X

Zor insanları idare etmek için uygulayabileceğiniz basit ama etkili 5 yöntem

Yaşımızdan veya bulunduğumuz sosyal statüden bağımsız olarak hayatta her zaman karşımıza zor insanlar çıkabilir. Bu kişiler sert sözlerle kırıcı olabilir, sizi zor duruma düşünebilir. Bazen bu iş yerinden bir arkadaş olabilir, bazen bir komşu, bazen parktaki bir oyun arkadaşı…

Hayatta her zaman karşınıza zor insanlar çıkabilir. Bu yüzden bu kişilere nasıl yanıt vereceğinizi seçme gücünüzü geliştirmelisiniz. Onların zorluklarını kendi zorluklarınız haline mi getiriyorsunuz? Yoksa onların yarattığı zorluğu, kişisel gelişime dönüştürme yolunu mu seçiyorsunuz? Onların kazanmasına izin mi veriyorsunuz? Yoksa siz mi kazanmayı tercih ediyorsunuz?

Zor insanları idare etmek, onları yenmek bazen sandığınızdan çok daha zor olabilir. İşte zor insanları idare etmek için uygulayabileceğiniz basit ama etkili 5 yöntem:

1. Başkalarının ön yargılı düşüncelerinden uzaklaşmayı öğrenin

İnsanların söylediği veya yaptığı her şeyi kontrol edemeyebilirsiniz ancak bunlardan nasıl etkileneceğinizi kontrol edebilirsiniz. İnsanların size nasıl davrandıkları onların problemi olabilir ancak sizin onlara nasıl yanıt verdiğiniz kendi probleminiz. İnsanların söyledikleri ve yaptıkları şeyler, sizinle değil onların kendileriyle ilgili. İnsanların tepkileri; bakış açılarını, ön yargılarını ve geçmişteki deneyimlerini gösteriyor. Çevrenizdekiler sizin inanılmaz bir insan olduğunuzu veya sinir bozucu olduğunuzu düşünüyorsa, bu onların hayata bakış açılarıyla ilgili bir durumdur. Bu yüzden etrafınızdaki insanlardan gelen ön yargıları ve yorumları önemsememelisiniz. Hepimizin hayatında sayısız hayal kırıklığı, kırgınlık ve hüzün var. Bu duyguların büyük bölümü, olayları fazlasıyla kişisel algılamamızdan kaynaklanıyor. Oysa daha üretken ve sağlıklı olmak istiyorsanız, başkalarından gelen iyi veya kötü düşünceleri boşvermeyi öğrenmelisiniz.

2. Etrafınızdakilere iyi dilekler dileyin ve hayatınıza devam edin

Standartlarınızı düşürmeyin ancak başkalarıyla ilgili beklentilerinizden vazgeçmenin, hayal kırıklığından korunmanın en iyi yolu olduğunun farkına varın. Başkalarına nasıl davranıyorsanız, onların da size aynı şekilde davranmalarını beklemeniz için hiçbir sebep yok. Herkes sizinle aynı kalbe, aynı düşüncelere sahip değil. Bu konuda meditasyon yapmayı deneyebilirsiniz. En zor şey, kibar olan bir insana karşı kabalık etmektir. Ve siz bunu bir güç olarak kullanabilirsiniz. En sert biçimde farklı fikirleri savunduğunuz kişilere karşı kibar olabilirsiniz.

3. Başkalarından görmek istediğiniz davranışlar için örnek oluşturun

Eğer karşınızdaki tüm düşmanlığını ve dramayı sizin üstünüze yıkmak istiyorsa, tüm varlığınızla o kişiye örnek olabilirsiniz. Huzurlu ve barış dolu bir iletişim yöntemi kullanarak kendinizi ifade edebilirsiniz. Karşınızdakine iyi niyetler sunabilirsiniz. İlham verici konuşmalar ve yumuşak bir ses tonu kullanabilirsiniz. Karşınızdakini cesaretlendirebilir, bir şeyler öğretebilir ve böylelikle başkalarında görmek istediğiniz davranışların yaygınlaşmasını sağlayabilirsiniz. Bunu yapmak zor olabilir, zaman alabilir ancak imkansız olmadığını bilin.

4. Negatif konuşmaları pozitif bir şekilde kontrol etmeyi öğrenin

Bazen konuyu değiştirmek, pozitif şeylerden bahsetmek iyi olabilir. Ancak asıl önemlisi, zor insanlarla negatif konuları konuşmaya ve sonuçlarını göğüslemeye hazır olun. Karşınızdaki kişiye “Bazen beni yok saydığını düşünüyorum” demek istiyorsanız, bunu söylemekten çekinmeyin. Karşınızdaki kişi ne kadar zor bir insan olursa olsun, dürüstlüğünüz karşılığını bulacaktır.

5. Sağlıklı ve anlaşılır sınırlar belirleyin

Duygularınızın ve ihtiyaçlarınızın farkına varın. Size kendinizi kötü hissettirebilecek şeylere hayır demeyi öğrenin. Bu ilk başta kendinizi kötü hissetmenize neden olabilir. Bencillik ettiğinizi düşünebilirsiniz. Ancak uçaklarda neden öncelikle oksijen maskesini kendinize takmanız gerektiğini hatırlayın. Kendi isteklerinizi ve ihtiyaçlarınızı yerine getiremezseniz, başkalarına yardımcı olamazsınız.

 

Kaynaklar:
Marcandangel
Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale