir ilişki kurmak için de önemli.

Bu strateji, karşılıklı iletişimi güçlendirerek ortak paydalar yaratmaya yardımcı olabilir. Örneğin, “Hepimiz böyle durumlarda zorlanabiliriz, birlikte en iyi çözümü bulabiliriz.” gibi ifadeler, hem duygusal yakınlık sağlamaya hem de taraflar arasındaki gerilimi azaltmaya yardımcı olabilir.

İletişimde gerilimi yatıştırmak için ne yapılabilir?

Sözlü çatışma azaltma teknikleri yalnızca iş hayatında değil, günlük hayatın birçok alanında da işe yarayabilir. Özellikle aile, arkadaşlık ve romantik ilişkilerde çatışmalar kaçınılmazdır ve bu durumlarda doğru iletişim kurmak ilişkiyi güçlendirebilir:

  • Önce dinleyin: Karşınızdaki kişiye, sık sık karşılaştığımız otomatik cevaplar yerine, gerçekten dinlediğinizi hissettirin. İnsanlar, duyulduklarını hissettiklerinde daha hızlı sakinleşirler.
  • Kişiselleştirilmiş yanıtlar verin: Kızgın bir kişinin konuşmasını kesmeden dinlemek, hem onu anladığınızı gösterebilir hem de duruma uygun bir yanıt vermenize olanak tanır. Örneğin, “Senin için gerçekten zor bir durum olduğunu anlıyorum, nasıl yardımcı olabilirim?” demek, karşılıklı güveni pekiştirir.
  • Duyguları yatıştırın: Öfkeyle yaklaşan bir kişiye aynı şekilde tepki vermek, ateşe körükle gitmek gibidir. Bunun yerine, sakin ve yapıcı bir dil kullanmak, karşı tarafın da tonunu yumuşatmasına yardımcı olabilir.

İletişimde kullanılan dil, sadece kelimelerden ibaret değildir. Empati, samimiyet ve sözel uyumla desteklenen bir dil, çatışmaları yatıştırmakla kalmaz, aynı zamanda kalıcı bağlar kurmaya da yardımcı olabilir.

Kaynaklar: psychologytoday, Van Mulken, Margot. 2024. “What Verbal De-Escalation Techniques Are Used in Complaint Handling?” Journal of Pragmatics 220 (January): 116–31.

İlginizi çekebilir: Sağlıklı iletişim nedir: İletişimin 4 boyutu ve etkili iletişim stratejileri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale