X

Zihnin uyarıcıları algılama süreci: Hızlı ve yavaş düşünme sistemi – Video

Hızlı ve yavaş düşünme sistemi

Zihnimiz, biz farkında olmasak da bilgiyi iki şekilde işler. Bu işleyiş sistemlerini açıklamadan önce aşağıdaki fotoğrafı ele alalım. Bu fotoğrafa baktığınızda sarışın bir kadının kızgın olduğunu ve birazdan bu kızgınlığını söylediği sözlerle size yansıtacağını ön görürsünüz. Kadındaki duyguyu algılama ve varsayımlarda bulunma, hiç bir çaba sarf etmenize gerek kalmaksızın, hızlı düşünme süreci içinde gerçekleşir.

Şimdi bir de aşağıdaki problem bakalım.  Gördüğünüz rakamlardan ve işaretten bunun bir çarpma işlemi olduğunu anında anlayabilirsiniz.  Çaba harcadığınızda bu problemin sonucuna ulaşabileceğinizi bilseniz de, ilk etapta sonuca ulaşabilmek için hiç bir çaba harcamadınız. Çünkü çaba harcadığınızda kaslarınız gerilecek, göz bebekleriniz büyüyecek ve kalp atışlarınız hızlanacak. Tüm bu yaşadıklarınız bilim dünyasında yavaş düşünme süreci olarak adlandırılıyor.

Hızlı düşünme ve yavaş düşünme  olarak adlandırılan bu iki düşünme şekli, yaşam boyunca deneyimlediğimiz algımızın ve tepkilerimizin çoğunu oluşturur.

Örneğin, aşağıdaki şekilleri ele alalım. İlk bakışta bu doğruların farklı uzunluklarda olduğunu söyleyebiliriz. Fakat çizgileri ölçümlemeye kalkıştığınızda, hepsinin aynı uzunlukta olduğunu görebilirsiniz. Yaptığınız tüm ölçümlemeler ve elinizdeki kanıtlara rağmen, hızlı düşünme sistemi nedeniyle göz yanılsaması yaşamanız normal. Çünkü bu sistem bilinçten bağımsız, otomatik olarak hareket ediyor.

Benzer bir etkiyi aşağıdaki görsellerde de görebilirsiniz. Sizce hangi figür daha büyük? Bu kez de tüm figürler aynı boyutta. Fakat arka plandan kaynaklanan perspektif ve derinlik, resim 2 boyutlu bir yüzeyde olmasına rağmen, sizin onu 3 boyutlu olarak algılamanıza neden oluyor. Hızlı düşünme sisteminiz mevcut bilgiyi hızlı şekilde işleyerek algınızın açık olmasını sağlıyor.

Yavaş düşünme sistemine baktığımızda, bu sistemin olgunun peşinden gittiğini görebiliyoruz. Çünkü bu sistem, hızlı düşünme sistemi gibi içgüdülerle ya da sezgiler yoluyla hareket etmez.

Şimdi hızlı düşünme sistemimizin nasıl işlediğini bir örnekle açıklayalım: Aşağıda görmüş olduğunuz 4 basamaklı sayıları yüksek sesle okuyun ve her basamağa 1 ekleyin. Örneğin size verilen sayı 3795 ise, her basamağa 1 ekleyerek  bulacağınız sonuç 4806 olacaktır. Başlıyoruz;

 

 

Çok az sayıda kişi 4 haneden fazlası ile zorlanmadan başa çıkabilir. Daha da zoru, bu işlemi her basamağa 1 eklemek yerine 3 ekleyerek yapmaktır. İşin ilginç tarafı, ikinci sistem devredeyken göz bebekleriniz büyüyor olsa bile, kısmi körlük yaşarsınız. Mesela işlemlere odaklanmışken fotoğraflardaki yazıların renginin değiştiğini farketmiş miydiniz?

Şimdi aşağıdaki problemi çözmeye çalışalım:

 Bir beyzbol sopası ve 1 top 1.10 dolar ediyor. Sopa toptan 1dolar daha pahalı. Bu durumda topun fiyatı ne kadardır?

Büyük ihtimalle aklınızın içinden bir yerlerden bir ses 10 cent diye bağırıyor. Fakat bunun hızlı düşünme sisteminizin cevabı olduğunun ve yanlış cevap olduğunun farkındasınız. Doğru cevap 5 cent olmalı. Doğru cevabı vermiş olsanız bile, büyük bir ihtimalle aklınızdan öncelikle 10 cent geçti. Hızlı düşünme sistemimiz, olabilecek en kısa sürede, en yüzeysel cevabı bulabilme prensibiyle çalışır.  Bu sistem, günlük hayatımızda bize büyük bir yarar sağlar. Gün içinden yaptığımız her aktivite tam beyin kapasitemizi kullanmayı gerektirseydi, her şey çok yorucu olurdu.Bu durumun farkında olmamız bize, ilk izlenimlerimizin her zaman doğru olmayacağını gösterir.

Musa’nın gemisinde kaç çeşit hayvan vardır?

Bazı bireyler bu sorudaki hatanın ne olduğunu algılayıp, Musa dendiğinde bir algı yanılsaması olduğunu var sayar. Aslında Musa’nın gemisi yoktu, o gemi Nuh’undu. Görüldüğü gibi, beynimiz olabilecek en az kaynakla en kusursuz biçimde çalışmayı hedefler. Musa da dinsel bağlamda yer alan bir isim olduğu için, hızlı düşünme sistemimiz istemsizce Musa ve gemi arasındaki bağlantıyı yakalar ve soruda asıl odaklanmamız gereken noktayı algılamamızı sağlar.

Hızlı düşünme sistemi bilmeden anlamayı sağlar. Ortada açık bir bağlam yoksa, otomatik olarak bir önceki tecrübeye dayanan bir algı yaratır.

Örneğin; yıkamak kelimesinin yanına çam____ yazıldığında, bu kelimeyi büyük ihtimalle çamaşır olarak algılayacaksınız. Ancak  toprak kelimesinin yanına çam____ yazıldığında bu kelimeyi çamaşır değil çamur olarak algılamanız daha olasıdır.

Yavaş düşünme sistemimiz her ne kadar kontrolde olduğunu düşünmekten ve ne olup bittiğini bilmekten hoşlansa da, bu şekilde yanılsamalar ve bağlamlarla zihinde ve davranışta değişiklikler yaratmak mümkün.

Düşünme sistemleri hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için Daniel Kahneman’ın Thinking Fast and Slow (Hızlı ve Yavaş Düşünmek) kitabına göz atabilirsiniz.

httpv://www.youtube.com/JiTz2i4VHFw

Kaynak video

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale