X

Zenginlik nedir: Milli piyangoyu kazanan talihli gerçekten zengin midir?

“İnsanın değeri nedir?” sorusuna Mevlana Celaleddin Rumi’nin verdiği cevap kısa ama çok derindir: “Aradığı şeydir!”

Yepyeni bir yıla henüz kalbimizi açtığımız şu günlerde tüm “olası” güzelliklere, bu yılın bizler için hazırlamakta olduğu muhteşem sürprizlere ve en önemlisi sağlığa, mutluluğa ve huzura yeniden merhaba! Bugün bu yazımda sizlerle birlikte zenginlik ve fakirlik kavramlarına biraz daha yakından bakalım istiyorum. Hepimizin bildiği üzere bu yıl yılbaşı çekilişinde bir kişi 70 milyon liranın sahibi oldu. Evet, diyeceksiniz “tek başına tam bilet ile piyango çekilişinden kendisine yetmiş milyon Türk Lirası çıktı; ne kadar zengin!” Şimdi gelin biraz zenginlik kavramını inceleyelim…

Evet, zengin olabiliriz fakat o yetmiş milyonu birlikte “harcayabileceğimiz” sevdiğimiz dostlar, kardeşler, belki anne veya babamız, bizi içten anlayan bir arkadaşımız olmadıktan sonra… Toplam yetmiş milyonu da versek hayatta “yalnız” olduğumuz gerçeğini, sıcacık bir kalp ile bir dakikalık paylaşımın bize vereceği o gerçek zenginliği kaçırdığımızı değiştirebilir miyiz?

Peki ya toplam yetmiş milyon vermek bu dünyadan göç etmiş olan sevgili annemizin bir kez daha gülmesi için, bir kez daha bize mercimek çorbası pişirmesi için, bir kez daha “oğlum, kızım üşütürsün sırtına o yeleği giy” diye uyarması için, belki bir kerecik daha gece yatmadan bir bardak ballı sütle odamızın kapısını çalması için geri getirmeye yeter mi?

Peki ya toplam yetmiş milyon, harcadığımız onlarca yaşımızdan, tükettiğimiz onlarca günümüzden sonra on yedi yaşımızdaki o saf, tertemiz halimize dönebilmemize kadir midir? Tek değil çokça yetmiş milyonumuz olsa bile kaçan trenleri geri getirmemiz, dünyayı geriye döndürmemiz, zamanı geriye almamız ne yazık ki (!) mümkün değildir…

Peki ya toplam yetmiş milyonumuz olsa da bir insanın gözlerinde sevinci, mutluluğu görmek isteyecek bir kalbimiz olmadıktan sonra, o yetmiş milyondan “zengin” olmuş sayılabilir miyiz? O toplam yetmiş milyon “kendimiz dışında” daha bir kişiye bile yararlı olmadıysa, bir düşünü sevindirmedi, bir emekliye bir çay içmek zevki sunmadı, bir öğrencinin üşüyen ayaklarına spor ayakkabı olmadı ve küçücük bir çocuğu bir okuma kitabı hediyesiyle havalara uçurmadı ise, o yetmiş milyon dünyanın en zengin insanı olmamızı sağlayabilir mi?

Peki ya yetmiş milyonumuz değil de yetmiş liramız olsaydı da, bizler yine yolda dilenmekte olan bir teyzeden bir lirasıyla mendil alabilseydik, geriye kalan yirmi lirayı canımız kadar sevdiklerimiz için ayırabilseydik, sonra hala geriye kalan belirli miktarı “Anneciğim sen bunu harca, kendine bir şey alırsın” diye verebilseydik…

Saklamasaydık, sakınmasaydık, kaçırmasaydık, gizlemeseydik ve ne olurdu paylaşabilseydik? Ne olurdu bizler parada daha az ama kalpte daha çok olabilseydik?

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız, yeni yılda içinizde yaşattığınız zenginlik ve fakirlik kavramlarına daha yakından bakmanızı dilerim… Para sadece zenginliğin bir formudur, enerjinin bir türüdür. Asıl zenginlik hepimizin kalbinde gizlidir; paylaşmakta, vermekte, beklemeden sunabilmektedir… Bugün “sadece kendim” diye düşündüklerimiz çok ise, gerçekten zengin miyiz? Belki de pahada az olup gerçeklikte çok olan çok daha zenginlerimiz mevcuttur!

Bu yılın hepimize, daha çok kalp zenginliği getirmesi dileklerimle…

İlginizi çekebilir: Gerçek sevgi: Onu nelere rağmen sevdiğinizi hiç düşündünüz mü?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale