X

Zor zamanlarla başa çıkma sanatı: Patanjali ve yoga

Yalnız kalmak, kalabalık olmak, zor zamanlarla başa çıkmak, çıkamamak, her şeyin üstesinden gelmek, bir adım dahi atacak güç bulamamak…

Bu günlerde dengeyi bulmakta epey zorlanıyorum. Halbuki bunu yapabilmeniz için ne çok yazı yazmışım…

Geçen yıllarda kitap yazmaya başlamıştım.  Şöyle başlıyor;

“Öldükten sonra bedeninizde ve sosyal çevrenizde neler olduğuna dair bir yazı çıktı mı karşınıza? Ben tüm bu olanları öğrendikten sonra şöyle dedim; keşke bu kitabı daha önce benim yerime birileri yazmış olsaydı ve yaşamımın bu kısmına bazı şeyleri bilerek başlasaydım.”

Bugün farkına vardım ki, öyle bir kitap yok. Hiç olmadı, olmayacak.

Birileri çıkıp size hayatınızı nasıl yaşamanız gerektiğini söyleyemez. Hepimizin benzer hayatları ama benzersiz ruhları var.

Hayatımın kötü kısımlarını ruhuma iyi gelen şeylerle telafi etmeye çalışıyorum. Bildiğim bir şey varsa o da herkesin bir şeylerle mücadele ettiği. Yaşamın özü sanırım bu; mücadele.

Öğrendiğim diğer şeyse tüm bu koşuşturmanın içinde dengede kalmanın yollarını bulabilmek. Bu hepimiz için bambaşka bir deneyim. Ben uzun yıllardır minimalizm ve yogayla dengemi bulmaya çalışıyorum. Yoga deyince aklınızda yalnızca bir spor canlanıyorsa bu yazıyı okumanıza çok sevindiğimi söylemeliyim.

Çevrem bana sık sık bunca şeyi nasıl taşıdığımı sorar. Sanırım sırrım yoga.  Ancak yogadan kastım yalnızca asana pratikleri değil.

Yoga bir spor, bilim, din, hobi, sanat ya da herhangi bir kalıba koyulacak bir ritüel değil. Size fiziken ya da ruhen mükemmel olmanızı da söylemez, mükemmellik de vadetmez yoga.

Esneklik ve gücü yalnızca vücudunuzda değil aynı zamanda zihninizde de aramanızı söyler. Kusursuz bir pratik yerine kendinizi bulmanıza odaklanır. Bu nedenle yoga yapmak için yaşınızın hiçbir önemi yoktur. 8 yaşında da olsanız 80 yaşında da olsanız yogaya başlamak için en uygun yaştasınızdır. Çünkü yoga bedensel ve içsel bir dönüşüm içerir. Sanıldığının aksine yoga, bireyin kendi sınırlarını anlamasına ve kendi hızında ilerlemesine izin verir. Binlerce yıllık geçmişe sahip olan yoga, geçici bir akıma uygun aktivite değil, devamlı olarak evrim geçiren bir yaşam tarzıdır. Diğer insanlarla rekabet etmenizi istemez, kendi potansiyelinizi keşfetmeniz için bir pratiğe odaklanır.

‘Patanjali’nin 8 yoga sutrası

Yoga; yama, niyama, asana ve pranayama başta olmak üzere 8 farklı basamağa sahiptir. Yogadaki 8 basamağın temeli ‘Patanjali’nin yazılarına göre oluşturulmuştur. Patanjali’nin Yoga Sutraları, yoga pratiklerinin oluşturulmasını sağlayan en eski kaynaklardan biri olarak bilinir. Milattan önce 400 yılında yazılan bu kaynakta, temel olarak 195 maddeden oluşan sutralar yer alır.

Yoga felsefesinde benimsenen 8 basamak en genel anlamlarıyla şu şekilde sıralanabilir:

  • Yama: Olumsuz şeylerden arınmak olarak tanımlanabilir. Yamalar 5 temel kuraldan oluşur. (Ahimsa: Zarar vermemek. Satya: Doğruluk, yalan söylememek. Asteya: Çalmamak. Brahmacharya: Bedensel zevkleri kontrol altına almak. Aparigraha: Kıskanmamak.)
  • Niyama: Olumlu yanları kuvvetlendirme olarak tanımlanabilir. Niyamalar 5 temel kavram üzerinde derinleşir. Suacha (bedeni ve zihni arındırma), santosa (şükretme), tapas (içsel motivasyon), svadhyaya (kişisel gelişim) ve ıshvara pranidhana (bir ustanın öğretilerine kulak verme) adımlarından meydana gelir.
  • Asana: Yoga hareketlerini benimsemek olarak tanımlanabilir.
  • Pranayama: Nefesi kontrol etmek olarak tanımlanabilir.
  • Pratyahara: Duyuların denetim altına alınması olarak tanımlanabilir. Aynı zamanda meditasyonun hazırlık aşamasıdır. Kişi, çevredeki ses ve görüntülerin algılar ancak bilincin bu uyarılarla meşgul edilmesini engellemeyi öğrenmiştir.
  • Dharana: Konsantrasyon olarak tanımlanabilir. Dharana, zihinsel karmaşıklık ve dağınıklığın azalmasına, beden ve zihnin çok daha uyumlu bir şekilde çalışmasına imkan tanır.
  • Dhyana: Meditasyon.
  • Samadhi: Evrenle bütünlük sağlama olarak tanımlanabilir. Uygulayıcı, ilk 6 aşamada kendisini meditasyona hazırlar. Zihnin ve bedenin bir bütün halinde tanımlanması için bu aşamaları derinlikle uygular. Samadhi de ise, derin bir meditasyon ve yoga ile kişi son aşamaya ulaşır.

İlginizi çekebilir: Yoga ve Meditasyon Eğitmeni Bora Ercan ile yoga üzerine keyifli bir sohbet

Yağmur Aşık Mola: Yağmur Aşık Mola, 1993 yılında Aydın’da doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli ajans ve gazetelerde muhabirlik yaptı. Halen bir kamu kurumunda editörlük görevine devam etmektedir. Türkiye’nin en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı Nazilli’de hayatını sürdüren Mola, minimalizm, dijital detoks, sağlıklı yaşam konularında araştırmalar yapmış, çeşitli gazete ve dergilerde yazılar kaleme almıştır. İletişim: yagmurasik1@gmail.com https://www.instagram.com/yagmurmola/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale