X

Zaman yolculuğuna çıkaran Prag’da mutlaka görmeniz gereken 5 yer

Avrupa şehirleri bir kolye olsaydı Prag incilerin arasında elmas olurdu”. Bu güzel sözü doğrular nitelikte görkemli yapıları, zaman yolculuğuna çıkaran tarihi sokakları ve masalsı havasıyla Prag görenleri kendisine hayran bırakıyor.

Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag, binlerce yıllık tarihi geçmişinin yanı sıra muhteşem doğasıyla da mutlaka görülmesi gereken şehirler arasında yer alıyor. Savaşlara ve afetlere karşı en iyi korunmuş kentlerden biri olan Prag, tarihi merkeziyle 1992 yılından bu yana UNESCO’nun Dünya Mirasları listesinde yer alıyor.

“Avrupa şehirleri bir kolye olsaydı Prag incilerin arasında elmas olurdu” denmiş Prag için.

Prag sokaklarında gezerken Kafka’nın, Havel’in, Rilke’nin eserleri gözünüzde canlanıyor. Küçük ama bir o kadar keyif veren şehri keşfettikçe ayrılmak istemeyeceksiniz. Prag’a gitmişken bu büyülü şehirde mutlaka görmeniz gereken 5 yer ise bu yazıda!

Prag Kalesi

Prag’ın en eski yerleşim yeri olarak bilinen tarihi kalenin yapımına 9.yy’da başlanmış. 1541 yılında şehirde çıkan büyük bir yangın sonucu hasar görse de kısa sürede yenilenerek bugünkü haline gelmeyi başarmış. Şu an bir kısmı Çek Cumhurbaşkanı’nın ofisi olarak kullanılan Prag Kalesi’nde hükumet binaları ve bakanlıkların olması aynı zamanda diplomatik bir önem taşımasını sağlıyor.

St. Vitus Katedrali
Yaşanan sıkıntılar ve olumsuzluklar nedeniyle katedral tam 600 yılda tamamlanabilmiş.

Dış cephesindeki figür ve süslemeleriyle St. Vitus Katedrali Çek Cumhuriyeti’nin en önemli sembolü ve dini yapısı. Sivri kuleleriyle Gotik mimari özelliği taşıyan katedralin yapımına IV. Karl döneminde başlanıyor. Ancak yaşanan sıkıntılar ve olumsuzluklar nedeniyle  katedral tam 600 yılda tamamlanabiliyor. İçerisinde kral mezarlarının ve değerli mücevherin yer aldığı katedralde Çek Başpiskoposluğu da yer alıyor.

Karl Köprüsü

Prag’ın en masalsı yerlerinden biri hiç şüphesiz Karl Köprüsü… Vltava Nehri’nin üzerinde, tarihi heykellerle süslenmiş belki de dünyanın en ünlü köprülerinden biri… IV Karl’ın emriyle yapılan köprü pek çok afet ve savaş görmesine rağmen günümüze kadar varlığını sürdürerek Prag’ın en turistik noktası olmasıyla biliniyor. Karl Köprüsü trafiğe kapalı olduğu için rahatça gezerek hediyelik eşya satın alabilir, performansları ile göz dolduran müzisyenleri dinleyerek eğlenceli anlar yaşayabilirsiniz.

Astronomik Saat Kulesi
Meşhur saat sadece zamanı değil güneş, dünya ve ayın konumunu da gösteriyor.

Şehrin bir diğer önemli simgesi olan Astronomik Saat Kulesi, saat başı gerçekleşen animasyonuyla turistler arasında oldukça popüler. Meşhur saat sadece zamanı değil güneş, dünya ve ayın da konumunu gösteriyor. Saat başlarında meydanda büyük bir kalabalık toplanıyor, çan sesleri eşliğinde saatin üzerinde bulunan figürler hareket etmeye başlıyor, 12 figür pencerenin önünden geçerek toplanan kalabalığı adeta selamlıyor. Bu eğlenceli anları kaçırmamak için tarihi meydandaki yerinizi önceden alın.

Dans Eden Ev
Dans eden iki kişiyi simgeleyen bu ilginç bina görenleri hayrete düşürüyor.

Prag’da en ilgi çekici yapıların başında gelen Dans Eden Ev “Fred and Ginger” olarak da biliniyor. Böylesine tarihi bir şehre farklı bir soluk kazandıran modern yapı dans eden iki çifti simgeliyor. Prag’da yaratıcı fotoğraf kareleri yakalamanızı sağlayacak Dans Eden Ev’e uğramayı da unutmayın.

Seyahatlerime dair daha fazla fotoğraf ve video için Instagram ve YouTubeInstagram  hesaplarıma göz atabilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Toskana’da şarapları ve dondurmasıyla ünlü bir adres: San Gimignano

Birten Çankaya: 2010 yılında Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra çeşitli dergilerde editörlük yapmaya başladım. Yıllardır okumaya ve yazmaya dair yoğun bir ilgim vardı. Son dört-beş yıldır buna bir de seyahat tutkusu eklenince beni heyecanlandıran keşiflere doğru yola çıktım. Yeni bir ülkeye ayak basmak, bir şehrin sokaklarında kaybolmak en büyük motivasyon kaynağım haline geldi. Seyahat deneyimlerimi başkalarıyla da paylaşmak için www.seyahatimgeldi.com sitesini açtım. 3 yıldır bir içerik ajansında editör olarak çalışıyorum ve her fırsatta seyahat planları yapıyorum. Çünkü hayat gezince güzel!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale