X

Zirvesi olmayan dağ: Mükemmeliyetçilik

“Yeterli değilim, en iyisi olmalıyım, daha formda, daha güzel, daha havalı görünmeliyim.” Bu cümleler sana tanıdık geliyorsa mükemmeliyetçilik tuzağına düşmüş olabilirsin. Acaba daha iyisi nasıl olur? sorusu dağın ardında varlığını korurken, sen oraya yaklaşmaya çalışırsın. Sen hedefine doğru ilerlerken o, ufkun ardında geri çekilerek daha da uzaklaşır. Tüm bu süreç, bitiş çizgisi olmayan yorucu bir yarış haline döner. 

Narsisizm epidemisinde yaşadığımız günümüzde, bunun ayrılmaz bir parçası haline geldiğine inandığım mükemmeliyetçilik kavramı bir şekilde hayatımıza nüfuz ediyor. Temelde ebeveynlik stilleri ile ilişkili olduğunu bilinen bu kavram, sosyal medya platformları ile şekillenerek içimizdeki bu tohumu besleyip yeşertiyor. Fakat ne yazık ki, gün gelip ayağımız bu yeşeren çalılıklara takılıp tökezleyene kadar. Çünkü madalyonun her zaman bir de öbür yüzü vardır.

Tek bir tanıma indirgenemeyecek geniş bir spektrum olan mükemmeliyetçilik için; ulaşılamayacak derecede zor standartlar belirleyerek, her zaman her şeyin düzenli olmasını istemek, detaylara takılıp hataya tahammül edememek ve başaramama korkusu ile ilişkisel olduğunu söyleyebilirim. 

Kusurlara, hatalara, çatlaklara, pürüzlere toleransı düşük olan mükemmeliyetçinin zihni, hiç ütüsünün bozulmasını istemediği bir elbiseye sahip olmaya çalışmak gibi işler. Bu düşünceler hem kendilerinden hem çevrelerinden yüksek beklenti içerisinde olmalarına yol açar. Beklentiler karşılanmadıkça yoğun bir öfke açığa çıkar. Dolayısıyla tüm bu arzular kişinin hayattan tat almasına engel olan bir bozukluğa dönüşür.  Yaşam giderek güçleşir.

Bu durum, daha çok çalışmak, kendini işine adamak, titiz olmak, eleştiri almamak adına performansının “en iyisini” ortaya koyma davranış kalıpları ile karakterizedir.  Buradan anlayabiliriz ki kişi kendi değerini, başkalarından alacağı geri bildirimlerle yoğrulmuş bir zemin üzerine kurar. Kendi değerini başkaları tarafından onaylanmak  üzerine kuran mükemmeliyetçinin de kalbi, Çin porseleni kadar hassas olur. En ufak bir eleştiri kusursuz olma çabasının sihrini bozmuş gibi gelir. İnsanlar tarafından takdir görme, beğenilme, onay alma üzerine oluşturulan inançlar, çevreden gelecek en ufak olumsuz değerlendirme ile birleşince  psikolojik açıdan daha kırılgan olmasına neden olur. 

Gelelim madalyonun diğer yüzüne. Yani dış dünyaya karşı kusursuz gibi göründüğü bir kabuk ören mükemmeliyetçimizin iç dünyasına.

Kişinin kendi dünyasında kendine yönelik açtığı Pirus Savaşı’na benzetiyorum bu kusursuzluk ve sınırsızlık arzusunu. Pirus, kazanan üzerinde yıkıcı etkiler bırakan bir zaferdir. Bu durum neredeyse bir yenilgiyle eşdeğerdir. Böyle bir zafer, gerçek anlamda bir başarı duygusunu yok eder ve uzun vadeli ilerlemeye hasar verir. Bu yorucu mükemmele ulaşma savaşı da zamanla tükenmişlik sendromu, depresyon, kronik yalnızlık, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıkları beraberinde getirir. Takdirler, onaylar ve beğeniler savaşın zafer gibi görünen yüzü olsa da kişinin iç dünyasına bedensel ağrılar, psikolojik rahatsızlıklar olarak kaçınılmaz biçimde yansıyacaktır.

Peki, mükemmeliyetçilikle nasıl başa çıkabilirsin? 

  • Öncelikle her cephede en iyisi olmak zorunda değilsin. Bunu her daim hatırla.
  • Mükemmel diye bir kavramın gerçeklikten uzak olduğunu kabullenebilirsin.
  • Kendine öz şefkat gösterme pratikleri yapabilirsin.
  • Kendinden yüksek beklentilerinin hangi alanlarda olduğunu belirleyebilirsin. 
  • Yardım istemekten lütfen çekinme.
  • Kusurlu olmak evrenseldir. Kusursuz olana değil, yeterince iyi olana odaklanabilirsin.
  • Unutmamalısın ki; en büyük kusur, kusursuz olma çabasıdır.

İlginizi çekebilir: Hangi tip mükemmeliyetçi olduğunuzu biliyor musunuz?

Hazal Aslan: Hazal Aslan, İstanbul Bilim Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünden 2017 yılında mezun olmuştur. Akabinde uzun dönem yurt dışında bulunarak dil eğitimini tamamlamıştır. Türkiye'ye geri dönmesinin ardından çeşitli özel kurumlarda psikolog olarak görev yapmıştır. 2020 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programına kabul edilmiştir. Yüksek Lisans eğitimi esnasında almış olduğu psikoterapi eğitimleri doğrultusunda süpervizyon eşliğinde danışan görmüştür. ''Doğuma Psikanalitik Bakış'' Projesi ile mezun olmuş ve uzmanlığını tamamlamıştır. Gönülden bağlı olduğu Saadet Öğretmen Çocuk İhmal ve İstismarını Önleme Derneği ile pek çok eğitim kurumunda seminerlerde konuşmacı olarak yer almıştır. UCİM ( Uluslararası Çocuk İhmal ve İstismarı Önleme Derneği ) Eğitim Koordinatörü olarak görev almaktadır. Temel olarak eğitimini alarak yararlandığı yaklaşımlar; Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Deneyimsel Oyun Terapisi, Pozitif Psikolojidir. Pek çok farklı modelin eğitim ve süpervizyon sürecinden geçmiştir, eğitim serüveni devam etmektedir. ‘’Her insanın anavatanı çocukluğudur. İns’an, çocukluğunda yaşadığı anları unutsa bile o anların yarattığı hisleri her daim hatırlar. ‘’ ilkesi ile mesleki çalışmalarına özel bir klinikte devam eden Psikolog Hazal Aslan; çocuk, genç yetişkin, yetişkinlerle yüz yüze ve online seans kabulünü gerçekleştirmektedir. Yaşamdan ilham alarak, ins’anın var oluş haline dair fikirlerini yazdığı, Instagram hesabı: psikologhazalaslan

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale