X

Zihnimin içinde kendimle bitmeyen sohbetler

Bazen günler birbirine karışıyor. Uyanıyorum, bildiğim her şeyi tekrar hatırlamak zorundaymışım gibi. Bir yandan güçlü kalmak istiyorum, bir yandan o kadar yorgunum ki… Hayatın benden istediğiyle benim elimden gelen arasında incecik bir ip var sanki; bazen ip kopacak sanıyorum. İçimde bir ses, ‘devam et’ diyor ama nasıl edeceğimi bilemediğim o kadar çok an var ki.

Mesela önümde dizi/film bir şeyler açık, bakıyorum ama görmüyorum, duyuyorum ama dinlemiyorum çünkü zihnimde cevap bulmayı bekleyen binlerce soru, rahatlatılmayı bekleyen milyonlarca kaygı var. Psikolojinin teorisine çok hakimim, nedenini, nasılını çok iyi biliyorum ama pratikte asla bir şeyleri iyileştiremiyorum, özellikle de şu sıralar. Optimum stres veya işlevsel anksiyete, göbek adım gibiydi bugüne kadar. Çünkü stresi, kaygıyı engelleyemiyordum, durduramıyordum ama onlarla harekete geçebiliyordum, hatta belki de yıllarca survive edebilme becerilerimi onlara borçlu olabilirim. Şimdi ise ikisi de beni yiyip bitiriyor, paralize ediyor. ‘Overthinker’lık bir meslek olsaydı, ben şu sıralar deli paralar kazanırdım. Tüm gün yeni bir şeyler üretip, yazılar yazan, sıfırdan bir şeyler ortaya çıkaran bir insan olarak bunları yaparken zihnimi overthinking yaptığım zamanlardaki kadar zorlamadığıma eminim. Çünkü resmen beyin kıvrımlarının acıdığını hissediyorum o overthink saatlerimde. Bu da günün ikinci yarısı oluyor genelde. Günün ilk yarısı hepimiz için işle geçtiğinden o saatler de beyin bir es veriyor sanki bize acı çektirme seanslarına ve günün ikinci yarısını bekliyor. Ne zamanki mesai bitiyor ellerini ovuştura ovuştura işe koyuluyor; nasıl yeni kaygılar üretebilirim, hangi stres kaynaklarını daha da büyütebilirim, geleceğe dair hangi felaket senaryolarını yeniden yazabilirim gibi işlemeye başlıyor. Ve ben de onun esiri olarak o yeni senaryolarını geliştirmesine yardımcı oluyorum hep daha da kötüsünü ilave ederek.

Böyle zamanlarda, kendimi korumam gereken şey çoğu zaman dış dünya değil, bizzat kendi zihnim oluyor. Biliyorum ki bu kadar düşünmek, çözüm bulmak için değil, tam aksine beni kendime yabancılaştırmak için var. Yine de her seferinde bu oyuna geliyorum.

Biliyorum, bu kadar yorulmak, bu kadar korkmak geçmeyecek bir şey değil. Kendime kızmak yerine, bana yakışanı yapmaya çalışıyorum: Şefkatli olmak. Kendime, zihnime, bu bitmek bilmeyen senaryolara… Hepsine rağmen… Belki de şu an tek yapmam gereken bu: Durmak, nefes almak, biraz yavaşlamak. Çünkü bazen hiçbir şey çözülmese bile biraz sessizlik için alan açmak yapılabilecek en iyi şey olabilir. Biliyorum, düşünmek güzel ama fazla düşünmek bazen kendini zehirlemek gibi. Artık zihnimi susturamasam bile onun söylediklerine her zaman inanmamam gerektiğini öğreniyorum.

İlginizi çekebilir: Gerçekler beklentilerimizi karşılamadığında duygularımızla nasıl başa çıkabiliriz?

Ecem Şenyurd Efecan: Selam, ben Ecem! Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli özel kurumlarda çalışıp akademi özlemiyle soluğu yine üniversitede aldım, daha öğrenilecek çok şey vardı! Mindfulness üzerine tez yazıp 'an'da kalmayı hala başaramayan biri olarak insana iyi gelen ne varsa bulmaya, uygulamaya, hayatımın bir parçası haline getirmeye çalışıyorum. Tam bir kahve severim, günlük sınırsız doz alımıyla hayatımın olmazsa olmazı. Üretmeye bayılıyorum! :)

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale