X

Zaman hızla akıp giderken yavaşlamanın yolları

Zaman hızla akıp gidiyor. Hayat avuçlarının içinden kayıp gidiyormuş gibi hissediyor musun? Tüm bu koşuşturma, işler, güçler, ortam, gündem, ekonomi, seçim… Dilin dışarıda sanki oradan oraya koşturuyor ve elinde hiçbir şey yokmuş gibi? Sıkışıp kalmış gibi? Bazen böyle durumlarda yavaşlamak iyi gelir. Küçük molalar almak. Hayat tek bir şeyden ibaret değil. Hayatımızı oluşturan bir sürü şey var ve her biri fark edilmeyi hak ediyor. Çünkü sen hak ediyorsun.

Yavaşla, yavaşla da nasıl? Yavaşlamak gerçekten çok zor olabilir. Tüm olayların, duyguların, yaşananların arasında sıkışıp kalmış gibi hissedebilirsin. Senin için bazı öneriler hazırladım.

Yavaşlamanın yolları

1. İsteyerek mola ver

Gerçekten isteyerek mola vermenin en güzel yollarından biri çiçeklere/bitkilere/doğaya ilgi göstermek olabilir. Onların renkleri, şekilleri, kokuları seni bu ana bağlar. Ayrıca kahveni içerken kokusunu içine çekmeyi, açık havadayken gökyüzündeki bulutları izlemeyi, pencerenden içeri giren güneş ışıklarını seyretmeyi de deneyebilirsin.

2. Farkındalık anı yarat

Kendine özel bir mindfulness anı yaratmak için bu adımları izleyebilirsin:

  • Gözlerini kapat.
  • Elini kalbine koy.
  • 3 kere burnundan derince nefes al ver.

Kendini topraklanmış, merkezlenmiş ve dingin hissedene kadar bunu tekrar edebilirsin.

3. Dışarı çık

Stresli, üzgün, kızgın ya da bunalmış hissettiğinde açık havaya çıkmak iyi gelir. Kısa bir yürüyüş, bisiklete binmek, güneşin sıcaklığını veya rüzgarı hissederek bankta oturmak, doğa ile ilgilenmek gibi dünya ile fiziksel temas kurmayı deneyebilirsin.

4. Sevdiğin birini ara

Kendini iyi hissetmediğin, bunaldığın anda, hayatındaki en sevdiğin sana neşe veren o kişiyi arayabilirsin. Kalpten kalbe bağlı olan iki kişinin konuşması, paylaşması çok iyi gelir.

5. Kendini şımart

En sevdiğin yemeği yap ya da sipariş et. Mis kokulu bir mum yak. Çok sevdiğin o kitabı tekrar oku. İzlemek istediğin o filmi leziz atıştırmalıklar eşliğinde izle ya da sıcak bir banyo ve bakım yap. Bazen ihtiyacın olan tek şey, kendine ve neye ihtiyacın olduğuna odaklanmak için sadece bir andır. Bu duygunun tadını çıkar.

6. Kendine şu soruyu sor: “Bu an bana ne öğretmeye çalışıyor?”

Zorlandığın  bir durumla karşılaştığında, ondan öğreneceğin bir ders olabilir. Zor durumlarda ve kendini iyi hissetmediğinde bu soruyu kendine sorabilirsin. Bu durumun, anın dışına çıkıp baktığında kendini daha güçlü, daha iyi ve sonra karşına çıkacak şeylere daha hazırlıklı hissedebilirsin.

7. Sadece bırak gitsin

Beklentileri bırak.
Başkalarının görüşlerini bırak.
Kendine yüklediğin suçluluk duygusunu bırak.
Öfkeyi ve hayal kırıklığını bırak.

Tüm duygular bizim için var, evet ve onların içerisine sıkışıp kalmana gerek yok. Yapılacak en iyi şey onların geçip gitmesine izin vermek. Bırak gitsinler…

Dilerim bu öneriler hayatın tadını çıkartmanda ve kendinle yakın bir ilişki kurmanda yardımcı olur. Bu önerileri hayatına yerleştirmek istersen “Mindfulness ile Şimdiki Zamanla Hizalan” programıma göz atabilirsin.

Bir sonraki yazıda buluşana kadar Instagram hesabımdan daha fazla bilgiye ulaşabilir, DM üzerinden benimle iletişime geçebilirsin…

İlginizi çekebilir: Dikkat dağınıklığını önlemek ve odaklanmayı iyileştirmek için 6 öneri

Dr Eda Uslu: Dr Eda Uslu, yürümek istediğiniz yolda sizi destekleyen, cesaretlendiren, anlayışla ve şefkatle yanınızda yürüyen dost. Siz en harika versiyonunuzu gerçekleştirmek için yolunuzda yürürken yanınızda size yarenlik eden bir “karunamitra”. Aslında bir tıp doktoru iken hayatın akışı içerisinde kendi yolculuğuna çıkan kişilerden Eda. 15 yıl boyunca göğüs hastalıkları ve uyku bozuklukları uzmanı olarak görev yaptı ve Türkiye’nin sayılı akredite uyku laboratuvarlarından birini kurdu. Bir süre sonra Tıp Doktorluğunun da yetmediğini, içindeki insanlara yardım etmek isteğini doyuramadığını hissetmeye başladı. Sorular sormaya başladıkça cevaplar buldu. Çemberin içinde çırpınıp durmaktansa cesaretini topladı ve uzun yıllarını verdiği, çok severek yaptığı ve aşkla bağlı olduğu doktorluk mesleğinden ayrılarak çemberden çıktı. 2009 yılında Mindfulness ile tanıştı ve 2013 yılından beri hem Türkiye hem de İngiltere’de pek çok kurum ve kuruluşta eğitimler veriyor. Bu yolculukta Bangor University UK - Mindfulness Eğitmenliği ve süpervizyonlar, CTI (The Coaches Training Institute) - Profesyonel Koçluk Eğitimi ve Sertifikasyon, Landmark Worldwide - Liderlik Eğitimi, Mindful Schools USA – Çocuklar için Mindfulness Eğitmenliği ve İngiltere Mindfulness in Schools Project’ten .b ve Paws b (çocuk ve gençler için mindfulness eğitmenliği) eğitimlerini almış ve halen de yeni eğitimlere devam etmekte.. Son 8 senedir sadece profesyonel koçluk ve mindfulness eğitmenliğini yapıyor. 2018-2019 eğitim yılı itibariyle Türkiye’de ilk defa Mindfulness’ın müfredata girmesini sağlayarak halen Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde ve Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde öğrencilere Mindfulness dersleri veriyor. “Hayatın gerçek anlamda farkında olan insanlar, yaşam yolculuğu sürerken aynı zamanda kendi içlerinde bir yolculuğa çıkmaya hazır ve gönüllü olurlar.” eda@edauslu.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale