X

Zaman görecelidir, bazen hızlı, bazen yavaş akar: Anda kalmak için içindeki zamanı hisset

Bazen düşünüyorum… Bunca karmaşa, koşuşturma içinde gerçek anlamda kalbimize dokunan şeyleri ne kadar hissedebiliyoruz? Ya da sadece kendimizi günlük rutinimize kaptırıp birçok şeyi gözden mi kaçırıyoruz? Peki gerçek anlamda yaşadığını hissetmek hangisi?

Küçük kasabalarda ya da şehirlerde yaşayan insanlara bakın; daha samimi, daha içten, daha art niyetsiz olduklarını fark edersiniz. Tabii bütünsel bir genelleme yapmak çok doğru değil, fakat yine de oralarda yaşayanlar arasında böyle insanların çoğunlukta olduğunu görebiliriz. Çünkü küçük kasabalarda hem zaman bu kadar hızlı akmıyordur, hem de şehir hayatındaki kalabalığın yaratmış olduğu olumsuz etkiler küçük kasabalarda daha azdır diyebiliriz.

Peki metropol hayatı yaşayan insanlara baktığımızda aynı samimiyeti bekleyebilir misiniz ya da yakalayabilir misiniz? Çoğu zaman mümkün olmayabiliyor. Bana göre bu şehir hayatının gereksinimlerinin ve hızının fazla olmasıyla beraber, biraz da bizlerin buna izin vermesiyle alakalı bir durum.

Şehrin parıltılı ışıkları arasında bazen kendimize bile kör olabiliyoruz. Büyük şehirlerde hayat o kadar hızlı akıyor ki hep bir şeylere zamanımızın olmadığından, yetmediğinden, bir şeyleri yetiştirmek için koşturup durduğumuzdan yakınıyoruz. Bırakın görmeyi ve görmek istemeyi, fark etmemiz gereken çoğu şeyi bile görmezden gelip kayıtsız kalıyoruz. Sanki uyuşturucu etkisindeymişiz gibi, etten, kemikten robotlarmışız gibi… Akışa kaptırmak böyle bir şey değil arkadaşlar. Kendimizi akışa bırakırken yüzdüğümüz suların serinliğinin, gökyüzünün güzelliğinin, güneşin sıcaklığının ruhumuzda nasıl izler bıraktığını hissetmeye ihtiyacımız var.

Zaman hepimiz için farklı akar. Albert Einstein’ın izafiyet teorisindeki gibi 24 saatten oluşan bir gün bazılarımıza aylar, yıllar hissi yaşatırken, bazılarımıza saniyelik gelir. Zaman ruhumuzla etkileşimde olduğu süre kadar bize hızlı ya da yavaş akar… Aynı şekilde çok hızlı giden bir trenin içinde trenin ne kadar hızlı gittiğini hissetmeyip aynı trene dışarıdan bakan birinin trenin ne kadar hızlı gittiğini görebilmesi gibidir.

Ben bunu gözlerimizi kapatıp içimize döndüğümüzde ruh ve bedenimizin etrafında her şeyin akmaya devam edip, kendi içimizde zamanı daha yavaş işletmeye benzetiyorum.

Hayatta bir şeylere yetişme kapasitemiz de sadece bizim ruh yorgunluğumuzla alakalıdır.

Fakat geminin kaptanı biziz. Arada bir dümeni bırakıp gemimizi sakin sularda demirleyip denizin sesine kulak vermeliyiz.

Kalbimize dokunacak olan 2 çift söz, şiir, şarkı, resim sizi motive eden her ne varsa ona odaklanmak ve sakin geçirdiğimiz birkaç dakika gemiyi tekrar sürebilmek için bize güç verir.

Bunlar herkesin bildiği fakat ben dahil hepimizin bazen görmezden geldiği ihtiyaçlarımız aslında. Ne kadar farkında olursak ve bazen kendi içimizde zamanı ne kadar yavaşlatırsak, yetişmemiz gereken her şeye daha fazla enerji ile adapte oluruz.

Şu an bu yazıyı yazma saatim sabah 05.00, saat 22.00’da yatmıştım ve saat 02.30’da uyandım ve saat 06.30 da hem kızımı okula hazırlamak ve sonrasında işe hazırlanmak için kalkacağım. Belki hiç uyumayacağım.

Fakat en sevdiğim zaman dilimini yaşıyorum. Yazıyorum. Herkes uyurken kendime zaman ayırabildiğim için saatin kaç olduğunun veya uyumak için fazla zamanımın kalmamış olmasının inanın bir önemi yok. Çünkü düşüncelerim kalbime dokunuyor ve pozitif enerjinin tüm ruhuma yayıldığını hissedebiliyorum…

Farkındayım ve şu andayım!

Çok sev…
Bir şeyleri çok sevmek en güçlü enerji kaynağıdır. Her ne yapıyorsan aşkla yaptığında hak ettiğin karşılığı mutlaka alırsın!

Dua et ve şükret…
Her neye inanıyorsan dua et ve şükret! Şükretmek pozitif enerjini çoğaltır ve güzel olan her ne varsa evren sen şükrettikçe sana katlayarak daha da fazla gönderir.

Kendine dön ve anda kal!
Aynadaki seni gör! Anı yaşa! Derin bir nefes al ve hayatının hep iyiye gideceğine inanarak odaklan. Bırak hayat hızlı aksın, sen anda kal…

Çok sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Güne nasıl başlarsanız öyle mi devam eder: Modunuzu yükseltmek elinizde

Gamze Okutan: 15 Aralık 1986 Beykoz İstanbul doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar mağazacılık sektöründe satış danışmanlığı ve sağlık sektöründe hizmet veren bir firmada yönetici asistanlığı yaptı. Çalışma hayatı sebebiyle üniversiteye biraz ara verdikten sonra 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Şu anda Yazılım ve Teknoloji alanında hizmet veren bir firmada Mali & İdari İşler Yetkilisi olarak meslek hayatına devam ediyor. Evli ve bir kız çocuk sahibi bir anne. Pusula kitabının yazarı. Gamze Okutan’ın kendini bildi bileli sanata, kişisel gelişime, psikolojiye olan ilgisi hep vardı. Zaman zaman şiir yazmayı, deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştığı yazılar yazmayı, kendi çapında hobi olarak müzikle uğraşmayı ve söylemeyi çok seven biri. Ayrıca arada sırada meditasyonla zihnini sakinleştirip stres atmayı, yoga ile bedensel enerjisini korumayı seviyor. Hayatta pozitif ve negatif her şeyin bir bütün olarak güzel olduğunu düşünüyor. Olaylara bakarken çoğunlukla pozitif taraftan değerlendirmeyi yani bardağın dolu tarafından görmeyi ve çözüm odaklı olmayı seviyor. Fakat negatifin ağır bastığı durumlarda duyguların sonuna kadar yaşanması gerektiğini aksi takdirde mutlu olmanın mümkün olmayacağını düşünüyor. Hayatı dolu dolu, tutkuyla, hissederek yaşamayı seven aslında hayatın kendisine aşık, hayalperest bir yolcu olarak tanımlıyor kendini. Hayatın paylaştıkça güzellikler getireceğine olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiş biri olarak paylaştıkça belki küçük dokunuşlarla bakış açımızdaki yansımaları çok daha renklendirebiliriz diye düşünüyor. Hep birlikte, el ele birbirimizin yoluna daha çok ışık tutarak yönümüzü bulmamıza bir nebze olsun katkı sağlayabileceğimize inanıyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale