X

Yüksek standartlar: Ya verimli ve üretken olmak için hayatınızdan çalıyorsanız?

Yoğun, farklı alanlarda uzman, aynı zamanda iyi ilişkiler yürütebilen, hayatın pek çok alanında başarılı, iyi görünen, zamanını verimli kullanan ve üretken bir insan olmak pek çoğumuzun hayatta ulaşmak istediği nokta.

Hiç her şeye yetişmeye çalışırken zorlandığınızı hissettiğiniz, mükemmel düzeni sağlamak için fazlaca çaba sarf ettiğiniz, en sonunda istediğiniz gibi gitmeyen bir durumda kendinizi acımasızca eleştirdiğiniz olur mu?

Üstlendiğimiz her rolü (ebeveyn, iş, ilişkiler, hobiler) mükemmel şekilde yaparken, aynı zamanda dengeli ve mutlu olmamız gerekir çünkü verimlilik ve başarı bunları gerektirir diye düşünüyor olabilirsiniz. Columbia Business School’dan S. Bellezza, N. Paharia, A. Keinan ve R. Kivetz, üretkenliğe ve verimliliğe dair yaptıkları araştırmalarda yoğun planlara sahip meşgul bir insan olmak statü göstergesi ve gurur duyulan bir şey olarak algılansa da, üretkenliğe ve verimliliğe takıntılı olan kişilerin uzun vadede pişmanlık hissedip, tatil zamanlarında dahi suçluluk hissettiklerinden rahatlayamadıklarını tespit etmişlerdir. Bu durumun yarattığı psikolojik baskının üretkenliği, verimliliği ve yaratıcılığı düşürerek kişileri kısır bir döngüye soktuğunu ortaya koymuşlardır.

İnsan neden verimlilik ve üretkenlik için üstünde baskı yaratacak derecede çabalar? Bu sorunun cevabı aslında şema terapi dilinde yüksek standartlar dediğimiz bir şemada yatar. Sevgiyi başarılı olmanın karşılığında aldıysak, beklentileri karşılayamadığımızda eleştirildiysek, ebeveynlerimiz yüksek standartları olan bir model oluşturduysa ya da hayatımızdaki yetersizlik, değersizlik, yalnızlık gibi duyguların telafisi olarak “mükemmeli” kendimize hedef belirlemiş olabiliriz. Altında yatan neden ne olursa olsun, kendimize belirlediğimiz yüksek standartlar, verimli olma takıntısı, zamanla bizi duygusal bir baskıyla baş başa bırakarak kronik öfke ve bunalma haline sürükleyebilir. Yoğun stres kaynaklı fiziksel sorunlar baş gösterebilir.

Her şeyi mükemmel yapamıyor olmanın, her şeye yetişemiyor olmanın tek sebebi vardır, çünkü bizler insanız. İnsan olmanın doğasında belirli sınırlılıklar yatar ve en önemlisi insan sadece et ve kemikten oluşan enerjisi sonsuz bir madde değildir. Verimlilik bizi hayatta maddi alanda ilerlemeye zorlarken insan duygularından bağımsız bir canlı olarak var olamaz. Duygusal olarak iyi olmak üzerimizdeki baskıyı azaltmakla ve en temel gerçeği kabul etmekle mümkündür. En temel gerçek ise sizin bir insan olduğunuzdur.

Yüksek standartların baskısından kurtulmak için ilk adım, bu baskıyı kendinize yarattığınız alanları ve bunun kökenlerini keşfetmektir. Verimli ve üretken olmak için harcadığınız zamanı ölçerek daha dengeli bir hale getirmeyi deneyebilirsiniz. Tüm bu harcanan zaman aslında hangi duygunun eksikliğini telafi etmek içinse o duyguyu hayatımıza katmanın yollarını aramaya başlayabiliriz. Hayatınızdaki baskı azaldığında hayatınız nasıl olurdu, hayal edin.

Mükemmeli değil dengeyi aradığımızda, iyi hissetmek ve başarıyı aynı anda yakalamak mümkün olacaktır.

İlginizi çekebilir: Ayrılık psikolojisi ve yasın 5 aşaması

Nurhayat Tütüncü: Çok severek okuduğum İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdikten sonra klinik psikoloji yüksek lisansına başlayarak uzmanlığımı aldım. Eğitim süresince yaptığım akademik asistanlıklar ile bir çok bilimsel projede çalışma imkanı buldum. İnsanı her yönüyle anlamak ve yardımcı olmak en büyük tutkum aynı zamanda arzum oldu. Şema terapisi, bilişsel davranışçı terapi eğitimlerinin yanı sıra bütüncül bakış açımı geliştirmek adınaregresyon terapisi eğitimi de aldım. Çalışmalarımı ve paylaşımlarımı İnstagram’da psikolog.nurhayattutuncu hesabından takip edebilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale