X

Zenginlik sandığınız kadar güzel bir şey olmayabilir mi?

Para, birçoğumuzun hayatındaki en güçlü dürtülerden biri. Üstelik kimileri paranın mutluluğu satın alamayacağını düşünse de bazı araştırmalar paranın daha mutlu bir hayatı satın alabileceğini söylüyor. Ancak buna rağmen para hayatı daha anlamlı hale getiremiyor. Yani bu şu demek oluyor; söz konusu evinizi temizlemek veya bahçenizin biçilmesi olduğunda, cebinizde paranızın olması ve bunu başkasına yaptırmak sizi mutlu edebilir. Ancak bu para veya bu kolaylık, hayatınızın daha anlamlı olacağı veya sizin bu sırada daha anlamlı şeylere vakit ayıracağınız anlamına gelmiyor.

Ancak bizler yine de zengin olmanın, insana istediği kadar boş zaman tanıyacağını ve bu boş zamanın da kuşkusuz mutluluk getireceğini düşünüyoruz. “Zengin olsam, çalışmakla uğraşmam” sözleri hep buradan geliyor. Hayatı çok yoğun geçenlerin daha fazla boş zaman istemesi son derece normal. Ancak üretken olmayı kimliğinin bir parçası olarak görenler için boş zaman veya çalışmamak, gerçekten bir kimlik sorunu haline dönüşebilir. Örneğin 2008 yılında yapılan bir araştırma, süper zengin olmanın getirdiği sorunları şöyle tanımlıyor:

Çalışmak zorunda olmamak, finansal açıdan konforlu bir durum olsa da çok kolay bir şekilde amaçsız, dünyadan kopuk bir duruma dönüşebilir. Birçok insan çalışmak zorunda olmamanın cennet gibi bir şey olacağını hayal etse de gerçekte pek de öyle değil. Kariyerinde ilerlemek, birçoğumuz için başarının göstergesi ve bu gösterge olmadan insanın zamanını iyi bir şekilde değerlendirdiğini kabul etmek oldukça güç.”

Kendi sosyal çevrenizi, karşılaştığınız insanları düşünün. Hayatında başarıları olmayıp da mutlu olan birini gördünüz mü? Gerçek şu ki, birçoğumuz başarılarımızla mutlu oluyoruz.

Zengin olmanın beraberinde getirdiği zorluklar bununla da bitmiyor. Çok zengin olduğunuzu ve evlenmek istediğinizi düşünün. Karşınıza çıkan birinin sizden mi yoksa sahip olduğunuz zenginlikten mi etkilendiğini bilmek oldukça zor:

“Kadın veya erkek fark etmez, zengin insanlar sürekli tetikte olmak zorunda. Beni mi seviyor, paramı mı? Bu korku aynı zamanda onları sürekli güvensiz insanlar haline getiriyor.”

İlginizi çekebilir: Zengin olmak ilişkiye bakış açısını etkiliyor mu?

Öte yandan, birçoğumuz kendimizi güzel göstereceğini düşündüğümüz şeyler satın aldığımızda, bunu sergilemek isteriz. Hatta dürüst olmak gerekirse, insanların hayran olmasını veya hayranlıkla bakmasını isteriz. Zenginlik ise bu duyguyu çok daha uzun süre ve birçok şekilde yaşamamızı sağlar. Gerçekten kim olduğumuz değil, nasıl göründüğümüz daha önemli bir hale gelir ve hayatı o şekilde yaşamaya başlarız:

“Zenginler, diğerlerinden daha çok kendini kaptırır. Sıradan insanlar, biraz daha fazla paranın hayatı kolaylaştırabileceğini, daha mutlu edebileceğini düşünür. Zenginler ise maddi şeylerden tatmin olmamaya başlar. Onlar için hiçbir tekne süper değil, hiçbir ev aşırı pahalı değildir artık.”

İlginizi çekebilir: Zenginlerin 5 farklı karakteri

Bir de birçoğumuzun bilinçaltında zenginlerin, diğer ölümlülere göre daha fazla bilgiye sahip olduğu, daha çok şey bildiği gibi bir inanış var. Bu bazı konular için geçerli olabilir, örneğin zenginler iş dünyası veya borsa hakkında daha fazla bilgiye sahip olabilir. Peki zenginlere uzmanlık alanları dışında zorular sorduğunuzda ne cevaplar verdiklerine dikkat ettiniz mi hiç? Paranın getirdiği en büyük sorunlardan biri, dışarıdaki dünyanın gerçeklerinden kopmak.

Hepimiz zenginlere özeniyoruz, “Keşke zengin olsam” diye dilekler geçiriyoruz. Tüm bunlar zengin olmanın kötü bir şey olduğu anlamına gelmiyor. Ancak zengin olmak da en az parasız olmak kadar zor bir durum. Üstelik, zenginlik iyi bir hayata giden kestirme yol değil. Zengin de olsanız, fakir de olsanız içinizde sizi bekleyen insan hala aynı.

Kaynaklar:
Psychology Today
The Atlantic

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale