X

Zaman aşımına uğrayan hedefler: Amaçlarımız hayatımızda nasıl bir yer tutar?

Gerçekleştirmek istediğiniz hedeflerinizi veya hayallerinizi düşündüğünüzde, yıllar geçse de listenizden asla eksilmeyen maddeler vardır. Çoğu zaman ona ulaşmak için ne yapmanız gerektiğini çok iyi bilir ancak bir şekilde önceliklendirmezsiniz ve zaman akıp gitmeye devam eder. Aklınızın bir köşesinde hep vardır ve ulaşmak istediğinize eminsinizdir. Sadece sıra gelmez.

Sizin için herhangi bir çağrışım yaptıysa eğer bu cümleler, dikkatlice düşünmenizi isterim. Belki de hayatınızdan bir yükü, kendinize koymuş olduğunuz bu yükümlülüğü serbest bırakmanın zamanı gelmiştir.

Ulaşmayı hayal ettiğimiz veya hedeflediğimiz her şey duygularımızla ilgilidir. Ulaştığımızda hissetmek istediğimiz duyguyu hayal ederiz veya başkalarına başardığımızı söylediğimizdeki duyguyu hissetmeyi arzularız. Özgüven, güç, mutluluk, gurur, sevgi, saygı, takdir vb. adına her ne koyacak olursanız olun, eğer yakından bakarsanız ulaşmak istediğiniz her hedefin altında yatan ve ortaya çıkartmak istediğiniz duyguyu bulabilirsiniz.

Hedefiniz gerçekleştiğinde ne olacak? Çevrenizdekilere neler söyleyeceksiniz, onların tepkilerinin nasıl olmasını hayal ediyorsunuz? Hayatınızda neler şu ankinden farklı olacak? Nasıl hissedeceksiniz?

Hedefinize ulaşma isteğinizin altında yatan duygu, temel motivasyonunuzdur. Elbette, ulaşmak istediğiniz pek çok yan hedefler de sayabilirsiniz. Ancak bu duyguya ulaşmak istemek esastır. Diğer bir yandan, eğer hayatınızda herhangi başka bir şekilde bu hedefi gerçekleştirmekten almak istediğiniz duyguyu alabiliyor ve besleyebiliyorsanız, hedefinizi gerçekleştirmenin sizin için anlamı ve önemi azalacaktır; çünkü artık duyguyu alabilmişsinizdir, hedefinize ihtiyacınız yoktur.

Burada aslında vermek istediğim mesaj şu ki; çok uzun zamandır yapmak istediğiniz ama yapmadığınız, ulaşmak istediğiniz ancak adım atmadığınız ne varsa bir kağıda dökün ve üzerinde gerçekçi düşünün, belki de artık bu hedef sizin için önemli olmaktan çıkmıştır? Belki de gerçekten önceliklendirmemenizin altında almanız gereken bir mesaj vardır?

Zihninizin bir yanı bunun mümkün olabileceğine inanmışken, diğer bir yanı şöyle diyebilir: “Ama ben buna ulaşmayı gerçekten istiyorum, hayatım boyunca hep istedim.” İşte bu direnen tarafınız aslında burada farklı bir korkuyu dile getirir. Hedefsiz kalmak insanı korkutur. Aksiyon almak, onu gerçekleştirmek de bir nevi hedefin kendisini ortadan kaldıracağından bir türlü adım atılmayabilir. Bu noktada hedef, artık hedef olmaktan çıkmıştır. O hep orada durur ve durması size rahatlık verir.

Çevrenizde gerek kendinizi gerek başkalarını hep aynı cümleleri kurarken veya ulaşamadığı ama mutlaka bir gün ulaşacağı hedefinden bahsederken duymuşsunuzdur. Muhtemelen bu hedeften alınmak istenen duygu başka bir yoldan elde edilmiştir ve artık bu duyguyu elde etmek amacıyla bu hedefi gerçekleştirmeye ihtiyaç yoktur aslında.

Gerçekleştirilemeyen her neyse, onun misyonu artık gerçekleştirilmek değil, hayatınız boyunca tutunacağınız bir dal olmaktır.

Hedeflerin amacı bizi ilerlemek için motive etmek, yolda tutmak ve gideceğimiz bir sonraki noktayı belirlemektir. Adım atmak ve ilerliyor olmak burada esastır. Hedeflerimize amacından farklı anlamlar yüklememeliyiz. Eğer böyle olduğunu düşündüğünüz “hedefleriniz” varsa, kendinize izin verin ve onları serbest bırakın. Sıkıca tutunduğunuz şeyi bırakmak korkutucu gözükse de, sizi özgürleştirir ve yeniye alan açar. Kendinize gerçekçi olarak şunu sorabilirsiniz: “Ben şu andan sonra hayatımda neyi gerçekten gerçekleştirmek istiyorum?”

www.dorecoaching.com

İlginizi çekebilir: Mutlu olmayı biraz fazla abartmıyor muyuz?

Beyza Turan: Profesyonel olarak yaşam koçu, amatör olarak yazarım. “Bu hayatı nasıl daha iyi yaşarım?” sorusuna kafayı takmış biri olarak öğrendiklerimi paylaşmayı çok önemsiyorum. İlgi alanlarım arasında olan duygu, davranış, bilinçaltı, motivasyon ve ilişkiler konularında okumayı, konuşmayı ve yazmayı çok severim. Geçmişimden kısaca bahsetmem gerekirse; Koç Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği okudum ve Uluslararası İşletme yüksek linans programını tamamladım. İş hayatımda Google, Facebook (Londra) ve Adphorus şirketlerinde çalıştım. Daha sonra kendi kişisel gelişimimi de önceliklendirerek, profesyonel koçluk eğitimimi tamamladım ve Dore Coaching’i kurarak danışanlarıma destek vermeye başladım. Dilerseniz bir selam vermek veya sorularınızı iletmek için bana @dorecoaching Instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale