Zor zamanları “bir”likte atlatmak: Sakinliğimizi korumamıza yardımcı olacak 3 öneri

Özellikle son bir yıldır gibi gözükse de, aslında uzunca bir zamandır sıkıntılı süreçlerden geçiyoruz. Ben de çevremdeki çoğu kişi gibi gördüklerim ve yaşadıklarım karşısında zaman zaman kendimi dibe vurmuş hissediyorum. Özellikle sosyal medya ya da televizyonda yer alan haber ve paylaşımları çok uzun sürelerle izlemek acı, öfke, keder, hüzün gibi duyguları tekrar tekrar deneyimlememe ve daha da kötü hissetmeme yol açıyor.

Tüm bu yaşadıklarımızın sebeplerini, suçlularını, galiplerini vs. tartışmayacağım. Bilgi dağarcığımın içerisinde yer alanları sizlerle paylaşıp, bu gibi zor zamanları nasıl daha sakin atlatabiliriz sorusunu kendimce cevaplandırmaya çalışacağım.

1. Mola ver

Şu an en çok ihtiyacımız olan şey biraz mola verip rahatlamak. Neden mi? Çünkü sinir sistemimizin bize “savaş ya da kaç” dediği alarm durumunda uzun süre kaldığımızda bağışıklık sistemimiz gerektiği gibi çalışamıyor, dolayısıyla fiziksel ve psikolojik hastalıklara davetiye gönderiyoruz. Bu durumdaki beyin dalgasında aşırı kaldığımızda anksiyete, stres, paranoya, yüksek kan basıncı, istenmeyen düşünceler, uykusuzluk gibi sonuçlara maruz kalıyoruz. Bugünlerde ihtiyacımız olan bunlar mı?

Bir bütünün parçaları olduğumuz ve birbirimizden tahmin ettiğimizden çok daha fazla etkilendiğimiz bir gerçeklikte yaşıyoruz. Yaşam çarkının dönmesi için birileri kendinde yeterli gücü bulamadığında diğerlerinin destek olmak için güçlü davranması ve umutla yaşama sarılması gerekiyor. Hastalık, doğal afet ya da ekonomik sıkıntılarla boğuşan kişilere destek olmak için bizim iyi olmamız gerek. İyi olmak için de önce kendimize özen göstermeliyiz ki gücümüzü elimize alabilelim.

Peki güçlenmek için nasıl rahatlayacağız? Öncelike bizi aşırı stres durumuna sokan durumları elemeye başlamalıyız. Sosyal medya ve haber takibini günde bir saat gibi belli bir zaman sınırına indirmekte fayda var. Sürekli olumsuza odaklı olan kişilerle görüşmeyi ya da olumsuz (felaket senaryoları içeren) sohbetleri bir süreliğine askıya alabiliriz.

Başkalarına yardımcı olabilmek için önce kendi sağlığımızın yerinde olması gerekir. Bunun için de zihnimizi dinlendirmeli, bedenimizi sağlıklı çalıştığı dinlenme moduna geçirebilmeliyiz.

İnternetten çok basit meditasyon teknikleri bulabilirsin, en basiti nefes meditasyonu yapmaktır. Tek başınıza olacağın ve rahatsız edilmeyeceğin bir yerde 10 dakika boyunca 4 birim nefes alıp, 8 birim nefes vererek zihnini rahatlatabilirsin. Bu sırada gelen düşünce ve duyguların hepsini yargılamadan sadece gözlemle, ağlamak istiyorsan ağla, duygularını ya da düşüncelerini bastırmadan sadece onları gözlemlemek seni bir nebze rahatlatacaktır. Zamanla çok daha kolaylaşacak olan meditasyon pratiğini her gün hayatına katmak hem fizyolojik hem psikolojik sağlığına fayda sağlar. Tabiri caizse sıkıntılara karşı koruyucu zırhını güçlendirir.

Bunların yanı sıra doğada olmak, hayvanları gözlemlemek, sahip oldukların için şükretmek ve geleceği en hayrımıza olacak şekilde hayal etmek de daha iyi hissetmemize katkıda bulunur.

2. Paylaş

Rahatlamak ve rahatlatmak için sevdiklerimizle vakit geçirmeliyiz. Bu sıkıntılı günlerde elbette kahkahası bol, kutlama tadında vakit geçirmekten bahsetmiyorum. Bahsettiğim paylaşım, duyguların paylaşımı; duygularımızı içimizde tutmak yerine ifade etmek, yalnız olmadığımızı ve zor durumlarla tek başımıza mücadele etmek zorunda olmadığımızı fark etmek içsel gücümüzü ayağa kaldırır. İfade edilen korkuların “Ne olursa olsun yanındayım” mesajı ile azaltılması, “Ben de aynı endişelere sahibim” ile hissettiklerimizde de yalnız olmadığımızın fark edilmesi içimizde güven duygusunun yeniden uyanmasına yol açar… Burada dikkat etmemiz gereken şey felaket senaryoları yerine, hissettiklerimizi paylaşmak.

Yaşadıklarımız yüzünden durumla çok iyi baş edemeyen tanıdıklarımız olabilir. Bu süreci daha iyi atlatabilmeleri için onlara destek olabiliriz. Örneğin birbirimize bu dönemde daha çok dokunarak, sırt sıvazlayarak, daha çok sarılarak oksitosin hormonu üretebilir ve güvende olma duygusunu arttırabiliriz. En basitinden sosyal bağları güçlendirmek ve yakınlarımızın iyi hissetmesine katkıda bulunmak için telefon edip “İyi misiniz, bir şeye ihtiyacınız var mı?” diyebiliriz. Sosyal dayanışma sayesinde çok daha değerli ve güçlü hissedeceğimiz kesin.

3. Yardım et

Bizler çaresiz kaldığımız durumlarda kendimizi kapana kısılmış hissediyoruz. Acı çekenleri izlediğimizde, felaket haberleri aldığımızda, elimiz kolumuz bağlı gibi gelen durumlarda sinir sistemimiz alarm moduna girer, ama savaşamadığımız ve kaçamadığımız için o moddan çıkamayız. Bu nedenle harekete geçmek önemli. Her koşulda yapabileceğimiz bir şeyler olduğuna inanmak ve yardım etmek için adım atmak bizi çaresizlik duygusundan, umut duygusuna, yaptığımız şeylerin bir etki yarattığını görmek de onur duygusuna geçmemize sebep olur.

İyilik bulaşıcıdır ve iyi hissettirir; üstelik sadece iyilik yapılana değil, yapana ve hatta şahit olana da… Birine cömert davranıp yardım ettiğimizde onun da bir başkasına yardım etme olasılığının çok yüksek olduğu ile ilgili bilimsel çalışmalar var. Benzer çalışmalarda, birinin bir başkasına yardım ettiğini gören kişilerin yardım etmeye çok daha açık hale geldiği saptanmış.

En çok ihtiyacımız olan bu günlerde, yardım etmeyi önceliklendirmemiz iyiliğin yayılmasına ve yaraları birlikte sarmamıza neden olur.

Bunların yanı sıra yapılabilecek pek çok şey var elbette. Ben aklıma gelen yardımcı olabilecek şeyleri sıraladım. Sadece bunlardan birini hakkını vererek yapabilirsek bile durumlar ile baş etme becerimiz güçlenecektir. Korku ve kaygı ile hareketsiz kalmaktansa, salim kafa ile sağlam duruş sergilemek ve bu dönemi mümkün olan en paylaşımcı şekilde atlatmak hepimizin iyiliğine olacak.
Zaman ideolojilerin, ırkların ve kişilerin takım tutarcasına fanatikçe tutulduğu zamanları geride bırakıp, tüm insanlığa ve doğaya hizmet eden fikirlerin ve erdemli hareketlerin peşinde olma zamanıdır. Kendi gücümüzü fark edip, bu topraklarda yazılan tarihi mirası hatırlamamız gerek. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda. Dışarıda bir kurtarıcı yok, bizi sadece kendimiz kurtarabiliriz… Ve o güce sahibiz!

Pozitif psikoloji pratikleri ve hayat deneyimlerimi paylaştığım Instagram hesabıma @iremulguorhan adresinden, Youtube kanalıma youtube.com/c/iremulguorhan linkinden, web siteme www.iremulgu.com linki üzerinden ulaşabilirsin. Online bireysel danışmanlık almak istersen bilgi için [email protected] adresine mail atabilirsin.

 

İlginizi çekebilir: Mutluluk formülleri neden her zaman mutlu etmez?

İrem Ülgü Orhan
Berkeley, North Carolina ve Pennsylvania Üniversitelerinde bulunan Pozitif Psikoloji kürsülerinde, Pozitif Psikoloji alanında eğitimler almış olan İrem Ülgü Orhan, bu eğitimlerini şamanik öğretiler ile ... Devam